Åžub
6
2009

Sesinde batik gemi parçaları çırpındıkça
Karaya oturur benim de içimdeki gemi.
Ve sular çekil çekil, aramızda görünmez bir çöl kalır;
Ne bir serap, ne vaha ne bir iskeletin çene kemikleri:
Serapa derin bir ıssızlıktır, ki hiçbir canlı
Tarafından baştan sona geçilememiştir.
“Kırgınlık?” Az gelir; “derin bir kırılma” belki,
Ki üstüne hiçbir asma köprü kurulamayacak kadar
“Çatlak” günbegün geniÅŸleyecektir;
Ve ruhtan ruha köprü hiç de kolay iş değildir
Her şeyin berhava olup gittiği bu çağda,
Ama belki bunun da “sanal” bir yolu bulunacaktır!
“Hakiki”si için artık kimse umut beslemesin!
FİKRET DEMİRAĞ
yorum yok | etiketler: Araya Giren Çöl, Fikret Demirağ, photoblog | konular 2009, Şiir
Oca
31
2009
Yaşayıp yaşayıp bir gün bakmışsınız; bir yerlere çıkmışsınız istemeden. Kalbinizin ortasına yerleştirilmiş olan pusulayı kullanır hale gelmişsiniz. Hatta tüm kederinizin o gizli pusulayı çok geç kullanmaya başladığınızdan kaynaklandığını anlarsınız.Bir de bunu dile getirmeyi bıraktınız mı tamam demektir. Zira pusula, hep doğruyu söyler. Karşı taraf biraz saptı mı gerçekten, ayna gibi parlak olan gözlerinize bakılarak söyleniyorsa yalan, pusula başlar titreşmeye.Yalancının kaçacak yeri yoktur. Ne gülünçtür küçük kurnazın karşısındakini saf sanması.
Hiç yalan söylemeyen bilir yalan söyleyeni.
Hiç korkmayan görür korkağı.
Öyleyse buyrun tekrar gelin,
Tekrar küçük düşürün kendinizi.
Söylenmiş ne kadar yalan varsa; kendinizi tenzih etmeyiniz; bilinmektedir hepsi!
Okumaya devam edin
2 yorum | etiketler: Öteki, Edebiyat, Kurnazlık, Pusula, Yalan | konular 2009, Edebiyat, Nesir, Psikoloji