Zenden

picture-593

Tek seferlik gezginim ben,
Ruhumu geri çağırdım;
Manastırların en yüksek pencerelerinden.

Beyaz kuşu uçurup ejderhanın üzerinden;
Geri çağırdım seni
Saat yönünde bir arzuyla,
Her dönen çanın nefesinden.
Kumaşın üzerindeki her kırmızı ve yeşilden..

Zihnim hep kendisini bulmasa,
Yok olacaksın.
“Ben”den olansın.

Gecenin köründe, nehir sesli penceremde
Yürüyen yabancılar görürüm.
Hiç korkmam.
Gönlüm, huzurun “en”sesindedir.
Kulağımda pişmiştir toprağın sesi.
Korur beni tufanın en yok edicisi bile.

Tüm öğretiler,
Tüm yüzler,
Tüm Asyalılar ve
Tüm hinler!
Birdi tüm kıtalar
Birdi kibirliler ve
Kibirden günah gibi sakınanlar…
Her yerde birdi çaputlar, dilek ağaçları
Ve taştan kuleler…
Bir bütünlük teşkil ediyordu; hepiniz!

Som altından gördüm sevgiyi
Gözlerine sürme çekmişti.
Her zamankinden daha değerli değildi.
Her zaman yaptığımı yaptım.
Fazla ışığı kapattım.
Işığın fazlası körlük yapar bazı bazı.

Karanlığı anlayınca,
Sustum tez elden…
Dinledim, dinledim, dinledim.
Kulaklarım büyüdü.
Ufaldı dillerim.
İbadete döndüm;
Nehirdi.
İbadeti bildim;
Taştı.
İbadeti duydum,
Çok uzaktan gelen hışırtıydı.
Bildim çömezliğimi.
Dizlerim yere çarptı düşerken
Suyun sesinden.
Sarhoş etti beni suyun boşluğuna düşmek…

Diledim.
Zencefil kokusuydu,
İştahımı açtı.
Arzuma kılıf biçti.
Yüzümü çizdi.

Anlatacak “söz” olsa diye yalvardım;
Yoktu yine…
Hecelenecek “ses” olsa diye ağladım
Yoktu yine…
Duyuluyordu lakin “o”;
Tastamamdı hem de!
Ne eksiltilecek bir sesti bu; ne çoğaltılacak.
Ben söyleyemiyordum;
O beni söyleyip duruyordu:
Su,
Su vardı;
Tertermiz…
Duyuyordum…
Ağacı, nehri ve sisi..
Hepsi aynı şeyi söylüyordu kalbe akan bir şarkıyla;
“Su karışır her şeye!”

Hiçbir yere gitmek istemiyorum.
En uzun olmasını dilediğim gece;
Uza ve genişle!
Vakit ver bana;
Asla bırakma yürümeyi gecede gökkuşağı nehir!
Sakın susma;  susama!
Tanrı benimle konuşsa,
Ancak senin gibi gürülderdi.
Dilini öğrettin bana.
“O”nun kokusunu, dağdan ancak böyle çalardım.
Yıldırımın ülkesi kutsaldır benim için de.
Cehaleti keser,
Açar tekrar ve tekrar nilüferler üzerinden.
Ağaçlar konuşur yine hışır hışır;
Suyun üstüne çizer yeniden; tüm attığımız köprüleri;
Turuncu zihnim artık sadece gider kendi izine…

28.09.08


Buradan Yorumunuzu Bırakabilirsiniz