<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ezgi'nin Günlüğü &#187; Müzik</title>
	<atom:link href="http://ezgi.murekkep.org/kategori/muzik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ezgi.murekkep.org</link>
	<description>"Bir son yoktur asla, sonun tasarlanmış zenginliği vardır."</description>
	<lastBuildDate>Sat, 03 Jul 2010 09:12:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Pop Müzik Nostaljisi</title>
		<link>http://ezgi.murekkep.org/pop-muzik-nostaljisi</link>
		<comments>http://ezgi.murekkep.org/pop-muzik-nostaljisi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jul 2010 09:04:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Mizah]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[80'ler]]></category>
		<category><![CDATA[80s]]></category>
		<category><![CDATA[Aman Petrol]]></category>
		<category><![CDATA[Anladım Ben Seni]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşegül Aldinç]]></category>
		<category><![CDATA[Çelik]]></category>
		<category><![CDATA[Harun Kolçak]]></category>
		<category><![CDATA[La Isla Bonita]]></category>
		<category><![CDATA[Lambada]]></category>
		<category><![CDATA[MSG]]></category>
		<category><![CDATA[Nostalji]]></category>
		<category><![CDATA[Pop Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Tayfun Duygulu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Pop]]></category>
		<category><![CDATA[When I'm Gone]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancı Pop]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ezgi.murekkep.org/?p=2405</guid>
		<description><![CDATA[Vaktiyle bir seksenler partisi yapmıştık bir arkadaşın evinde. O zamanlar üniversiteye gidiyordu herkes. (Göreceli bir durum.) (Cumhuriyetin ilk yılları der gibi oldu; ama aslında toplam yaşama süremi düşününce belki de böyle bir eskilik hissi veriyor bana üniversitenin ilk yılları.) Hayatımda böyle eğlendiğim sayılı gün vardır. Keşke elimde o günle ilgili fotoğraf olsaydı diyeceğim; ama daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/07/b1070381173_1181489091967_603.jpg"><img class="size-medium wp-image-2411 alignright" title="b1070381173_1181489091967_603" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/07/b1070381173_1181489091967_603-300x240.jpg" alt="" width="216" height="173" /></a>Vaktiyle bir seksenler partisi yapmıştık bir arkadaşın evinde. O zamanlar üniversiteye gidiyordu herkes. (Göreceli bir durum.) (Cumhuriyetin ilk yılları der gibi oldu; ama aslında toplam yaşama süremi düşününce belki de böyle bir eskilik hissi veriyor bana üniversitenin ilk yılları.) Hayatımda böyle eğlendiğim sayılı gün vardır. Keşke elimde o günle ilgili fotoğraf olsaydı diyeceğim; ama daha beter bir şey var: Kamera kaydı. </em></p>
<p><em><a href="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/07/Kk4J90Ie8E1yHB3.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-2413" title="Kk4J90Ie8E1yHB3" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/07/Kk4J90Ie8E1yHB3-300x230.jpg" alt="" width="240" height="184" /></a>Kamera kaydındaki kopukluklar herkesin aynı anda gülmekten dans bile edemediği anlarda oluşmuş. Keşke o anları da çeken birileri olsaydı. Çünkü sonunda kameraman da kendini kaybetmişti. Playlistte sayısız Türkçe ve yabancı şarkı vardı. Bunların içinde takdir edersiniz ki bir lambada, bir la isla bonita olmasa tuhaflık olurdu. İşte bu kopma noktalarından ilki o kafayla lambada yapılmaya çalışılmasına denk geliyor.</em></p>
<p><em><a href="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/07/11.jpg"><img class="size-full wp-image-2412 alignright" title="11" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/07/11.jpg" alt="" width="180" height="270" /></a>Çok başarılı yüzlerce parçadan sonra saat 12&#8242;de ise &#8220;aman petrol&#8221; çalmıştı. Artık o esnada alınan alkolün hesapsız alınmış olması dolayısıyla eller çırpılmış fakat senkron tutmamıştı. Partide &#8220;düzgün davranmak&#8221; yasak sloganı vardı. Abuk giyimli olmayanlar kabul edilmiyordu. Erkeklerdeki o kolsuz gömlekleri, dar pantolonları, tuhaf güneş gözlüklerini, saç bantlarını hatta göz kalemlerini düşünüyorum.Üstelik artık bin senelik, tanıdığım arkadaşlarımı o giysiler içinde düşününce&#8230; Sürreal bir görüntüydü. Niye hala herkes öyle dolaşmıyor? Net bir şekilde hatırladığım başka bir şey ise saat sabah üçü geçerken tiz ötesi bir sesle söylenen <a title="When I'm Gone Acoustic" href="http://www.youtube.com/watch?v=j-k_P48d5Wc" target="_blank">MSG-When I&#8217;m Gone</a>&#8216;ın çalıyor olması, bundan az önce ev sahibinin alt komşusunun gelip &#8220;ne yapıyorunuz manyak mısınız&#8221; demesi,  koltuklarda 10 kadar insanın hareket edemeyecek kadar yorgun olup sızmış olmasıydı. O yaşa, o güne ışınlanmak istemem desem yalan söylemiş olurum sanırım.</em></p>
<p><em><a href="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/07/1236029749-11.jpg"><img class="size-full wp-image-2410 alignleft" title="1236029749-11" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/07/1236029749-11.jpg" alt="" width="218" height="195" /></a>Hala ne zaman sinirim bozuk olsa çocukluğumuzun saçma Türkçe pop şarkılarını açar kliplerini izlerim. Bir Harun Kolçak, bir Çelik, bir Tayfun Duygulu şarkılarını ne zaman açsam imkan yok ki kendime gelmeyeyim. O danslar, o imajlar&#8230; Anladınız siz onu. Sizin de siniriniz geçmez mi ya da ayarınız bozulmaz mı?</em></p>
<p><em>Birkaç gün evvel de içimden birisine &#8220;anladım ben seni&#8221; demek gelmişken aklıma Ayşegül Aldinç&#8217;in söylediği o güzide şarkı geldi. </em></p>
<p><strong><em>&#8220;İniş, çıkış sürekli bir kaçış, yorulma artık anladım ben seni&#8221;</em></strong></p>
<p><em><a href="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/07/0.jpg"><img class="size-medium wp-image-2408 alignright" title="0" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/07/0-300x225.jpg" alt="" width="240" height="180" /></a>Biraz keyifsizdim. Parçayı açar açmaz keyfim yerine geldi. O naif sözleri sanki ilk dinlediğim yaşa dönüp duydum tekrar. İhtiyaca göre gerçekten de hoş bir parça olabiliyor: </em></p>
<p><a title="Anladım Ben Seni" href="http://www.youtube.com/watch?v=h5fyvYMgqP0" target="_blank"><em>http://www.youtube.com/watch?v=h5fyvYMgqP0</em></a></p>
<p><em>Hafif bir alkol eşliğinde sanırım hepten güzel oluyor.</em></p>
<p><strong><em>İçim bir hoş..</em></strong></p>
<p><em><strong>Dudaklarında aynı tebessüm, ah ne hoş (!)</strong><br />
</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ezgi.murekkep.org/pop-muzik-nostaljisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Londra</title>
		<link>http://ezgi.murekkep.org/londra</link>
		<comments>http://ezgi.murekkep.org/londra#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 May 2010 23:46:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Bayswater]]></category>
		<category><![CDATA[Big Ben]]></category>
		<category><![CDATA[British Museum]]></category>
		<category><![CDATA[Camden]]></category>
		<category><![CDATA[Hyde Park]]></category>
		<category><![CDATA[Kensington Gardens]]></category>
		<category><![CDATA[London]]></category>
		<category><![CDATA[London Bridge]]></category>
		<category><![CDATA[London Eye]]></category>
		<category><![CDATA[Londra]]></category>
		<category><![CDATA[Müze]]></category>
		<category><![CDATA[Müzikal]]></category>
		<category><![CDATA[Natural History Museum]]></category>
		<category><![CDATA[Operadaki Hayalet]]></category>
		<category><![CDATA[Oxford St]]></category>
		<category><![CDATA[Piccadilly Circus]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[St. Paul's Cathedral]]></category>
		<category><![CDATA[Tate Modern]]></category>
		<category><![CDATA[The Masala Zone]]></category>
		<category><![CDATA[The Phantom Of The Opera]]></category>
		<category><![CDATA[Tower Bridge]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ezgi.murekkep.org/?p=2267</guid>
		<description><![CDATA[Selamlar. Yılı geçti, ben hala Nepal, Butan ve Tibet gezimi yazacağım buraya. Anladım ki toparlayamayacağım. Nereye gitmiştim, hangi manastırlara ne sırayla girmiştim kültürlerine dair neler öğrenmiştim sanırım artık toparlamam çok zor. Aynısı kısa süren Londra gezime de olmasın diye şimdiden bir kaç bir şey yazmak istedim. 14-18 Mayıs arasında bana çok kısa gelen zamanda önceden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Selamlar.</em></p>
<p><em>Yılı geçti, ben hala Nepal, Butan ve Tibet gezimi yazacağım buraya. Anladım ki toparlayamayacağım. Nereye gitmiştim, hangi manastırlara ne sırayla girmiştim kültürlerine dair neler öğrenmiştim sanırım artık toparlamam çok zor.</em></p>
<p><em>Aynısı kısa süren Londra gezime de olmasın diye şimdiden bir kaç bir şey yazmak istedim. 14-18 Mayıs arasında bana çok kısa gelen zamanda önceden bulduğumuz ucuz biletlerle koşuşturma şeklinde geçen bir Londra gezisi yaptık. Elbette ki mecburen zone 1 ve 2 içinde kaldık yalnızca. Böyle bir şehir 4-5 güne sığdırılmaya çalışılırsa ne olur? Mümkün olduğu kadar çok yeri göreceğim açgözlüğünde iseniz 4. günün sonunda yürümekten felç olabilirsiniz öncelikle. İki gün boyunca yorgunluktan ayağımın &#8220;yürü&#8221; komutuna rağmen yürümediğini gördüm.</em></p>
<p><em><span style="text-decoration: underline;">Nelere sevindim?</span></em></p>
<p><em>Ezbere bildiğim Phantom of the Opera&#8217;yı yerinde izlemek ve yine büyülenmek, sokaklarda öylesine dolaşırken her yerde tavsiyesi olan The Masala Zone&#8217;a tesadüfen varıp Tali yemek, ucuza lezzetli Çin yemeği yiyebilmek, Primark diye süper ucuz bir yerde alışveriş yapmış olmak, öneriler listesindeki ilk dört müzeye gitmiş olmak (hakkıyla gezdiğimi söyleyemeyeceğim bunun için hesaplarıma göre sekiz sene falan gerekiyor.), mümkün olduğu kadar yürümek, London Eye&#8217;a gün batımında denk gelmek, Soho&#8217;da o kalabalıkta barlarda oturacak yer bulabilmiş olmak, Hyde Park ve Kensington Gardens&#8217;ı ucundan görebilmek, Her yerin sosyo-ekonomik bakımdan İstanbul karşılığını bulup eğlenmek. (örnek olarak Camden Markets bence bildiğimiz Sultanahmet&#8217;in Londra versiyonu), Tower Bridge, London Bridge ve Big Ben civarında yürüyerek dolaşacak vakti bulabilmek. Müzelerin bedava olması ve içlerinde fotoğraf çekiminin engellenmemiş olması&#8230;</em></p>
<p><em><span style="text-decoration: underline;">Nelere üzüldüm?</span></em></p>
<p><em>Haftalık sınırsız travelling card&#8217;ımı ikinci gün havaya uçurmuş olmak, girdiğimiz geleneksel müzik yapan &#8220;traditional pub&#8221;ta oturacak yer bulamamış olmak, lisede bir senemizi provalarıyla geçirdiğimiz Oliver Twist&#8217;i canlı izleyememiş olmak (ve sanırım tüm müzikallere giderdim fırsatım olsaydı), Natural History Museum&#8217;u en sona bırakmış olmak ve hakkıyla gezememek onun yerine Tate Modern gibi bir müzede vakit harcamak. (Bir bilene soracaksınız gitmeden oof of), Lübnan yemeği neymiş deneyememek, Sherlock Holmes&#8217;un müze ve sokağına vakit ayıramamak, The Science Museum&#8217;a gidememek, fotoğraf makinemin yanlış modda kalarak kötü fotoğraflara sebebiyet vermesi, hostela yakın olan tube station&#8217;ı geç keşfetmek ve otobüslerin son derece kullanıcı dostu olduğunu geç keşfetmek&#8230;</em></p>
<p><em><span style="text-decoration: underline;">Burayı gezme niyetiniz varsa, </span></em></p>
<p><em>Hakkıyla gezmek için en az on beş gün kalmaya çalışın, homofobik biriyseniz Soho&#8217;dan uzak durun ve burda gay bar olmayan bir bar bulma hayaline kapılmayın, gezeceğiniz ilk müze Natural History Museum olsun, modern sanat aşığı değilseniz Tate Modern&#8217;le vakit kaybetmeyin. En az iki-üç müzikale gitmeye çalışın. İçme-gece eğlencesi işlerini çok geçe bırakmayın, kapılarda kuyruklar var, yer bulmak pek zor. Metrodan çok otobüs kullanın. Metro kullanımı kolay; ama otobüs daha da kolay.</em></p>
<p><em>Kısa süreli bir ziyaret için mutlaka uğranması gereken yerler:</em></p>
<p><em>Natural History Museum, Tower Bridge, Soho, The Masala Zone, Zevke göre bir müzikal (tercihen The Phantom of the Opera), Oxford St, Piccadilly Circus, British Museum, Kensington Gardens&#8230;</em></p>
<p><em>İlgilisine bir kaç fotoğraf da koyayım da tam olsun.<br />
</em></p>
<p style="text-align: center;"><em><a href="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/05/IMG_0504.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-2278" title="IMG_0504" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/05/IMG_0504-300x225.jpg" alt="IMG_0504" width="300" height="225" /></a><a href="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/05/IMG_9166.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-2284" title="IMG_9166" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/05/IMG_9166-300x225.jpg" alt="IMG_9166" width="300" height="225" /></a><a href="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/05/IMG_9373.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-2287" title="IMG_9373" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/05/IMG_9373-300x225.jpg" alt="IMG_9373" width="300" height="225" /></a><a href="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/05/IMG_9244.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-2286" title="IMG_9244" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/05/IMG_9244-225x300.jpg" alt="IMG_9244" width="225" height="300" /></a><a href="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/05/IMG_9210.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-2285" title="IMG_9210" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/05/IMG_9210-225x300.jpg" alt="IMG_9210" width="225" height="300" /></a><a href="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/05/IMG_9068.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-2283" title="IMG_9068" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/05/IMG_9068-225x300.jpg" alt="IMG_9068" width="225" height="300" /></a><a href="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/05/IMG_8970.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-2282" title="IMG_8970" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/05/IMG_8970-225x300.jpg" alt="IMG_8970" width="225" height="300" /></a><a href="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/05/IMG_8890.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-2281" title="IMG_8890" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/05/IMG_8890-225x300.jpg" alt="IMG_8890" width="225" height="300" /></a><a href="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/05/IMG_8884.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-2280" title="IMG_8884" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/05/IMG_8884-300x225.jpg" alt="IMG_8884" width="300" height="225" /></a><a href="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/05/IMG_0644.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-2279" title="IMG_0644" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/05/IMG_0644-300x225.jpg" alt="IMG_0644" width="300" height="225" /></a><br />
</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ezgi.murekkep.org/londra/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Heyecanlandıranlar</title>
		<link>http://ezgi.murekkep.org/heyecanlandiranlar</link>
		<comments>http://ezgi.murekkep.org/heyecanlandiranlar#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2010 20:19:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ezgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[2010 Nisan Kültür Etkinlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aya İrini]]></category>
		<category><![CDATA[Ödüllü Filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Bilet Fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[Caz]]></category>
		<category><![CDATA[David Helfgott]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[Farid Farjad]]></category>
		<category><![CDATA[Geoffrey Rush]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Keman]]></category>
		<category><![CDATA[Keman virtüözü]]></category>
		<category><![CDATA[Klasik Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Konser]]></category>
		<category><![CDATA[Lütfi Kırdar Kongre Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Pianist]]></category>
		<category><![CDATA[Shine]]></category>
		<category><![CDATA[Türker İnanoğlu Maslak Show Center]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ezgi.murekkep.org/?p=2232</guid>
		<description><![CDATA[Gidilesi Konser Haberleri İstanbul, nam-ı diğer kültür-sanat, müzik, konser cenneti. Sonsuz çeşitlilikte müziğe yataklık eden bir yer. Sadece Taksim&#8217;de öylesine gezinirken, rock&#8217;n roll yapan, blues çalan, pop-caz yapan gruplara, Endülüs Müziği yapan gruplara, denk gelmek mümkün. Aynı sokakta ünlü metal barın az ilersinde tango orkestrası dinleme ihtimaliniz var. Yine aynı sokakta türkü bar da bulabilirsiniz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Gidilesi Konser Haberleri</strong></em></p>
<p><em>İstanbul, nam-ı diğer kültür-sanat, müzik, konser cenneti. Sonsuz çeşitlilikte müziğe yataklık eden bir yer. Sadece Taksim&#8217;de öylesine gezinirken, rock&#8217;n roll yapan, blues çalan, pop-caz yapan gruplara, Endülüs Müziği yapan gruplara, denk gelmek mümkün. Aynı sokakta ünlü metal barın az ilersinde tango orkestrası dinleme ihtimaliniz var. Yine aynı sokakta türkü bar da bulabilirsiniz. Şaşırtıcı bir çeşitlilik mevcut ki buna bir de Türk Müziğini ekleyin. Her zaman fasıllı lokaller bulunduğunu da unutmayın.  Seviyorum İstanbul&#8217;u. Ve lakin kim sevmez ve İstanbul&#8217;u sevmezse gönül aşkı ne anlar?</em></p>
<p><em><img class="alignleft size-medium wp-image-2235" title="David Helfgott" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/03/David-Helfgott-6-protrait-200x300.jpg" alt="David Helfgott" width="200" height="300" />Bir iki gün evvel David Helfgott&#8217;un yeniden Rachmaninov çalmak üzere geldiğini öğrenmiş, derhal biletlere bakmıştım. Bilmeyenler için bağlantıyı kuralım. Güzeller güzeli Shine filminin ana karakteridir pianist David Helfgott. Filmde kendisini Geoffrey Rush oynar ve kendisine hayran bırakır. Film sayesinde daha tanımadan seversiniz dahi pianisti. 2009 Eylül&#8217;de de gelmişti üstad; fakat ben İstanbul&#8217;da değildim. İkinci bir şans olduğunu görünce heyecanlandım; ama bir de baktım ki Aya İrini&#8217;deki tüm kategorilerde bilet tükenmiş ve satışta olan biletlerin fiyatı 500 TL (Yazıyla beş yüz!!!) Ne yazık ki pek çok organizasyon ve konser haberinden anında haberdar olamıyoruz. Birileri haber verene kadar biletler bitmiş olabiliyor. Sizin de tahmin edebileceğiniz gibi bu mütevazi(!) fiyatlar beni benden aldı. Lakin konserin aynısı 8 Nisan 2010 tarihinde Lütfi Kırdar Kongre Merkezi&#8217;nde de varmış. Bunu da yeni öğrendim ve şu an hala (görece) normal bir fiyata bilet bulmak mümkün. İlgilenenlere duyurulur.</em></p>
<p><em><img class="alignright size-full wp-image-2236" title="farid farjad" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/03/farid1.jpg" alt="farid farjad" width="265" height="265" />Beni sevindiren bir diğer haber ise İranlı keman virtüözü Farid Farjad&#8217;ın da İstanbul&#8217;a ayak basıyor olması. Konser pek yakında (31 Mart 2010) ve Türker İnanoğlu Gösteri Merkezi&#8217;nde. Burada da geç kalmanın azizliğine uğrayarak almak istediğim kategorideki son bileti aldım ve haber verdiğim arkadaşım diğer kategorideki mütevazi(!) fiyatlardan dolayı gelmekten vazgeçti. 2008 ve 2009 döneminin önemli bölümünde kriz etkisiyle konser etkinlikleri ciddi olarak sekteye uğramıştı. Arayıp da gitmeye değer konser bulamadığımız günleri hatırlıyorum. Neyse ki şu sıralar eskisi gibi hareketli ortalık; fakat &#8220;bu biletlerin normal insanlar için olanı da yok mu&#8221; diye sorası geliyor insanın bazen. Küfretmeyin; ama 4. kategorideki son bileti alarak güzel bir iş yaptım <img src='http://ezgi.murekkep.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Sağda solda olmaktan ve başka duygusal(!) sebeplerle gidemeyen arkadaşların ruhları için de dinleyeceğim artık.</em></p>
<p><em>İnsanlık için hayırlı lakin ben gidemeyecek olduğumdan benim için esef verici iki konser haberim daha var: Eric Clapton &amp; Steve Winwood ve  Charlie Haden ve Quartet&#8217;i de sırayla haziran ve nisanda İstanbul&#8217;da. Duyanlar duymayanlara anlatsın. Kimse benim gibi geç kalmasın. Hadi bakayım&#8230;</em></p>
<p><em><strong>P.S. Hediye bilet kabul ediyorum.  : )</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ezgi.murekkep.org/heyecanlandiranlar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Darkness, Darkness, Be My Pillow&#8230;</title>
		<link>http://ezgi.murekkep.org/darkness-darkness-be-my-pillow</link>
		<comments>http://ezgi.murekkep.org/darkness-darkness-be-my-pillow#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Aug 2009 13:18:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ezgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İpte Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Batsın Bu Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Be My Pillow]]></category>
		<category><![CDATA[Darkness Darkness]]></category>
		<category><![CDATA[Dert]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Gencebay]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Plant]]></category>
		<category><![CDATA[Tasa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ezgi.murekkep.org/?p=1957</guid>
		<description><![CDATA[Aklıma geldi; ne güzel şarkıdır &#8220;Darkness Darkness&#8221;; önce buyrun burdan ve Robert Plant&#8217;ten dinleyin; sonra da benim derdime, tasama geçeriz&#8230; Robert Plant Darkness Darkness Darkness, Darkness, be my pillow, Take my head and let me sleep In the coolness of your shadow, In the silence of your deep Darkness, darkness, hide my yearning, For the [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Aklıma geldi; ne güzel şarkıdır &#8220;Darkness Darkness&#8221;; önce buyrun burdan ve Robert Plant&#8217;ten dinleyin; sonra da benim derdime, tasama geçeriz&#8230;<br />
</em></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em><a href="http://ktunnel.com/index.php/1010110A/3fe77c160307f0526ac029fe89f69f6f1abfdaf75bd7cdba9b0b599e5acbae1396fed90f28cbb327454b44512c14ccd9f6ac48f7e47e76d08d17d234ae5d35e9550459341daa6b7f4c91280d64bf30231ddd3104a9aae52567596c1bda927d0711ac328d538a1918501b5cf1642a550916760#" target="_blank">Robert Plant Darkness Darkness</a></em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-1977 aligncenter" title="Robert Plant" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/08/Robert-Plant.jpg" alt="Robert Plant" width="300" height="470" /><span style="color: #44077d;"><em>Darkness, Darkness, be my pillow, Take my head and let me sleep<br />
In the coolness of your shadow, In the silence of your deep<br />
Darkness, darkness, hide my yearning, For the things I cannot see<br />
Keep my mind from constant turning, To the things I cannot be<br />
Darkness, darkness, be my blanket, cover me with the endless night<br />
Take away the pain of knowing, fill the emptiness with light<br />
Emptiness with light now</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #44077d;"><em>Darkness, darkness, long and lonesome, Is the day that brings me here<br />
I have felt the edge of sadness, I have known the depths of fear<br />
Darkness, darkness, be my blanket, Cover me with the endless night<br />
Take away this pain of knowing, Fill this emptiness with light now<br />
Emptiness with light now</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #44077d;"><em>Darkness, darkness, be my blanket, cover me with the endless night<br />
Take away this pain of knowing, fill this emptiness with light now<br />
Oh with light now.<br />
Darkness, Darkness, be my pillow, Take my head and let me sleep<br />
In the coolness of your shadow, In the silence of your deep<br />
In the silence of your deep<br />
In the &#8211; oh oh yeah<br />
In the summer baby<br />
come on come on come on baby&#8230;</em></span></p>
<p><em>İçimden yine yalnızca gitmek üzerine bir şeyler yazmak  gelse de ne bu istek ne de bu konudaki yazma isteğim biteceğinden bu isteğe bir gem vurmak mecburiyetindeyim. Hem bana yine bir yolculuk görünüyor. Ne kadar şaşırtıcı değil mi? Bunun bir dışarıya olanı var; ki artık dış yolculuklardan bunaldım. İçeri yapılanının ise sürekli devam ettiğini söylememe gerek de yok tabii.</em><br />
<span id="more-1957"></span></p>
<p><em><img class="alignleft size-medium wp-image-1989" title="b-15266-karanlık" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/08/b-15266-karanlık-205x300.jpg" alt="b-15266-karanlık" width="185" height="270" />Geçtiğimiz hafta çevremdekilere dair sağlık sorunları dolayısıyla karanlık bir hafta geçirdim. Bundan şikayet etmek de pek bana göre değil. Çevremdekilere ya da bana ne olursa olsun; fikrimi, aksi tavrımla beraber koruyorum: &#8220;Her şey, her zaman tam da olması gerektiği yer, zaman ve şekilde oluyor.&#8221; İnsanlar için bunu kabul etmenin çok zor olduğu çok zaman oluyor. Belki bunu en iyi yaşamış olanlardan biri benim. &#8220;Yine de kendimin peşini bırakmayacağım; bakalım bu sefer neler öğrenmem, neyin üzerine çıkmam gerekiyor?&#8221; diyordum. Herkes biraz &#8216;zeytinyağı&#8217; olup yüzeye çıkmanın yolunu aramalı bana kalırsa&#8230;<br />
</em></p>
<p><em><img class="alignright size-medium wp-image-1988" title="pd_darkness_071029_ms" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/08/pd_darkness_071029_ms-300x225.jpg" alt="pd_darkness_071029_ms" width="240" height="180" />Sonra insan tekrar bir durup düşünüyor; ya aşmam gereken bir şey yoksa ve her şeyi öylece bırakıp hüznün içine dalıp, iç sıkıntısına kaptırıvermekse doğru olan? Bir kere olsun kendimi kurtarmasam mı? İnsan, hemen her zaman kendini kurtarıyor acılardan; yaşama, başkalarına göre daha az sayıda iplikle de olsa bağlı kalıyor. Eğer önümüze gelen engelleri bir bir ve git gide daha da yükselen çitleri bacaklarımızı kırmadan atlıyorsak ve en sonunda boyumuza ulaşan bir engel çıkıyorsa karşımıza, yine de gerilip atlayalım mı? Yoksa bu son çitin önüne bağdaş kurup bugüne kadar kültürümüzle hiç bağdaşmamış bulunan malum şarkı eşliğinde, rakımızı  &#8220;batsın bu dünya, batmayacaksa da beni rahat bıraksın&#8221; nidalarıyla içmeli miyiz? Ancak boyu kadar engelin dibine gelmiş olanlar, o sofrada yanıma gelmek ister büyük ihtimalle. Soracağım sorulara cevap verebilecekler azdır.<br />
</em></p>
<p><em>Uzun süredir bocalamıyordum. Çok uzun süredir. Öyle ki bocalamanın ne olduğunu hatırlamıyorum.<br />
</em></p>
<p><em>Bu çit benim boyum kadar. Bir ip üzerindeyim; dünya mı batsın; yoksa ben yine başka yerlere, yükseklere mi gideyim? İlkinde ben de batmış sayılıyorum. Ama ya ikincisinde bile ben yine batmış sayılıyor ve bunu bilmiyorsam?</em></p>
<p><em>Evvelden öğrendiğim bir şey varsa hayatta herhangi bir şeyin arkasına, üstüne yaslanma, oturma; herhangi bir kimsenin ya da nesnenin garantisini arama! Gidiyor&#8230;Gitti&#8230; Gidiyor&#8230; Gidiyorlar ve hep gidecekler. Sadece yaşa. Akıntı gideceği yere giderken, salın üzerinde durmak yeter sana.<br />
</em></p>
<p><em>Kendine tutun; kendin kaybolduğunda; bunun için üzülemezsin! O boyun kadar çiti, ancak kendine dayanarak atlayabilirsin. </em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ezgi.murekkep.org/darkness-darkness-be-my-pillow/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>La Fille Sur Le Pont</title>
		<link>http://ezgi.murekkep.org/la-fille-sur-le-pont</link>
		<comments>http://ezgi.murekkep.org/la-fille-sur-le-pont#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2009 20:59:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ezgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Alejandro Amenabar]]></category>
		<category><![CDATA[Annem Hakkında Her Şey]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[İçimdeki Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[İspanyol Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[İspanyol Yönetmenler]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Oriental Ensemble]]></category>
		<category><![CDATA[Brenda Lee]]></category>
		<category><![CDATA[Carlos Saura]]></category>
		<category><![CDATA[Daniel Auteuil]]></category>
		<category><![CDATA[Diğerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Girl On The Bridge]]></category>
		<category><![CDATA[Hable Con Ella]]></category>
		<category><![CDATA[Hicaz Oyun Havası]]></category>
		<category><![CDATA[I'm Sorry]]></category>
		<category><![CDATA[Köprüdeki Kız]]></category>
		<category><![CDATA[Kötü Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Kült Filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Konuş Onunla]]></category>
		<category><![CDATA[La Fille Sur Le Pont]]></category>
		<category><![CDATA[Mar Adentro]]></category>
		<category><![CDATA[Marianne Faithfull]]></category>
		<category><![CDATA[Patrice Leconte]]></category>
		<category><![CDATA[Pedro Almodovar]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Yorumu]]></category>
		<category><![CDATA[Siyah Beyaz Film]]></category>
		<category><![CDATA[Talk To Her]]></category>
		<category><![CDATA[Tez]]></category>
		<category><![CDATA[Vanessa Paradis]]></category>
		<category><![CDATA[Who Will Take My Dreams Away]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ezgi.murekkep.org/?p=1873</guid>
		<description><![CDATA[Avrupa sinemaları özellikle de Fransız sineması sıkıcı olmakla itham edilir. Amerikan sineması kadar aksiyon içermedikleri aşikar; ama bu Avrupa sinemasının sıkıcı olduğu anlamına kesinlikle gelmez elbette. İspanyol sineması son zamanlarda oldukça revaçta. Carlos Saura, Pedro Almodovar, Alejandro Amenabar İspanya&#8217;nın en gözde yönetmenleri sayılabilirler. İçimdeki Deniz, Konuş Onunla, Kötü Eğitim, Tez, Diğerleri, Annem Hakkında Her Şey [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><img class="alignleft size-medium wp-image-1898" title="la-fille-sur-le-pont" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/07/la-fille-sur-le-pont-217x300.jpg" alt="la-fille-sur-le-pont" width="217" height="300" />Avrupa sinemaları özellikle de Fransız sineması sıkıcı olmakla itham edilir. Amerikan sineması kadar aksiyon içermedikleri aşikar; ama bu Avrupa sinemasının sıkıcı olduğu anlamına kesinlikle gelmez elbette. </em></p>
<p><em>İspanyol sineması son zamanlarda oldukça revaçta. <strong>Carlos Saura, Pedro Almodovar, Alejandro Amenabar</strong> İspanya&#8217;nın en gözde yönetmenleri sayılabilirler. İçimdeki Deniz, Konuş Onunla, Kötü Eğitim, Tez, Diğerleri, Annem Hakkında Her Şey gibi filmler ise popüler olan ve kendilerini ispatlamış filmler. Bu yönetmenler ve filmleri için uzun uzun konuşulabilir. <strong>Hable Con Ella ve Mar Adentro</strong> benim en çok sevmiş olduğum filmlerin başında geliyor. İkisi için de susmadan konuşabilirim; ama sinemaseverlerin çoktan haberdar olduklarını ve izlemiş olduklarını düşünüyorum. </em></p>
<p><strong>-Spoiler içermez-</strong></p>
<p><em><span>Patrice Leconte&#8217; un yönettiği <strong>La Fille Sur Le Pont (Köprüdeki Kız)</strong> ise biraz daha kıyıda kalmış ve geç haberdar olduğumuz bir Fransız filmi. Başrollerini <strong>Vanessa Paradis ve </strong></span></em><span><em><strong>Daniel Auteuil</strong> oynamakta. </em></span><br />
<span id="more-1873"></span><br />
<span><em> </em><em><img class="alignright size-medium wp-image-1900" title="la-fille-sur-le-pont-the-girl-on-the-bridge-31-03-1999-1-g" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/07/la-fille-sur-le-pont-the-girl-on-the-bridge-31-03-1999-1-g-300x227.jpg" alt="la-fille-sur-le-pont-the-girl-on-the-bridge-31-03-1999-1-g" width="240" height="182" />Fransız sinemasının sıkıcı olduğunu çok kişiden duymuş olabilirsiniz. Hatta kendiniz de öyle olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Buyrun; bu film sıkıcı değil. Ruha ağır gelecek bir şeylerden kaçındığınız bir akşamda çok rahatlıkla sadece 90 dakikanızı verebilirsiniz. Romantik komedilerden hoşlanmıyorsanız, &#8220;komik&#8221; de değil. Hatta romantik bile sayılmayabilir. Niyeyse bu kategorinin özelliklerini tam olarak taşımıyor olmasına rağmen o kategoride değerlendirilebilecek bir film. </em></span></p>
<p><span><em><img class="alignleft size-full wp-image-1899" title="18918381_w434_h_q80" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/07/18918381_w434_h_q80.jpg" alt="18918381_w434_h_q80" width="234" height="257" />Filmin en çok beğendiğim üç noktası oldu: Kadın karakterin filmin en başında anlattığı trajikomik hikayesi, <strong>Daniel Auteuil&#8217;in oyunculuğu</strong> ve dialogların epey zekice olması.</em></span></p>
<p><span><em>Bir başka konu ise müzik seçimlerinin çok başarılı olması ve son kısımlarının İstanbul&#8217;da geçerek insanı gülümsetiyor olması. Parçalar, filmin akışındaki ülkelere göre değişiyor. Film; sadece <strong>Brenda Lee&#8217;nin I&#8217;m Sorry</strong>&#8216;sini, </em></span><em><strong>Marianne Faithfull&#8217;un Who Will Take My Dreams Away&#8217;ini</strong> dinlemek; filmin geçtiği başka ülkelerin güzel müziklerini duymak ve daha sonra <strong>&#8220;İstanbul&#8221;</strong> sahnelerinde muhteşem <strong>hicaz oyun havasını ve  zurna çeşitlemelerini</strong> (<span>İstanbul Oriental Ensemble) </span></em><em>dinlemek amacıyla</em><span><em> bile izlenebilir. </em></span></p>
<p><span><em>Ayrıca film <strong>siyah-beyaz çekim</strong> ve bu da filme ayrı bir keskinlik ve güzellik katmış.<br />
</em></span></p>
<p><span><em>Film, tuhaf bir şekilde &#8220;son&#8221;da başlayan bir filmdir.<strong> Sonda bile bir başlangıç olduğunu hatırlatır; gülümsetir.</strong></em></span></p>
<p><span><em>Özellikle şansa ve iki kişinin çok kuvvetle birbirine bağlı olabileceğine </em></span><strong><span><em>inanmak istiyorsanız</em></span></strong><span><em> bu film size iyi gelecektir. </em></span></p>
<p><span><em><strong>İyi seyirler&#8230;</strong><br />
</em></span></p>
<p><span><em><br />
</em></span></p>
<p><span><em><br />
</em></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ezgi.murekkep.org/la-fille-sur-le-pont/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dönmek; Mümkün Mü Artık?</title>
		<link>http://ezgi.murekkep.org/donmek-mumkun-mu-artik</link>
		<comments>http://ezgi.murekkep.org/donmek-mumkun-mu-artik#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 2009 11:51:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ezgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Nesir]]></category>
		<category><![CDATA[19 Temmuz 2009 Yeni Türkü Konseri]]></category>
		<category><![CDATA[30. Yıl Yeni Türkü Konseri]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz Onursal]]></category>
		<category><![CDATA[Dönmek; Mümkün Mü Artık?]]></category>
		<category><![CDATA[Derya Köroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Gitmek]]></category>
		<category><![CDATA[Harbiye Açık Hava Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Memleket]]></category>
		<category><![CDATA[Murathan Mungan]]></category>
		<category><![CDATA[Neresi sıla bize? Neresi gurbet?]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Türkü]]></category>
		<category><![CDATA[Yol]]></category>
		<category><![CDATA[Yollar bize memleket]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ezgi.murekkep.org/?p=1833</guid>
		<description><![CDATA[Bana göre unutmak; gitmek&#8230; Giderken yanında götürmemek&#8230; Dönmek, mümkün mü artık dönmek? Onca yollardan sonra, yeniden yollara düşmek? Neresi sıla bize? Neresi gurbet? Yollar bize memleket&#8230; Murathan Mungan&#8217;ın Yeni Türkü&#8217;den dinlemeye alışık olduğumuz güzel şiirlerinden biri daha. Dilime takıldı uzun zamandır. Gitmek, dönmek, kalmak, saymak, unutmak ve yeniden başlamak üzerine düşünüp dururken. Yanlış anlaşılmasın; unutacak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><em><strong>Bana göre unutmak; gitmek&#8230;<br />
</strong></em></p>
<p style="text-align: center;"><em><strong>Giderken yanında götürmemek&#8230;</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em>Dönmek, mümkün mü artık dönmek?</em></p>
<p style="text-align: left;"><em>Onca yollardan sonra, yeniden yollara düşmek?</em></p>
<p style="text-align: left;"><strong><em>Neresi sıla bize? Neresi gurbet?</em></strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><em>Yollar bize memleket&#8230;</em></strong></p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;"><em><a href="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/07/IMG_7506.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1837" title="IMG_7506" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/07/IMG_7506-225x300.jpg" alt="IMG_7506" width="225" height="300" /></a>Murathan Mungan&#8217;ın Yeni Türkü&#8217;den dinlemeye alışık olduğumuz güzel şiirlerinden biri daha. Dilime takıldı uzun zamandır. Gitmek, dönmek, kalmak, saymak, unutmak ve yeniden başlamak üzerine düşünüp dururken. Yanlış anlaşılmasın; unutacak kadar dolu ya da meşgul değilim hiç bir şeyle; ama unutacak olsam, hep derim: Giderim, gitmek lazım gelir&#8230;<br />
</em></p>
<p style="text-align: left;"><em>Hep &#8220;bir yerlere varacağım&#8221; sanarak yaşıyor insan. Sonuçta ne kadar gitsek bile gideceğimiz bir yer yok. Aradığımız bir yer bile yok aslında.Varılacak son yer yine biz, gittiğimiz her yer yine biz. Önemli olan gidilecek bir yer beklememek. Varılacak bir son ummamak. <strong>En iyisi yolda olmak&#8230; </strong>Yolun o güzelliğini görmek. Ufka gözleri dikip varış  noktası aramak, yola yazık eder. Kenarlardaki otları, çiçekleri görmek; dağlara taşlara bakmak ve aşılacak yerin onlar olmadığını anlayabilmek&#8230; En iyisini tek cümleyle ile söylemiş: Yollar bize memleket&#8230;</em></p>
<p style="text-align: left;"><strong><em>Kimileri aradıkları memleketi yeryüzünde aramıyor. İçlerinde gezdiriyor.<br />
</em></strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><em>Memleket arayanlarla, içinde memleket gizli olanların mezhebi farklı.</em></strong></p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;"><em><a href="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/07/IMG_74981.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-1836" title="IMG_7498" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/07/IMG_74981-300x225.jpg" alt="IMG_7498" width="300" height="225" /></a>Unutmadan, 19 Temmuz&#8217;da Harbiye Açık Hava Tiyatrosu&#8217;nda <a href="http://www.antoloji.com/etkinlik/default.asp?etkinlik=9331" target="_blank">Yeni Türkü</a> 30. yıl konserini verecek.</em></p>
<p style="text-align: left;"><em>Detayları Yeni Türkü linkinde bulabilirsiniz.<br />
</em></p>
<p style="text-align: left;"><em><br />
</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ezgi.murekkep.org/donmek-mumkun-mu-artik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TSM, Müzeyyen Senar ve Rakı Sofrası</title>
		<link>http://ezgi.murekkep.org/tsm-muzeyyen-senar-ve-raki-sofrasi</link>
		<comments>http://ezgi.murekkep.org/tsm-muzeyyen-senar-ve-raki-sofrasi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2009 07:45:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ezgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Necdet]]></category>
		<category><![CDATA[Şair]]></category>
		<category><![CDATA[Behçet Necatigil]]></category>
		<category><![CDATA[Bile Yazdı]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Süreya]]></category>
		<category><![CDATA[Dönülmez Akşamın Ufkundayız]]></category>
		<category><![CDATA[Edip Cansever]]></category>
		<category><![CDATA[Emel Sayın]]></category>
		<category><![CDATA[Emel Sayın Münir Nurettin Selçuk Söylüyor]]></category>
		<category><![CDATA[Münir Nurettin Selçuk]]></category>
		<category><![CDATA[Müzeyyen Senar]]></category>
		<category><![CDATA[Nazım Hikmet]]></category>
		<category><![CDATA[Rakı Sofrası]]></category>
		<category><![CDATA[Rindlerin Akşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Şiirleri Antolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Sanat Müziği]]></category>
		<category><![CDATA[TSM]]></category>
		<category><![CDATA[ya aşk içinde gönül]]></category>
		<category><![CDATA[Ya şevk içinde harâb ol]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Kemal Beyatlı]]></category>
		<category><![CDATA[Zeki Müren]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ezgi.murekkep.org/?p=1722</guid>
		<description><![CDATA[Rakı sofralarında Türk Sanat Müziği&#8217;nin ustalarını dinlemek insana çok büyük keyif verir. Rakı sofrasının önemi de muhabbetinden ve müziğinden ileri gelir. Muhabbet, rakı ve TSM pek de birbirinden ayrılmaz. Bir dönem lokallere, fasıllara epey gidiyorduk eğlenmek için. Fakat özellikle son dönemlerde ödediğiniz paranın karşılığını pek alamaz olduk. Ne yiyecekler iyi ne de müzik&#8230; Zaten asıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><img class="alignright size-medium wp-image-1750" title="raki3rz" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/06/raki3rz-300x224.jpg" alt="raki3rz" width="300" height="224" />Rakı sofralarında <strong>Türk Sanat Müziği&#8217;nin</strong> ustalarını dinlemek insana çok büyük keyif verir. Rakı sofrasının önemi de muhabbetinden ve müziğinden ileri gelir. <strong>Muhabbet, rakı ve TSM</strong> pek de birbirinden ayrılmaz.</em></p>
<p><em>Bir dönem lokallere, fasıllara epey gidiyorduk eğlenmek için. Fakat özellikle son dönemlerde ödediğiniz paranın karşılığını pek alamaz olduk. Ne yiyecekler iyi ne de müzik&#8230; Zaten asıl amaç güzel bir müzikle birlikte yemeği yemek &#8230; Biz de herhangi bir lokaldeki müziği beğenmez olunca artık pek gitmez olduk. Müzisyenler iyi olsa bile çalmıyorlar, fazla ara veriyorlar; çoğu toplulukta solist yok&#8230; Onun yerine evde toplanıp kendi sevdiğimiz müzikleri dinlemek daha iyi geliyor. Tabii tavsiye edebileceğiniz, bilmediğim, müzik açısından kaliteli, iyi bir lokal varsa  merakla bekliyorum.</em></p>
<p><em><span id="more-1722"></span></em><em>Yaşım gereği TSM&#8217;ne hakim değilim; ama severek dinlediğim az sayıda solist var. Bu solistler de zaten zamanın en büyükleri. Bazı eserler onlardan bir kez dinlendi mi kulak artık onları başkalarından dinleyemez oluyor. <strong>Müzeyyen Senar, Emel Sayın, Zeki Müren&#8230;</strong></em></p>
<p><em><img class="alignleft size-full wp-image-1752" title="105738" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/06/105738.jpg" alt="105738" width="272" height="204" />Ben özellikle <strong>Müzeyyen Senar&#8217;ın</strong> yorumuna karşı bir tutku içindeyim. Onun önceden ince ama son dönemlerindeki pes sesi, kendinden son derece emin hali, duru söyleyişi, içtenliği, efeliği ve parçaları abartı taşımadan, kendine söyler gibi yorumlaması, arada sırada kederli parçalara ufak iç çekişler eklemesi onu benim için diğer solistlerden ayırıyor. Ayrılması için çok daha fazla neden sayılabilir. İlk aklıma gelenler bunlar. Özellikle Atatürk&#8217;ün sevdiği parçalarla akla gelmesi ve Feraye gibi benim bayıldığım bir eseri o doğallığıyla söylemesi, hem Osmanlı hem de modern olması&#8230;</em></p>
<p><em><strong><img class="alignright size-medium wp-image-1751" title="raki-p05" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/06/raki-p05-300x213.jpg" alt="raki-p05" width="300" height="213" />Ormancı, Sarı Kurdelam Sarı, Feraye, Akşam Oldu Hüzünlendim Ben Yine, Yeşil Ördek Gibi, Benzemez Kimse Sana</strong> gibi eserleri ondan dinlemeye bayılıyorum. Rakı içtiğim an kulağıma Müzeyyen geliyor; Müzeyyen&#8217;i duyduğum anda da aklıma rakının tadı düşüyor.</em></p>
<p><em>Keşke diyorum ki kendisi hastalanmadan önce bir imkanını bulup da konserlerinin birine gidebilseydim&#8230; Bunu yapamadığım için çok üzgünüm. Yeniden sahnelere dönmesini umut edeceğiz; ama mümkün olmazsa da eski ve yeni kayıtlardan dinlemeye devam edeceğiz. Yeri gelmişken kendisini saygıyla anayım ve şifa dileyeyim. Modern saçıyla, sempatikliği ve ustalığıyla, rakıyısla, kendine güveniyle bir Cumhuriyet idolü ve koskoca bir ekol Müzeyyen Senar&#8230; Yaşsız, her zaman genç ve ölümsüz &#8230;<br />
</em></p>
<p><em><img class="alignleft size-medium wp-image-1753" title="110_424" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/06/110_424-300x263.jpg" alt="110_424" width="300" height="263" />Geçen gün bir arkadaşım bir albüme denk gelmiş. <strong>Emel Sayın&#8217;ın Timur Selçuk </strong>yönetimindeki batı müziği orkestrası ile sadece <strong>Münir Nurettin Selçuk&#8217;un</strong> eserlerini yorumladığı konser kayıtları&#8230; CD&#8217;yi ve DVD&#8217;yi müzik marketlerde bulabiliyorsunuz.Tahmin edersiniz ki bu kadar iyi bir yorum ve iyi bir düzenleme de ancak böyle profesyonellere yaraşır.</em></p>
<p><em>Bu konserlerde Emel Sayın&#8217;ın seslendirdiği eserler şunlar:</em></p>
<p><em><strong><span>Emel Sayın Münir Nurettin Selçuk Söylüyor</span></strong></em></p>
<ol>
<li><em><span>Sensiz Ey Şuh</span></em></li>
<li><em><span>Kandilli Yüzerken Uykularda</span></em></li>
<li><em><span>Ne Doğan Güne Hükmüm Geçer</span></em></li>
<li><em><span>Hatırla Maziyi</span></em></li>
<li><em><span>Aşıka Bağdat Sorulmaz</span></em></li>
<li><em><span>Bu Yıl Da Böyle Geçti</span></em></li>
<li><em><span>Kalamış</span></em></li>
<li><em><span>Senfonik Nihavend Longa</span></em></li>
<li><em><span>Segah İlahi</span></em></li>
<li><em><span>Aziz İstanbul</span></em></li>
<li><em><span>Bahçemde Açılmaz</span></em></li>
<li><em><span>Rindlerin Akşamı</span></em></li>
<li><em><span>Erdi Bahar</span></em></li>
<li><em><span>Kör Kuyular</span></em></li>
<li><em><span>Endülüs&#8217;te Raks</span></em></li>
<li><em><span>Otomobil Uçar Gider</span></em></li>
</ol>
<p><em><span><img class="alignleft size-medium wp-image-1754" title="munir_nurettin_selcuk" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/06/munir_nurettin_selcuk-200x300.jpg" alt="munir_nurettin_selcuk" width="200" height="300" />Zaten Emel Sayın&#8217;ın sesini herhangi bir vesileyle konuşacak değilim. Çok zor parçaları yine büyük doğallıkla ve hiç zorlanmadan seslendirmiş. Özellikle Rindlerin Akşamı&#8217;nda çarpılıyorsunuz. Düzenleme ise batı orkestrası sayesinde muhteşem olmuş. Aşıka Bağdat Sorulmaz yine çok zor ve başarıyla seslendirdiği diğer bir eser. Kalamış&#8217;ın da düzenlemesi yine çok başarılı. En iyisi alıp kendiniz dinlemeniz ve üstad Münir Nurettin Selçuk&#8217;u da bu şekilde yeniden anmanız&#8230;<br />
</span></em></p>
<p><em><strong><span>Fakat benim aklıma belki kaçıncı kez şu sözler takıldı: </span></strong></em></p>
<p><em><span>Aslında ne yazacaktım biliyor musunuz? <strong>Yahya Kemal Beyatlı&#8217;yı</strong>&#8230; Ama yazı büyüdü ve asıl amaç sonraki yazıya kaldı&#8230;En azından neden onunla ilgili yazacağımı dolaylı da olsa anlatmış oldum.</span></em></p>
<p><em><span> Sonraki yazıya kadar şu sözleri bir kez daha düşününüz:</span></em></p>
<p style="margin-left: 25px; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px;"><em><strong>Geniş kanatları  boşlukta simsiyâh açılan</strong></em></p>
<p style="margin-left: 25px; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px;"><em><strong>Ve arkasından güneş  doğmayan büyük kapıdan</strong></em></p>
<p style="margin-left: 25px; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px;"><em>Geçince başlıyacak  bitmeyen sükûnlu gece.</em></p>
<p style="margin-left: 25px; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px;"><em>Gurûba karşı bu son  bahçelerde, keyfince,</em></p>
<p style="margin-left: 25px; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px;"><em><strong>Ya şevk içinde harâb  ol, ya aşk içinde gönül!</strong></em></p>
<p style="margin-left: 25px; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px;"><em>Ya lâle açmalıdır  göğsümüzde yâhud gül.</em></p>
<p style="margin-left: 25px; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px; text-align: left;"><em>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</em></p>
<p style="margin-left: 25px; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px; text-align: left;"><em>Bu nasıl söz söylemektir? Nasıl anlayıştır?<br />
</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ezgi.murekkep.org/tsm-muzeyyen-senar-ve-raki-sofrasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

