<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ezgi'nin Günlüğü &#187; Mizah</title>
	<atom:link href="http://ezgi.murekkep.org/kategori/mizah/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ezgi.murekkep.org</link>
	<description>"Bir son yoktur asla, sonun tasarlanmış zenginliği vardır."</description>
	<lastBuildDate>Sat, 03 Jul 2010 09:12:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Pop Müzik Nostaljisi</title>
		<link>http://ezgi.murekkep.org/pop-muzik-nostaljisi</link>
		<comments>http://ezgi.murekkep.org/pop-muzik-nostaljisi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jul 2010 09:04:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Mizah]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[80'ler]]></category>
		<category><![CDATA[80s]]></category>
		<category><![CDATA[Aman Petrol]]></category>
		<category><![CDATA[Anladım Ben Seni]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşegül Aldinç]]></category>
		<category><![CDATA[Çelik]]></category>
		<category><![CDATA[Harun Kolçak]]></category>
		<category><![CDATA[La Isla Bonita]]></category>
		<category><![CDATA[Lambada]]></category>
		<category><![CDATA[MSG]]></category>
		<category><![CDATA[Nostalji]]></category>
		<category><![CDATA[Pop Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Tayfun Duygulu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Pop]]></category>
		<category><![CDATA[When I'm Gone]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancı Pop]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ezgi.murekkep.org/?p=2405</guid>
		<description><![CDATA[Vaktiyle bir seksenler partisi yapmıştık bir arkadaşın evinde. O zamanlar üniversiteye gidiyordu herkes. (Göreceli bir durum.) (Cumhuriyetin ilk yılları der gibi oldu; ama aslında toplam yaşama süremi düşününce belki de böyle bir eskilik hissi veriyor bana üniversitenin ilk yılları.) Hayatımda böyle eğlendiğim sayılı gün vardır. Keşke elimde o günle ilgili fotoğraf olsaydı diyeceğim; ama daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/07/b1070381173_1181489091967_603.jpg"><img class="size-medium wp-image-2411 alignright" title="b1070381173_1181489091967_603" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/07/b1070381173_1181489091967_603-300x240.jpg" alt="" width="216" height="173" /></a>Vaktiyle bir seksenler partisi yapmıştık bir arkadaşın evinde. O zamanlar üniversiteye gidiyordu herkes. (Göreceli bir durum.) (Cumhuriyetin ilk yılları der gibi oldu; ama aslında toplam yaşama süremi düşününce belki de böyle bir eskilik hissi veriyor bana üniversitenin ilk yılları.) Hayatımda böyle eğlendiğim sayılı gün vardır. Keşke elimde o günle ilgili fotoğraf olsaydı diyeceğim; ama daha beter bir şey var: Kamera kaydı. </em></p>
<p><em><a href="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/07/Kk4J90Ie8E1yHB3.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-2413" title="Kk4J90Ie8E1yHB3" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/07/Kk4J90Ie8E1yHB3-300x230.jpg" alt="" width="240" height="184" /></a>Kamera kaydındaki kopukluklar herkesin aynı anda gülmekten dans bile edemediği anlarda oluşmuş. Keşke o anları da çeken birileri olsaydı. Çünkü sonunda kameraman da kendini kaybetmişti. Playlistte sayısız Türkçe ve yabancı şarkı vardı. Bunların içinde takdir edersiniz ki bir lambada, bir la isla bonita olmasa tuhaflık olurdu. İşte bu kopma noktalarından ilki o kafayla lambada yapılmaya çalışılmasına denk geliyor.</em></p>
<p><em><a href="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/07/11.jpg"><img class="size-full wp-image-2412 alignright" title="11" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/07/11.jpg" alt="" width="180" height="270" /></a>Çok başarılı yüzlerce parçadan sonra saat 12&#8242;de ise &#8220;aman petrol&#8221; çalmıştı. Artık o esnada alınan alkolün hesapsız alınmış olması dolayısıyla eller çırpılmış fakat senkron tutmamıştı. Partide &#8220;düzgün davranmak&#8221; yasak sloganı vardı. Abuk giyimli olmayanlar kabul edilmiyordu. Erkeklerdeki o kolsuz gömlekleri, dar pantolonları, tuhaf güneş gözlüklerini, saç bantlarını hatta göz kalemlerini düşünüyorum.Üstelik artık bin senelik, tanıdığım arkadaşlarımı o giysiler içinde düşününce&#8230; Sürreal bir görüntüydü. Niye hala herkes öyle dolaşmıyor? Net bir şekilde hatırladığım başka bir şey ise saat sabah üçü geçerken tiz ötesi bir sesle söylenen <a title="When I'm Gone Acoustic" href="http://www.youtube.com/watch?v=j-k_P48d5Wc" target="_blank">MSG-When I&#8217;m Gone</a>&#8216;ın çalıyor olması, bundan az önce ev sahibinin alt komşusunun gelip &#8220;ne yapıyorunuz manyak mısınız&#8221; demesi,  koltuklarda 10 kadar insanın hareket edemeyecek kadar yorgun olup sızmış olmasıydı. O yaşa, o güne ışınlanmak istemem desem yalan söylemiş olurum sanırım.</em></p>
<p><em><a href="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/07/1236029749-11.jpg"><img class="size-full wp-image-2410 alignleft" title="1236029749-11" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/07/1236029749-11.jpg" alt="" width="218" height="195" /></a>Hala ne zaman sinirim bozuk olsa çocukluğumuzun saçma Türkçe pop şarkılarını açar kliplerini izlerim. Bir Harun Kolçak, bir Çelik, bir Tayfun Duygulu şarkılarını ne zaman açsam imkan yok ki kendime gelmeyeyim. O danslar, o imajlar&#8230; Anladınız siz onu. Sizin de siniriniz geçmez mi ya da ayarınız bozulmaz mı?</em></p>
<p><em>Birkaç gün evvel de içimden birisine &#8220;anladım ben seni&#8221; demek gelmişken aklıma Ayşegül Aldinç&#8217;in söylediği o güzide şarkı geldi. </em></p>
<p><strong><em>&#8220;İniş, çıkış sürekli bir kaçış, yorulma artık anladım ben seni&#8221;</em></strong></p>
<p><em><a href="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/07/0.jpg"><img class="size-medium wp-image-2408 alignright" title="0" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2010/07/0-300x225.jpg" alt="" width="240" height="180" /></a>Biraz keyifsizdim. Parçayı açar açmaz keyfim yerine geldi. O naif sözleri sanki ilk dinlediğim yaşa dönüp duydum tekrar. İhtiyaca göre gerçekten de hoş bir parça olabiliyor: </em></p>
<p><a title="Anladım Ben Seni" href="http://www.youtube.com/watch?v=h5fyvYMgqP0" target="_blank"><em>http://www.youtube.com/watch?v=h5fyvYMgqP0</em></a></p>
<p><em>Hafif bir alkol eşliğinde sanırım hepten güzel oluyor.</em></p>
<p><strong><em>İçim bir hoş..</em></strong></p>
<p><em><strong>Dudaklarında aynı tebessüm, ah ne hoş (!)</strong><br />
</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ezgi.murekkep.org/pop-muzik-nostaljisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünyanın En Yüzeysel Adamı</title>
		<link>http://ezgi.murekkep.org/dunyanin-en-yuzeysel-adami</link>
		<comments>http://ezgi.murekkep.org/dunyanin-en-yuzeysel-adami#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 19:47:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ezgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mizah]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyanın En Yüzeysel Adamı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ezgi.murekkep.org/?p=2261</guid>
		<description><![CDATA[Evet, sırf kadın erkek ilişkileri üzerine blog açanlar ve sadece bu konuları yazan kimseler mevcut. (Cenk Erdem sözlüğünde mevcırt olarak geçer.) Kendilerine nasıl dayanıyorlar bilmiyorum. Ben sadece dünyanın en yüzeysel adamı adayları (bundan böyle kısaca D.E.Y.A.) üzerine enstantaneler anlatmak istiyorum. Bu hikayedeki kişiler gerçek değil hayal ürünüdür demek&#8230; Demek isterdim. Keşke, keşke&#8230; Aday 1: D.E.Y.A: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Evet, sırf kadın erkek ilişkileri üzerine blog açanlar ve sadece bu konuları yazan kimseler mevcut. (Cenk Erdem sözlüğünde mevcırt olarak geçer.) Kendilerine nasıl dayanıyorlar bilmiyorum. Ben sadece dünyanın en yüzeysel adamı adayları (bundan böyle kısaca D.E.Y.A.) üzerine enstantaneler anlatmak istiyorum. Bu hikayedeki kişiler gerçek değil hayal ürünüdür demek&#8230; Demek isterdim. Keşke, keşke&#8230;</em></p>
<p><span id="more-2261"></span></p>
<p><em><strong>Aday 1:</strong></em></p>
<p><em><strong>D.E.Y.A:</strong> Askere gidip gelene kadar dünyanın en mükemmel insanı karşıma çıksa ilişki yaşamak istemiyorum.</em></p>
<p><em><strong>(Takribi 4 gün sonra)</strong></em></p>
<p><em><strong>Dişi:</strong> E sen onla asla mutlu olamam; bir aydan sonra her şey eskisi gibi rezalet olur dememiş miydin? Eee, ne kadar süre önce iki gün falan? Hani hiç istemiyordun, sürekli o seni arayıp sürekli karşına çıkıp peşinden koşuyordu? (iç Ses: O kadar yalan ki o kadar olur. ) Güvenini falan da zedeledi idi hani?</em></p>
<p><em><strong>D.E.Y.A:</strong> Mum ışığı falan. Aslına hiç istemedim ben de olsun&#8230;Yalvardı bana saatlerce. Ortam falan da yapmış. Sabaha kadar karar veremedim. Sonunda yatınca karar vermiş gibi oldum sanki. (Hala verilecek bir karar olduğunu düşünüyor; o kadar parlak, adeta bir pırlanta&#8230;)</em></p>
<p><em>-&#8230;&#8230;.. (Suskunluk ve akabinde yandan gülümseyerek peki demek)</em></p>
<p><em><strong>Aday 2</strong></em></p>
<p><em><strong>D.E.Y.A:</strong> Bir kız var şirkette bana yazıyor.</em></p>
<p><em><strong>Dişi:</strong> Eee sen de ona yazıyor musun? Yaz bari.</em></p>
<p><em><strong>D.E.Y.A:</strong> Yok, senle devam etmezse düşünürüz.</em></p>
<p><em>-&#8230;&#8230;..(Suskunluk ve akabinde yandan gülümseyerek peki demek) (İç ses: Kıskanacağımı düşünmesi ne acı. Azgelişmişlikte en gelişmiş nokta. Sonsuza kadar uzaklaşmalı. Dış ses: Peki.)</em></p>
<p><em><strong>Aday 3</strong></em></p>
<p><em><strong>D.E.Y.A:</strong> Seni çok seviyorum,  o kadar seviyorum ki o kadar olur.</em></p>
<p><em><strong>Dişi:</strong> &#8230;&#8230;.. ( İç ses: Herkesin ağzı bir şey söylüyor tabii sonuçta. Dış ses: Anlıyorum, peki. )</em></p>
<p><em>1 Ay sonra: Muhtemelen ilişkinin kötü giden zamanlarında hafiften görüşülmeye başlanan ve yedeklenmiş olan hatun kişi ile ilişkinin resmiyete dökülmesinin kulağa gelmesi. Not: Kulağa gelme süresi bir ay. Uzun ilişkiden çıktıktan sonra ve bi ay önce ağlanan hatundan ayrıldıktan hemen sonraki ile başlama süresi ise; &#8220;kimbilir belki yarın belki yarından da yakın.&#8221;</em></p>
<p><em>Herkesin ağzı bir şey söylüyor sonuçta. Yemezsin, yemeyeceğin muhakkak; ancak canın isterse yemiş gibi yaparsın.</em></p>
<p><em><strong>X olmazsa Y, olmazsa Z.</strong></em></p>
<p><em><strong>Dünyada kadın da bitmez erkek de. Elhamdülillah.</strong></em></p>
<p><em><strong>Aday 4</strong></em></p>
<p><em><strong>D.E.Y.A:</strong> Onla da artık görüşmüyorum. Çok yakın dostumdu.</em></p>
<p><em><strong>Dişi:</strong> Ne oldu ki? İnsan öyle bırakıverir mi dostum dediğini?</em></p>
<p><em><strong>D.E.Y.A:</strong> Yattık. Aslında sürekli yatıyorduk.</em></p>
<p><em>-&#8230;&#8230;&#8230;.( İç Ses: Oh oh suyundan da koy.  Kavram karmaşasının böylesi. Zihni ne yapsam açılır ki acaba? Kahve? Yok yahu kafein yetmez. Level 1. Nerden başlarsın nasıl anlatırsın? Bırak dağınık kalsın. Dış Ses: Hımm, beynin bulanmış sanki. Kahve?)</em></p>
<p><em><strong>Aday 5:</strong></em></p>
<p><em>Sevgilisi ile ayrıldığı an kendisini toparlamak için derhal ve kati suretle birini bulur. Birkaç gün bile yalnız kalmaya, kafasındakileri muhakeme etmeye tahammülü yoktur. Bu gelecek program yani yeni kişi, halihazırda kenarda beklerse daha iyi olur. İlişki beklenmedik bir şekilde bitmeyecekse yani zaten kötü gidiyorsa kenarda birisi zaten vardır. Bu kimsenin cibiliyeti hiç mühim değildir. <strong>Çünkü X olmamıştır, o halde Y ve Z&#8217;den biri niçin olmasındır? Dünyada kadın mı biter? </strong></em></p>
<p><em><strong>Aday 6:</strong></em></p>
<p><em>Sözlü, sözsüz, açıkça, kapalıca, gizli ya da aleni reddedilmesinin hemen akabinde takribi 2 hafta ile 2 ay arasında sürecek olan yedekte tuttuğu kişi ile birlikteliği kurar ve bunu mümkün olan her yolla dünyaya duyurur. (Facebook, megafon, sokak çalgıcıları vb.) Çünkü dünyanın bu mühim habere çok ihtiyacı vardır. Adeta dünya bu haberi alamazsa Çin borsası düşer, Dow Jones bundan etkilenerek düşer ve T.C. tahvil bono fiyatlarında gereksiz yükselmeler görülür.</em></p>
<p><em><strong>Aday 7:</strong></em></p>
<p><em>Aynı anda 5-6 kişi ve hatta fazlası ile bulabildiği her yolla flört halindedir. (A kümesi) Bu kişi yayılım politikası izlemektedir. Ya tutarsa? Veya  bu tutarsa? 1 olmazsa 2, olmazsa 3, olmazsa 4&#8230; 5 olmazsa 6&#8230; (Not: Altısından da bir şey çıkmazsa küme değiştirilir.) Keyif ehli, hiçbir şey ummayan, yaşadıklarından dolayı zamanla korkaklaşmış, denemeyi bile deneyen insanlar arasında daha yaygın bir yüzeyselliktir.</em></p>
<p><em><strong>Aday 8:</strong></em></p>
<p><em>Sevgili bulabilmek için  özünde hiç ilgilenmediği şeylerle ilgilenir olur ya da en azından ilgilenir görünür. Bkz. Resim, opera, bale, seramik, dans. vb. Bir de bu tipin kadın olanı futbolla ilgilenir. Evlerden ırak&#8230;</em></p>
<p><em><strong>Aday 9:</strong></em></p>
<p><em>Kendine ait fikri yoktur. Onun fikri, hoşlandığı kişinin fikridir. İkna edene kadar fikirleri bir öyle bir böyledir. Ne söylersen onaylar. Neye inanırsan ona inanır, neyi savunursan onun savunucusudur. Böyle durumlarda bir gün bir şey söyleyip ertesi gün tam tersini söylediğinizde karşı tarafın bunu idrak etmeden her ikisini de onaylaması birkaç sefer için eğlenceli olur. Birkaç seferden fazlasını bilemiyorum. Çünkü daha fazlasını bilmek için görüşmeye devam ediyor olmak gerekir. Peki; anlayışlı olmak pek ala da, o halde sen kimsin?</em></p>
<p><em><strong>Aday 10:</strong></em></p>
<p><em>Güvenilecek hiçbir şeyi olmamasına ve neredeyse kör cahil olmasına rağmen özgüvenin doruklarında gezen tip. Bunlar kalabalık yerlerde (bar ortamı, club vb.) daha çok siftinir.</em></p>
<p><em>Bunların tipi düzgün olanı ve olmayanı vardır. Olmayanları çok acı çekerler. Olanları içinse cehennemde büyük azap var diyorlar.</em></p>
<p><em>Olmayanları için geliyor: &#8220;Talihim yok bahtım kara.&#8221;  Çıkın bu kalabalık yerlerden. Kümelenmeyin. Kendinizi gelişime verin.</em></p>
<p><em>Olanları için geliyor:  Sizin durumunuz sandığınız gibi kolay değil. Tipi olmayandan daha zor; ama nedenini anlatsam uzun olur. Neyse ki tipiniz var; biri atıp tutmalarınız ve boş konuşmalarınızdan iyice daralıp gururunuzu kırana kadar umudunuzu yitirmeyin. Tipinizle etkileyeceğiniz yüzeysel kızları bekleyin. Baktınız olmuyor son çare olarak kendinizi geliştirirsiniz. Ki bence gerek yok. İyi böyle. Dönün bakiim sağa.</em></p>
<p><em><strong>Aday 11: </strong></em></p>
<p><em><strong>D.E.Y.A:</strong> İşte benim de Almanya&#8217;da bir hatun vardı o zaman. Ben de gittim sevgilime de söylemedim nereye gittiğimi. O beni X ülkede biliyor. Tutturdu telefon açacağım diye bir şekilde geçiştirdim, çaktı tabii bu.</em></p>
<p><em><strong>Dişi:</strong> E peki madem sürekli böyle Ruslar muslar&#8230; Hatun da ikide bir çakıyor. Bir şey söylemiyor mu?</em></p>
<p><em><strong>D.E.Y.A:</strong> Aman, kadın işte ne olacak? İki gün surat yapar geçer sonra.</em></p>
<p><em><strong>Dişi</strong>: (İç ses: Evet kadınlar tarifsiz salak ve bunlar yüzünden arz-talep dengesizliği oluşuyor.) Dış ses:  Niye koymuyor kapının önüne?</em></p>
<p><em><strong>D.E.Y.A:</strong> İsterse koysun. Biri gider, biri gelir. Bu, herkes için böyledir onun için de öyle&#8230; Hem o başka.</em></p>
<p><em><strong>Dişi:</strong> Dış ses: Ne gibi? Az önce başka bir şey söyledin farkındaysan.</em></p>
<p><em>(İç ses: Kendi ile çelişmekte. Karısına kızına kutsal, kalan tüm kadınlara fahişe muamelesi yapan faili meçhul olmayan zihniyet. İki cümle kursam ağlayabilir; lakin kavga çıkmasın, ağır konuşurum. Söz gümüş ise&#8230;</em></p>
<p><em><strong>Bunların bir de kadın versiyonları var. Erkekler kaka, kadınlar fevkalade diyorum sanılmasın. Onları da artık başka sefere&#8230; </strong></em></p>
<p><em><strong>And the Oscar goes to&#8230;. </strong></em></p>
<p><em>Vallahi seçemiyorum, hepsi birbirinden güzeller. Canlarım.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ezgi.murekkep.org/dunyanin-en-yuzeysel-adami/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Yıl Yeni Mi Ki, Desenize!</title>
		<link>http://ezgi.murekkep.org/yeni-yil-yeni-mi-ki-desenize</link>
		<comments>http://ezgi.murekkep.org/yeni-yil-yeni-mi-ki-desenize#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 17:11:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ezgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Mizah]]></category>
		<category><![CDATA[Nesir]]></category>
		<category><![CDATA[2010]]></category>
		<category><![CDATA[Barış Manço]]></category>
		<category><![CDATA[Nane Limon Kabuğu]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Yıl]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniyıl]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ezgi.murekkep.org/?p=2179</guid>
		<description><![CDATA[Yaşlılık zor zanaat. Kuzucuklarım biz bu 2010&#8242;a daha önce de girmemiş miydik? Hep aynı seneye mi giriyoruz nedir? Plak dönüyor da acaba sabit olan pikap iğnesi biz miyiz? Evet, bu cümleyi düşünüp düşünüp yeteri kadar moralinizi bozdu iseniz arkalara doğru ilerleyin canlarım. Burada kalabalık yapmayın. Teee Ekim&#8217;den beri yazacağım da yazacağım. Yaşlılık jargonuna alışın artık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Yaşlılık zor zanaat.</em></p>
<p><em>Kuzucuklarım biz bu 2010&#8242;a daha önce de girmemiş miydik? Hep aynı seneye mi giriyoruz nedir? Plak dönüyor da acaba sabit olan pikap iğnesi biz miyiz?</em></p>
<p><em>Evet, bu cümleyi düşünüp düşünüp yeteri kadar moralinizi bozdu iseniz arkalara doğru ilerleyin canlarım. Burada kalabalık yapmayın.</em></p>
<p><em>Teee Ekim&#8217;den beri yazacağım da yazacağım. Yaşlılık jargonuna alışın artık siz de; kısmet bugüneymiş&#8230;</em></p>
<p><em>Arada neler oldu?</em></p>
<p><em>Ölüp ölüp dirildim; eşraf da ölüp ölüp dirildi. Dirilikte karar kıldırdılar bizi ne sebepleyse&#8230; Sağlık sorunları şimdilik terk eyledi; çok şükür.</em></p>
<p><em>Ondan sonra yüksek lisans bitirme tezimi bitireyim dedim; lakin o benim sosyal hayatımı bitirdi. Hoca da beğenmedi. Bazı yerlerde virgül koyacağıma noktalı virgül koymuşum ve daha bir çokları; fekat bu kusurları şubata kadar düzelteceğim. Süresi uzatılmış.</em></p>
<p><em>Sabaha karşı tufan koptu fena halde gök gürledi, yağmur yağdı. Gümbürtüyle uyandım zevk içinde. Takdir edersiniz ki zerrece korkum yok; oh dedim: Sonunda! Sonunda kıyamet kopuyor; yaşasın! 2010&#8242;un ilk sevinci, belki de son sevinci olacak ve galiba sonunda herkes ölüyor! Tam neş-e içinde yatağımda dönüyordum ki baktım kıyamet kopmuyor.</em></p>
<p><em><span id="more-2179"></span></em></p>
<p><em>O saat bu saattir &#8220;Allah&#8217;ım Neden Ben?&#8221; isimli felsefe kitabını okuyorum.  Cevapları bulamadığım için referanslara bakıyorum: 1936; Çünkü İşte Öyle, 1945; Onlar Da Hep Çocuktular, Büyümeselerdi Bari, 1984; Ama George Orwell Değil Çok Şükür; 1968; Bırakınız Yapsınlar, Bırakınız Geçsinler Yazarı: Simit Adam; 1972; Hatasız Kul Olmaz Fakat Sen Yine de Seveceksin Diye Bir Kaide Yok, 1981; Hoş Gör Sen Affet Gitsin Aldırma; 1980; Ne Olursan Ol Sakın Gelme (Hazır değilim, çok uzaktayım çok; bir şarkı var aklımda söylemesi ayıp.) 1983; Beni Kör Kuyularda Merdivensiz Bıraktın, 1999; Akşam Oldu Hüzünlendim Ben Yine, 2002; Yine Yeşillendi Fındık Dalları, 2007; Sana Gitme Demeyeceğim Fekat Kal Dediğimi Hiç Hatırlamıyorum ya Lavin, 2008; Ak Akçe Kara Gün İçindir, 2009; Eski adamlar doğruyu söylemiş bir çiçekle bahar olmaz, nane limon kabuğu bir güzel kaynasın aman hah hah hah hah. 2010; Oldu Mu O Kadar Yok Artık Daha Neler.</em></p>
<p><em>Onca yılı devirdim, koskoca yirmi beş yaşıma geldim; düşünün artık, ne kadar yaşlıyım ve tek bir kimseyi özlemekteyim sayın seyirciler:</em></p>
<p><em>Barış Manço.</em></p>
<p><em>Açık konuşayım; 2010&#8242;dan istediğim öte beri yok. Çer çöp getirmesin koyacak poşet kalmadı. Naylonlar çevreye zarar veriyor. Getirecekse pırlantalar, inciler getirsin. Aklınıza ilk olarak para  geldi ise demek maddiyatçısınız beni hiiiiiç suçlamayın. Ben mana alemini kast etmiş idim.</em></p>
<p><em>Efenim 2010 olmuş, 1879 olmuş ve hatta 1946&#8230; Benim için hiiiiç fark etmez. Beklediğim tek bir zaman var.  O gün tüm tecahül-i arif sanatkarları karşıma dizilecekler. &#8220;Eeee neymiş, neymiş? Nasılmış işin aslı?&#8221; diye soracağım. Dövüne dövüne anlatacaklar&#8230; Fekat bu esnada ben çok uzaklarda olacağım&#8230;</em></p>
<p><em>O vakte kadar ifade etmek istediğim hakikat ise şundan ibarettir:</em></p>
<p><em>Arifler için geliyor;</em></p>
<p><em>Eski adamlar doğruyu söylemiş<br />
Bir çiçekle bahar olmaz<br />
Kişi kendini bilip sağa sola sormalı<br />
Can pazarı bu oyun olmaz<br />
Zürefanın düşkünü beyaz giyer kış günü<br />
Sonunda şifayı kapıp da şaşırınca<br />
Cana gel beni dinle iyi yaz<br />
Defteri kalemi al iyi yaz<br />
Nane limon kabuğu bir güzel kaynasın aman<br />
Ha ha ha ha ha içine hatmi çiçeği biraz tere otu katasın aman<br />
Ha ha ha ha ha hatta biraz tarçın bir tutam zencefil aman<br />
Ha ha ha ha ha bin derde deva geliyor biraz daha sabret güzelim<br />
Ha ha ha ha ha hapşu<br />
Çok yaşa<br />
Sen de gör<br />
Rahat ve iyi yaşa!</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ezgi.murekkep.org/yeni-yil-yeni-mi-ki-desenize/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İroni ve Sarkazm</title>
		<link>http://ezgi.murekkep.org/ironi-ve-sarkazm</link>
		<comments>http://ezgi.murekkep.org/ironi-ve-sarkazm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2009 11:31:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ezgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Mizah]]></category>
		<category><![CDATA[Nesir]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Alaycılık]]></category>
		<category><![CDATA[İngiliz]]></category>
		<category><![CDATA[İngiliz Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[İroni]]></category>
		<category><![CDATA[İroni ve Alaycılığın Karşılaştırılması]]></category>
		<category><![CDATA[Çelişki]]></category>
		<category><![CDATA[Emma Thompson]]></category>
		<category><![CDATA[Gregory House]]></category>
		<category><![CDATA[Hiciv]]></category>
		<category><![CDATA[House M.D.]]></category>
		<category><![CDATA[Hugh Laurie]]></category>
		<category><![CDATA[Irony]]></category>
		<category><![CDATA[Irony versus Sarcasm]]></category>
		<category><![CDATA[Kenneth Branagh]]></category>
		<category><![CDATA[Much Ado About Nothing]]></category>
		<category><![CDATA[Sarcasm]]></category>
		<category><![CDATA[Sarkazm]]></category>
		<category><![CDATA[Shakespeare]]></category>
		<category><![CDATA[Wikipedia]]></category>
		<category><![CDATA[Yergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ezgi.murekkep.org/?p=575</guid>
		<description><![CDATA[House M.D. dizisini beğeni ile izlerken; aksi olmak, alaycı olmak ve ironik espri tarzına sahip olmak üzerine düşünmeye başladım. İroni deyince pek çoklarının aklına İngiliz Edebiyatı ve kültürü gelecektir. İngilizler ironi konusunda adeta dünya üzerinde patent almış gibiler. Genel olarak milletçe snob ve alaycı bilinmelerinin en önemli nedenlerinden biri kültürlerinden gelen bu durum olabilir. Her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>House M.D. dizisini beğeni ile izlerken; aksi olmak, alaycı olmak ve ironik espri tarzına sahip olmak üzerine düşünmeye başladım.</em></p>
<p><em>İroni deyince pek çoklarının aklına İngiliz Edebiyatı ve kültürü gelecektir. İngilizler ironi konusunda adeta dünya üzerinde patent almış gibiler. Genel olarak milletçe snob ve alaycı bilinmelerinin en önemli nedenlerinden biri kültürlerinden gelen bu durum olabilir.</em></p>
<p><em><img class="alignleft size-medium wp-image-603" title="ironic" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/02/ironic-243x300.jpg" alt="ironic" width="243" height="300" />Her yerde rastlıyoruz bu kelimelere: <strong>İroni</strong> ve <strong>Sarkazm</strong>. Nedir peki bunlar? Tam olarak açıklayabilmek için Wikipedia&#8217;nın yardımına başvuruyorum. İroniyi çeşitleriyle beraber detaylı bir şekilde anlatmış.</em></p>
<p><em><strong>İroni</strong>, eski Yunanca&#8217;daki </em><em>Eironeia&#8217;nın günümüzde kullanılan halidir. İfade edilen şey ile gerçekte varolan şeyin çelişkili farklılığını anlatır. Ya da bir şey söylerken, aksi bir duruma işaret edip dolaylı yoldan çelişkiyi gösterme becerisidir. Bir beceridir diyorum ve zaten çeşitli sanat dalları ironiyi oldukça fazla kullanır. Bunların en başında mizah ve edebiyat geliyor. Edebiyatta dramatik ironi ve trajik ironi gibi ayrımlar var ve bunlara Romeo Juliet, Othello gibi eserlerde rastlıyoruz. Bizim gündelik esprilerde rastladıklarımızsa genellikle durumsal ya da eylemsel ironiye örnek gösterilebilir. <span id="more-575"></span><br />
</em></p>
<p><em><img class="alignright size-medium wp-image-606" title="sarcasm" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/02/sarcasm-300x232.jpg" alt="sarcasm" width="300" height="232" />Sıklıkla kullanılmasına rağmen ne olduğu pek de bilinmeyen ironi, genel anlamda &#8220;kötü şans&#8221; diyebileceğimiz şeylerle karıştırılır. Örneğin uzun yıllar yaşayacağını söyleyen birinin ani şekilde bir kazayla ölmesinden ironi olarak bahsedenler var. Bunun da ironi ile hiç alakası yok. İroninin Türkçe&#8217;deki en yaygın karıştırıldığı kavram &#8220;<strong>alaycılık</strong>&#8221; tır. Elbette ki çelişkileri ortaya çıkarmak alaycılığı içerir; ama ironi alaycılıkla sınırlı değildir. Aslında <strong>alaycılık</strong> olarak çevrilebilecek  olan  <strong>sarkazm</strong>, eylemsel ironinin kollarından biridir ve asıl amacı çelişkiyi ortaya çıkarmaktan öte hicvetmektir. Aslında bizdeki hiciv (yergi) sanatına denk gelir. Dolayısıyla sarkazm, ironiye göre daha sert ve keskindir ki bir çokları tarafından ironinin can yakıcı hali/şekli olduğu düşünülür. Örneğin &#8220;Yüzün çok güzel; tıpkı bir fare gibi!&#8221; denirse bu alaycılıktır ve dozu kaçırılırsa iş beceriksizce hakaret etmeye vardırılabilir. &#8220;Yüzün çok güzel; ancak bir fare için!&#8221; denirse bu ironidir. Kanaatimce ironi, sarkazma göre çok daha yaratıcı bir üründür. <img class="size-medium wp-image-605 alignright" title="muchado" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/02/muchado-180x300.gif" alt="muchado" width="180" height="300" /></em><em>&#8220;Çaktırmadan&#8221; edilen alay yoluyla durum ve söylenen arasındaki çelişkinin açığa çıkarılması ve bu esnada insanların size düşmanca yaklaşmaması için gereken manevra, kıvrak ve muzip bir zekayı gerektirir. </em><em>Anlamayanlara göre ironi, düşük zeka seviyesine ait bir espri anlayışına delalet etse de; başarıyla ironik esprilere imza atanlar, bu durumun ironik esprilere fazlaca maruz kalanlarda gözlendiğine inanırlar. İnce alay, açığa çıkarılan çelişki, kabalık ile yoğun şekilde birleşmiyorsa; gerçekten de yine ince bir zekanın habercisidir.</em></p>
<p><em>Fark etmesek de hepimiz bu kavramları doğal olarak kullanıyoruz. Yine de işin ustalarından öğrenmek ve aynı zamanda eğlenmek istiyorsanız bunlara en güzel iki örnek <strong>House M.D.</strong> dizisindeki doktor <strong>Gregory House</strong> ve  Emma Thompson ve Kenneth Branagh&#8217;ın başrollerini paylaştığı </em><em><strong>Much Ado About Nothing</strong> isimli <strong>Shakespeare</strong> uyarlaması olan</em><em> film verilebilir. <img class="alignleft size-medium wp-image-604" title="much_ado_about_nothing_1993" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/02/much_ado_about_nothing_1993-294x300.jpg" alt="much_ado_about_nothing_1993" width="294" height="300" />İroniyi ve alaycılığı bir arada görmek istiyorsanız, izleyince bu dileğiniz yerine gelecek </em><em>ve Beatrice ve Benedick&#8217;in atışmalarından çok keyif alacaksınız</em><em>. Filmden alıntılar yapmak isterdim ama ne yazık ki filmi izleyeli çok oldu. </em></p>
<p><em>Bol ödüllü <strong>House M.D.</strong> dizisine gelince; olağanüstü oyunculuğu ve etkileyiciliğle bizi himayesi altına alan <strong>Hugh Laurie</strong>&#8216; nin oynadığı <strong>Gregory House</strong> karakteri ironik espri anlayışı açısından takdire şayan. Nedense ironi ve alaycılık üzerine kurulu olan bir karakter olan House&#8217; u oynayan oyuncunun İngiliz asıllı olması beni hiç şaşırtmadı. House, hastalıklara koyduğu teşhislerin nerdeyse tamamını bilgiden çok, gözlem yeteneği ve his yoluyla koymasıyla ve ukalalığı ile ünlü bir doktor. Genellikle insanlara güvensiz ve olumsuz bir bakış açısına sahip olan  Dr. House, sarkazmın ve ironinin vücud bulmuş hali. <img class="alignright size-medium wp-image-607" title="sarcasm-motivational-poster-house-md-3805895-500-400" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/02/sarcasm-motivational-poster-house-md-3805895-500-400-300x240.jpg" alt="sarcasm-motivational-poster-house-md-3805895-500-400" width="300" height="240" />Keskin zekası ve sivri diliyle zaman zaman alaycılığı kırıcı olma noktasına taşıyabiliyor. Buna rağmen çevresinin kendisine duyduğu saygı pek de eksilmiyor. Tüm bunların nesinin iyi olduğunu anlamak için de bu muhteşem diziyi izlemeniz gerekiyor. Umarım hem diziyi izlemek için hem de hayatın kendisinin ironik olduğunu anlamak için fırsat bulursunuz.<br />
</em></p>
<p><em><br />
</em></p>
<p><em><br />
</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ezgi.murekkep.org/ironi-ve-sarkazm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

