<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ezgi'nin Günlüğü &#187; Alıntılar</title>
	<atom:link href="http://ezgi.murekkep.org/kategori/alintilar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ezgi.murekkep.org</link>
	<description>"Bir son yoktur asla, sonun tasarlanmış zenginliği vardır."</description>
	<lastBuildDate>Sat, 03 Jul 2010 09:12:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Yahya Kemal&#8230;</title>
		<link>http://ezgi.murekkep.org/yahya-kemal</link>
		<comments>http://ezgi.murekkep.org/yahya-kemal#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2009 22:50:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ezgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Agah]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Necdet]]></category>
		<category><![CDATA[Şair]]></category>
		<category><![CDATA[İdrak]]></category>
		<category><![CDATA[Behçet Necatigil]]></category>
		<category><![CDATA[Bile Yazdı]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Süreya]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Şairleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dönülmez Akşamın Ufkundayız]]></category>
		<category><![CDATA[Edip Cansever]]></category>
		<category><![CDATA[Emel Sayın]]></category>
		<category><![CDATA[Münir Nurettin]]></category>
		<category><![CDATA[Müzeyyen Senar]]></category>
		<category><![CDATA[Nazım Hikmet Ran]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Veli]]></category>
		<category><![CDATA[Rindlerin Akşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Sessiz Gemi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Şiirleri Antolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Vefa Lisesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Kemal Beyatlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ezgi.murekkep.org/?p=1729</guid>
		<description><![CDATA[Eskiden çok şiir okurdum gibi komik bir cümleyle yazıma başlamak istiyorum; ama evet, okurdum. En çok Cemal Süreya, Edip Cansever, Nazım Hikmet, Behçet Necatigil severim. Bunun yanında Türk Şiirleri Antolojisi (Ahmet Necdet) isimli seçme bir kitap, bana Türk Şiirini oldukça sevdirdi. O zamanlar hiç duymadığım şairleri ve tanınmadık iyi şiirleri bu kitap sayesinde keşfettim desem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1770" title="yahya_kemal_beyatli" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/06/yahya_kemal_beyatli-200x300.jpg" alt="yahya_kemal_beyatli" width="200" height="300" />Eskiden çok şiir okurdum gibi komik bir cümleyle yazıma başlamak istiyorum; ama evet, okurdum. En çok <strong>Cemal Süreya, Edip Cansever, Nazım Hikmet, Behçet Necatigil</strong> severim. Bunun yanında <a href="http://www.kitapturk.com/books/Kitap/49490/Yahya_Kemalden_Gunumuze_Tematik_Turk_Siiri_Antolojisi.htm" target="_blank">Türk Şiirleri Antolojisi</a> (Ahmet Necdet) isimli seçme bir kitap, bana Türk Şiirini oldukça sevdirdi. O zamanlar hiç duymadığım şairleri ve tanınmadık iyi şiirleri bu kitap sayesinde keşfettim desem yalan olmaz. Kötü şiirlerle şiir okumaya başlayanlar genelde şiirden nefret eder. Benim başıma hiç böyle bir şey gelmedi. Bu sebepten size <strong>Ahmet Necdet&#8217;in bu şiir antolojisini</strong> tavsiye ederim. İçindeki şiirler; tarihin de, sözün de özünün özü&#8230;</p>
<p><em>Belli bir zamandan sonra da şiir konusunda Türkiye&#8217;de bana kalırsa bir boşluk oluştu. Umarım bu durum da yavaş yavaş değişir. Şimdi az ama öz yazıları, kısa cümlelerle ifade edilen derin anlamları pek göremiyoruz. Şiir yazmak için çok şey söylenebilir; ama bu konudaki en önemli yol gösterme işlerinden birini usta <strong>Behçet Necatigil</strong> bizzat <strong>&#8220;Bile Yazdı&#8221;</strong> kitabında yapmıştır.</em></p>
<p><em><span id="more-1729"></span></em><em>Bunlar bir yana, diyeceğim başkadır.Tabii Cumhuriyet Dönemi şiirlerini daha iyi biliyorum ve daha çok okumuşluğum var. Onun öncesine hiç bir zaman ilgi duymamıştım.</em></p>
<p><em>Bir önceki yazımda <strong>Yahya Kemal Beyatlı&#8217;ya</strong> ne vesileyle geldiğimi anlattım. Rakı sofrası, Türk Sanat Müziği derken, <strong>Müzeyyen Senar, Emel Sayın, Münir Nurettin</strong> vee tabii ki <strong>Rindlerin Akşamı&#8217;yla</strong> geliyoruz &#8220;dönülmez akşamın ufku&#8221;na&#8230;</em></p>
<p><em><img class="alignright size-medium wp-image-1771" title="urfa_harran" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/06/urfa_harran-300x225.jpg" alt="urfa_harran" width="300" height="225" />Rindlerin Akşamı&#8217;nı dinlerken, sözlere takılıyor insan. O idrak, ne kadar yüksektir&#8230; Sadece bu şiir değil, diğer şiirlerini okuduğumda da görüyorum ki arada öyle dizeler var ki belli ki artık şair bu gördüğümüzün ötesindekileri sezmiş ve yazmış.</em></p>
<p><em>Yazar hakkında kısa bir bilgi vermek gerekirse; asıl ismi Ahmet Agah&#8217;tır. Osmanlı&#8217;nın en karmaşık zamanlarında dünyaya gelmiş. Benden tam 100 sene evvel ve benle neredeyse aynı gün. 2 Aralık 1884 doğumlu yazar. Ben de 1 Aralık 1984. Ve ben de onun gibi Vefa Lisesi&#8217;ni bitirdim. (İnsanoğlu tuhaf. Bundan bile kendine pay çıkarıyor.) Şaka bir yana kendisi Fransa&#8217;da dokuz sene kalmış ve Arapça ve Farsça&#8217;sını Doğu Dilleri Okulu&#8217;nda geliştirmiş. Gazetecilik ve diplomatlık yapmış, Lozan Barış Konferansı&#8217;na da katılmıştır. 1 Kasım 1958&#8242;de vefat etmiştir.</em></p>
<p><em>Aslında yeni bir yazı yazmayacağım. Tek düşündüğüm bu idrakin nereden geldiği ve nasıl bir idrak olduğu&#8230; Beni etkileyen çok fazla şair ve dize olmuştur. Sizinle paylaşmak istediklerim de Yahya Kemal&#8217;den dökülenlerden bazıları. Yahya Kemal, ömrünün son yıllarında maalesef hastalıkla boğuşmuş; elbette ki ölümü anlatan karamsar şiirler yazmıştır. Bana sorarsanız yüksek idrakli bu şairin ölüm korkusu taşımadığı çok açıktır. Şiirlerinden en yaygın bilinenleri Sessiz Gemi ve Rindlerin Akşamı. </em></p>
<p><em>Çeşitli şiirlerinden çok etkileyici bulduğum ve açıklanmasına ya da yorumlanmasına lüzum olmayan alıntılarla devam ediyorum; umarım bu dizeleri tek başıma etkileyici buluyor değilimdir : </em></p>
<p style="text-align: left;"><em>&#8220;İnsan ne yaratmışsa yaratmıştır o tuzdan,<br />
<strong>Bir sır gibidir az çok ilâh olduğumuzdan.&#8221;</strong></em></p>
<p><em>&#8220;Bir uykuyu cânanla berâber uyuyanlar,<br />
Varlıkta bütün zevki o cennette duyanlar<br />
<strong>Dünyayı unutmuş bulunurken o sularda,</strong><br />
- Zâlim saat ihmâl edilen vakti çalar da-<br />
<strong>Bir ân uyanırlarsa lezîz uykularından,</strong><br />
<strong>Baştan başa, her yer kesilir kapkara, zindan&#8230;&#8221;</strong></em></p>
<p><em>&#8220;Çok insan anlayamaz eski mûsıkîmizden<br />
Ve ondan anlamayan bir şey anlamaz bizden.&#8221;</em></p>
<p><em><strong>&#8220;İnsanlar anlaşıldı. Cihânın da sırrı yok,</strong><br />
Kalsaydı terkeşimde bugün tek bir altın ok<br />
En tatlı bir hayâl için atmazdım ufkuma.&#8221;</em></p>
<p><strong><em>&#8220;Ölmek değildir ömrümüzün en fecî işi,<br />
Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi.&#8221;</em></strong></p>
<p><em>&#8220;Her yerde var hayâtı birer türlü nakleden<br />
Lâkin derin görenler usanmış hikâyeden<br />
Derler bilir hakîkati yüzlerce feylesof;<br />
<strong>Bir kısmı şek ve şüphede, bir kısmı hayli kof;<br />
Aksetmiyor çoğunda fikirler ayan beyan.<br />
Hayyâm imiş hakîkati az çok fısıldayan.&#8221;</strong></em></p>
<p><em>&#8220;Gitmiş kaybolmuşuz uzakta,<br />
Rü&#8217;yâ sona ermeden şafakta&#8230;&#8221;</em></p>
<p><em>&#8220;Mısır ve Sûriye, pek genç iken, hayâlimdi;<br />
O ülkelerde gezerken kayıdsızım şimdi.<br />
Bu gözlerim, medeniyetlerin bıraktığını,<br />
Beş on yıl önce, görür müydü, böyle taş yığını?<br />
<strong>Bugünse yeryüzü hep madde, her ufuk maddî.<br />
Demek ki alemin artık göründü serhaddi.&#8221;</strong></em></p>
<p><strong><em>&#8220;Böyle bir dersi alan rûha vatan dar görünür;<br />
Dâimâ başka sefer, başka ufuklar görünür.&#8221;</em></strong></p>
<p><em>&#8220;Geniş kanatları boşlukta simsiyâh açılan<br />
Ve arkasından güneş doğmayan büyük kapıdan<br />
Geçince başlayacak bitmeyen sükûnlu gece.<br />
Gurûba karşı bu son bahçelerde, keyfince,<br />
<strong>Ya şevk içinde harâb ol, ya aşk içinde gönül!<br />
Ya lâle açmalıdır göğsümüzde yâhud gül.&#8221;</strong></em></p>
<p><em>&#8220;Yalnız bu katta mümkün olur dâimî uçuş.<br />
Her hamlesiyle, rûh, o çelikten kanatlı kuş,<br />
Ufkunda bir dakîka görünmeksizin kara,<br />
Hür gökte, hür denizde uçar, hür ufuklara.&#8221;</em></p>
<p><em>&#8220;Dünyâda sevilmiş ve seven nâfile bekler;<br />
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.<br />
Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden,<br />
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.&#8221;<br />
</em></p>
<p style="margin-left: 25px; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px;">
<p style="margin-left: 25px; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ezgi.murekkep.org/yahya-kemal/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TSM, Müzeyyen Senar ve Rakı Sofrası</title>
		<link>http://ezgi.murekkep.org/tsm-muzeyyen-senar-ve-raki-sofrasi</link>
		<comments>http://ezgi.murekkep.org/tsm-muzeyyen-senar-ve-raki-sofrasi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2009 07:45:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ezgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Necdet]]></category>
		<category><![CDATA[Şair]]></category>
		<category><![CDATA[Behçet Necatigil]]></category>
		<category><![CDATA[Bile Yazdı]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Süreya]]></category>
		<category><![CDATA[Dönülmez Akşamın Ufkundayız]]></category>
		<category><![CDATA[Edip Cansever]]></category>
		<category><![CDATA[Emel Sayın]]></category>
		<category><![CDATA[Emel Sayın Münir Nurettin Selçuk Söylüyor]]></category>
		<category><![CDATA[Münir Nurettin Selçuk]]></category>
		<category><![CDATA[Müzeyyen Senar]]></category>
		<category><![CDATA[Nazım Hikmet]]></category>
		<category><![CDATA[Rakı Sofrası]]></category>
		<category><![CDATA[Rindlerin Akşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Şiirleri Antolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Sanat Müziği]]></category>
		<category><![CDATA[TSM]]></category>
		<category><![CDATA[ya aşk içinde gönül]]></category>
		<category><![CDATA[Ya şevk içinde harâb ol]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Kemal Beyatlı]]></category>
		<category><![CDATA[Zeki Müren]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ezgi.murekkep.org/?p=1722</guid>
		<description><![CDATA[Rakı sofralarında Türk Sanat Müziği&#8217;nin ustalarını dinlemek insana çok büyük keyif verir. Rakı sofrasının önemi de muhabbetinden ve müziğinden ileri gelir. Muhabbet, rakı ve TSM pek de birbirinden ayrılmaz. Bir dönem lokallere, fasıllara epey gidiyorduk eğlenmek için. Fakat özellikle son dönemlerde ödediğiniz paranın karşılığını pek alamaz olduk. Ne yiyecekler iyi ne de müzik&#8230; Zaten asıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><img class="alignright size-medium wp-image-1750" title="raki3rz" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/06/raki3rz-300x224.jpg" alt="raki3rz" width="300" height="224" />Rakı sofralarında <strong>Türk Sanat Müziği&#8217;nin</strong> ustalarını dinlemek insana çok büyük keyif verir. Rakı sofrasının önemi de muhabbetinden ve müziğinden ileri gelir. <strong>Muhabbet, rakı ve TSM</strong> pek de birbirinden ayrılmaz.</em></p>
<p><em>Bir dönem lokallere, fasıllara epey gidiyorduk eğlenmek için. Fakat özellikle son dönemlerde ödediğiniz paranın karşılığını pek alamaz olduk. Ne yiyecekler iyi ne de müzik&#8230; Zaten asıl amaç güzel bir müzikle birlikte yemeği yemek &#8230; Biz de herhangi bir lokaldeki müziği beğenmez olunca artık pek gitmez olduk. Müzisyenler iyi olsa bile çalmıyorlar, fazla ara veriyorlar; çoğu toplulukta solist yok&#8230; Onun yerine evde toplanıp kendi sevdiğimiz müzikleri dinlemek daha iyi geliyor. Tabii tavsiye edebileceğiniz, bilmediğim, müzik açısından kaliteli, iyi bir lokal varsa  merakla bekliyorum.</em></p>
<p><em><span id="more-1722"></span></em><em>Yaşım gereği TSM&#8217;ne hakim değilim; ama severek dinlediğim az sayıda solist var. Bu solistler de zaten zamanın en büyükleri. Bazı eserler onlardan bir kez dinlendi mi kulak artık onları başkalarından dinleyemez oluyor. <strong>Müzeyyen Senar, Emel Sayın, Zeki Müren&#8230;</strong></em></p>
<p><em><img class="alignleft size-full wp-image-1752" title="105738" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/06/105738.jpg" alt="105738" width="272" height="204" />Ben özellikle <strong>Müzeyyen Senar&#8217;ın</strong> yorumuna karşı bir tutku içindeyim. Onun önceden ince ama son dönemlerindeki pes sesi, kendinden son derece emin hali, duru söyleyişi, içtenliği, efeliği ve parçaları abartı taşımadan, kendine söyler gibi yorumlaması, arada sırada kederli parçalara ufak iç çekişler eklemesi onu benim için diğer solistlerden ayırıyor. Ayrılması için çok daha fazla neden sayılabilir. İlk aklıma gelenler bunlar. Özellikle Atatürk&#8217;ün sevdiği parçalarla akla gelmesi ve Feraye gibi benim bayıldığım bir eseri o doğallığıyla söylemesi, hem Osmanlı hem de modern olması&#8230;</em></p>
<p><em><strong><img class="alignright size-medium wp-image-1751" title="raki-p05" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/06/raki-p05-300x213.jpg" alt="raki-p05" width="300" height="213" />Ormancı, Sarı Kurdelam Sarı, Feraye, Akşam Oldu Hüzünlendim Ben Yine, Yeşil Ördek Gibi, Benzemez Kimse Sana</strong> gibi eserleri ondan dinlemeye bayılıyorum. Rakı içtiğim an kulağıma Müzeyyen geliyor; Müzeyyen&#8217;i duyduğum anda da aklıma rakının tadı düşüyor.</em></p>
<p><em>Keşke diyorum ki kendisi hastalanmadan önce bir imkanını bulup da konserlerinin birine gidebilseydim&#8230; Bunu yapamadığım için çok üzgünüm. Yeniden sahnelere dönmesini umut edeceğiz; ama mümkün olmazsa da eski ve yeni kayıtlardan dinlemeye devam edeceğiz. Yeri gelmişken kendisini saygıyla anayım ve şifa dileyeyim. Modern saçıyla, sempatikliği ve ustalığıyla, rakıyısla, kendine güveniyle bir Cumhuriyet idolü ve koskoca bir ekol Müzeyyen Senar&#8230; Yaşsız, her zaman genç ve ölümsüz &#8230;<br />
</em></p>
<p><em><img class="alignleft size-medium wp-image-1753" title="110_424" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/06/110_424-300x263.jpg" alt="110_424" width="300" height="263" />Geçen gün bir arkadaşım bir albüme denk gelmiş. <strong>Emel Sayın&#8217;ın Timur Selçuk </strong>yönetimindeki batı müziği orkestrası ile sadece <strong>Münir Nurettin Selçuk&#8217;un</strong> eserlerini yorumladığı konser kayıtları&#8230; CD&#8217;yi ve DVD&#8217;yi müzik marketlerde bulabiliyorsunuz.Tahmin edersiniz ki bu kadar iyi bir yorum ve iyi bir düzenleme de ancak böyle profesyonellere yaraşır.</em></p>
<p><em>Bu konserlerde Emel Sayın&#8217;ın seslendirdiği eserler şunlar:</em></p>
<p><em><strong><span>Emel Sayın Münir Nurettin Selçuk Söylüyor</span></strong></em></p>
<ol>
<li><em><span>Sensiz Ey Şuh</span></em></li>
<li><em><span>Kandilli Yüzerken Uykularda</span></em></li>
<li><em><span>Ne Doğan Güne Hükmüm Geçer</span></em></li>
<li><em><span>Hatırla Maziyi</span></em></li>
<li><em><span>Aşıka Bağdat Sorulmaz</span></em></li>
<li><em><span>Bu Yıl Da Böyle Geçti</span></em></li>
<li><em><span>Kalamış</span></em></li>
<li><em><span>Senfonik Nihavend Longa</span></em></li>
<li><em><span>Segah İlahi</span></em></li>
<li><em><span>Aziz İstanbul</span></em></li>
<li><em><span>Bahçemde Açılmaz</span></em></li>
<li><em><span>Rindlerin Akşamı</span></em></li>
<li><em><span>Erdi Bahar</span></em></li>
<li><em><span>Kör Kuyular</span></em></li>
<li><em><span>Endülüs&#8217;te Raks</span></em></li>
<li><em><span>Otomobil Uçar Gider</span></em></li>
</ol>
<p><em><span><img class="alignleft size-medium wp-image-1754" title="munir_nurettin_selcuk" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/06/munir_nurettin_selcuk-200x300.jpg" alt="munir_nurettin_selcuk" width="200" height="300" />Zaten Emel Sayın&#8217;ın sesini herhangi bir vesileyle konuşacak değilim. Çok zor parçaları yine büyük doğallıkla ve hiç zorlanmadan seslendirmiş. Özellikle Rindlerin Akşamı&#8217;nda çarpılıyorsunuz. Düzenleme ise batı orkestrası sayesinde muhteşem olmuş. Aşıka Bağdat Sorulmaz yine çok zor ve başarıyla seslendirdiği diğer bir eser. Kalamış&#8217;ın da düzenlemesi yine çok başarılı. En iyisi alıp kendiniz dinlemeniz ve üstad Münir Nurettin Selçuk&#8217;u da bu şekilde yeniden anmanız&#8230;<br />
</span></em></p>
<p><em><strong><span>Fakat benim aklıma belki kaçıncı kez şu sözler takıldı: </span></strong></em></p>
<p><em><span>Aslında ne yazacaktım biliyor musunuz? <strong>Yahya Kemal Beyatlı&#8217;yı</strong>&#8230; Ama yazı büyüdü ve asıl amaç sonraki yazıya kaldı&#8230;En azından neden onunla ilgili yazacağımı dolaylı da olsa anlatmış oldum.</span></em></p>
<p><em><span> Sonraki yazıya kadar şu sözleri bir kez daha düşününüz:</span></em></p>
<p style="margin-left: 25px; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px;"><em><strong>Geniş kanatları  boşlukta simsiyâh açılan</strong></em></p>
<p style="margin-left: 25px; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px;"><em><strong>Ve arkasından güneş  doğmayan büyük kapıdan</strong></em></p>
<p style="margin-left: 25px; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px;"><em>Geçince başlıyacak  bitmeyen sükûnlu gece.</em></p>
<p style="margin-left: 25px; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px;"><em>Gurûba karşı bu son  bahçelerde, keyfince,</em></p>
<p style="margin-left: 25px; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px;"><em><strong>Ya şevk içinde harâb  ol, ya aşk içinde gönül!</strong></em></p>
<p style="margin-left: 25px; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px;"><em>Ya lâle açmalıdır  göğsümüzde yâhud gül.</em></p>
<p style="margin-left: 25px; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px; text-align: left;"><em>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</em></p>
<p style="margin-left: 25px; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px; text-align: left;"><em>Bu nasıl söz söylemektir? Nasıl anlayıştır?<br />
</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ezgi.murekkep.org/tsm-muzeyyen-senar-ve-raki-sofrasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eklemeden Geçilemeyen</title>
		<link>http://ezgi.murekkep.org/eklemeden-gecilemeyen</link>
		<comments>http://ezgi.murekkep.org/eklemeden-gecilemeyen#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2009 21:42:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ezgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[Alem]]></category>
		<category><![CDATA[Çuang-Tzu]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal Seyir]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat Enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[Zihin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ezgi.murekkep.org/?p=1433</guid>
		<description><![CDATA[Bir önceki yazımda bahsettiğim kitap sona erdi. Tüm kitabı özetle deseniz, eklemeyi asla geçiştiremediğim şu paragrafı yazmak çok anlamlı olur ve bu anlamlı sözler; tüm tasaların yok edilebileceğinin habercisi ve gerçeğidir : Alıntılar &#8211; 5 &#8211; &#8220;Bırakınız zihniniz (içinde arzuların izinin dahi bulunmadığı) Basitlik Mülkü&#8217;nde serazad (başı boş, akıldan kurtulmuş olarak) dolaşıp dursun. Hayat enerjiniz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><img class="size-medium wp-image-1441 alignright" title="delusional" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/04/delusional-300x245.jpg" alt="delusional" width="300" height="245" />Bir önceki yazımda bahsettiğim kitap sona erdi. Tüm kitabı özetle deseniz, eklemeyi asla geçiştiremediğim şu paragrafı yazmak çok anlamlı olur ve bu anlamlı sözler; tüm tasaların yok edilebileceğinin habercisi ve gerçeğidir :</em></p>
<p><strong>Alıntılar &#8211; 5 &#8211; </strong></p>
<p><strong><em>&#8220;Bırakınız zihniniz (içinde arzuların izinin dahi bulunmadığı) Basitlik Mülkü&#8217;nde serazad (başı boş, akıldan kurtulmuş olarak) dolaşıp dursun. Hayat enerjiniz sınırsız sükunet ile tevhid olup (birleşip) nefsinizin işe karışmasına izin vermeksizin hadisatın (olan biten şeylerin)doğal seyrini takip etsin. İşte o zaman bütün alem kendiliğinden yönetilecektir.&#8221;</em></strong></p>
<p style="text-align: right;"><em>Çuang Tzu, VII s. 294</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ezgi.murekkep.org/eklemeden-gecilemeyen/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lao-Tzu ve Gerçek İnsan</title>
		<link>http://ezgi.murekkep.org/lao-tzu-ve-gercek-insan</link>
		<comments>http://ezgi.murekkep.org/lao-tzu-ve-gercek-insan#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 2009 20:34:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ezgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[Alıntı]]></category>
		<category><![CDATA[İbn Arabi]]></category>
		<category><![CDATA[Çuang-Tzu]]></category>
		<category><![CDATA[Buddha]]></category>
		<category><![CDATA[Enaniyet]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçek İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[Konfüçyus]]></category>
		<category><![CDATA[Lao Tzu]]></category>
		<category><![CDATA[Lao-Tzu ve Çuang-Tzu'nun Mukayesesi]]></category>
		<category><![CDATA[Tao Te Çing]]></category>
		<category><![CDATA[Taoculuk'daki Anahtar Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toshihiko İzutsu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ezgi.murekkep.org/?p=1365</guid>
		<description><![CDATA[Gerçeğin ve ilimin sınırsızca tek kaynaktan, mekana ve zamana bağlı olmadan aktığı kesin. İlim nasıl olsa tek; ama farklı çağlardan ve farklı milletlerden çoğu zaman da çarpıtılarak süzülüyor. Bunların arkasındaki gerçeği bulmaksa, ne kadar çok şey bildiğinize bağlı olarak hem zorlaşıyor hem de kolaylaşıyor. Zamanla bilgiyi aldığınız kaynaklar ve takip edecekleriniz artıyor ve bilgi yavaş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><img class="size-medium wp-image-1392 alignright" title="tao-anahtar" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/04/tao-anahtar-189x300.jpg" alt="tao-anahtar" width="189" height="300" />Gerçeğin ve ilimin sınırsızca tek kaynaktan, mekana ve zamana bağlı olmadan aktığı kesin. İlim nasıl olsa tek; ama farklı çağlardan ve farklı milletlerden çoğu zaman da çarpıtılarak süzülüyor. Bunların arkasındaki gerçeği bulmaksa, ne kadar çok şey bildiğinize bağlı olarak hem zorlaşıyor hem de kolaylaşıyor. Zamanla bilgiyi aldığınız kaynaklar ve takip edecekleriniz artıyor ve bilgi yavaş yavaş büyüyor. Böylelikle bilginin tasnifi ve gerçeğe indirgenmesi zorlaşıyor. Belirli bir alışkanlıktan sonra ise safsatalar kolaylıkla eleniyor ve ne aradığınızı daha iyi bilir hale geliyorsunuz. </em></p>
<p><em>Bütün bunlar böyleyken vaktinde <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Toshihiko_Izutsu" target="_blank"><strong>Prof. Dr. Toshihiko İzutsu&#8217;nun</strong></a> kitaplarıyla tanıştım. Her ne kadar arkadaşlar arasında &#8220;bir kitap okudum hayatım değişti&#8221; söylemiyle dalga geçmemiz meşhur olsa da; bu kitaplar gerçekten de doğru okuyanın hayatını değiştirir nitelikte. Şimdi yine bunlardan birini okuyorum: <a href="http://www.ideefixe.com/Kitap/tanim.asp?sid=S1XODLXX7C5COLXUBXX2" target="_blank"><strong>Tao-culuk&#8217;daki Anahtar Kavramlar (İbn Arabi ile Lao-Tzu ve Çuang-Tzu&#8217;nun Mukayesesi)</strong></a> Bu kitabın içeriğinden uzun uzadıya bahsetmeyeceğim; zaten alınıp okunmayı fazlasıyla hakkeden bir kitap. </em><br />
<span id="more-1365"></span><br />
<em><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-1394" title="lao-tzu" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/04/lao-tzu-189x300.jpg" alt="lao-tzu" width="189" height="300" />Lao-Tzu</strong> ve <strong>Çuang-Tzu</strong>, <strong>Konfüçyüs</strong> döneminden biraz sonra Çin&#8217;de yaşadıkları varsayılan iki bilge. Aydınlanmaları <strong>Buddha&#8217;nın</strong> aydınlanmasına son derece benzer nitelikte ve dönem olarak da onun dönemine oldukça yakın. Ancak kesin bir tarih verilemiyor. (M.Ö. 550-230) Bu dönemde yazılmış ve <strong>Lao Tzu&#8217;ya</strong> ait olduğu düşünülen <strong>Tao Te Çing&#8217;ten</strong> seçme bir iki alıntıyı yazmak isterim:</em></p>
<p><em>Bilgi demişken, zihnin &#8220;yargıda bulunmaya yarayan&#8221; faaliyetinin yardımcısı olan bilgi; ilmi bulan insanların pek sevmedikleri şeylerin başında geliyor. Para gibi, &#8220;yanlış yorumlanan ve kullanılan&#8221; bilginin de kişiye <a href="http://seslisozluk.com/?word=enaniyet&amp;ssQBy=0"><strong>&#8220;enaniyet&#8221;</strong></a> kazandırdığına inanıyorlar. Sizi daha fazla oyalamadan kitaptaki alıntılarla başbaşa bırakayım: </em></p>
<p><strong><img class="size-thumbnail wp-image-1393 alignright" title="toshihiko-izutsu" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/04/toshihiko-izutsu-150x150.jpg" alt="toshihiko-izutsu" width="150" height="150" />Alıntılar &#8211; 4</strong></p>
<ul>
<li><span style="color: #55063d;">Eğer azıcık bir şey &#8220;bilme&#8221; durumunda olsam, Büyük Yolda (yani Tao yolunda) yürüyor olsam dahi, bu (bilgi) benim yoldan sapmam için büyük bir tehlikedir. Büyük yollar doğal olarak düzeyli ve emindirler; ama her nedense insanlar hep patikaları seçmişlerdir.</span></li>
<li><span style="color: #55063d;">Kutsal insanın sabit kılınmış zihni olmaz. O, insanların zihinlerini kendi zihni kılar. Onun ilkesi: &#8220;İyi olana iyi imiş gibi muamele ederim; ama iyi olmayanlara bile iyi imiş gibi muamele ederim.(Niçin mi böyle bir tavır takınırım?)Çünkü tabiatı gereği her şey iyidir. Samimi kimseye samimi imiş gibi muamele ederim.(Niçin mi böyle bir tavır takınırım?)Çünkü tabiatı gereği her şey samimidir.Böylece bu dünyada yaşamakta olan &#8220;gerçek insan&#8221; esnek bir tavır takınarak her şeye karşı kendi zihnini bir <a href="http://seslisozluk.com/?word=herc%C3%BCmer%C3%A7&amp;ssQBy=0" target="_blank">hercümerce</a> tabi tutar. Alelade kimse ise nesneleri tefrik edebilmek (ayırabilmek) için gözünü kulağını dört açar. &#8220;Gerçek insan&#8221; bunun aksine her konuda bebek gibi davranır.&#8221;</span></li>
<li><span style="color: #55063d;">Hayatı öldürmüş olan ölmez. Yaşayan her şeye Hayat vermiş olan yaşamaz. Her şeyi defetmek ve her şeyi nezaketle karşılamak onun tabiatıdır. O&#8217;nun tahrip etmediği şey yoktur. O&#8217;nun mükemmel yapmadığı hiç bir şey yoktur. Bu açıdan O&#8217;na Gürültülü-Sükunet denir. Bu Gürültülü-Sükunet ismi O&#8217;nun (yani Tao&#8217;nun) bütün nesneleri kargaşa ve çalkantıya düçar ettikten sonra Sükunet&#8217;e sevketmesine delalet etmektedir.<img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1395" title="path_to_tao_scr" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/04/path_to_tao_scr-150x150.jpg" alt="path_to_tao_scr" width="150" height="150" /></span></li>
<li><span style="color: #4d043e;"><span style="color: #55063d;">Ölmek ve yaşamak, var olmak ve yok olmak, belaya düçar olmak ve yıldızı parlamak, fakir olmak ve zengin olmak, zeki olmak ve beceriksiz olmak, gözden düşmek ve itibarlı olmak, aç kalmak ve susuz olmak, sıcaktan ve soğuktan müzdarip olmak, bütün bunlar <a href="http://seslisozluk.com/?word=kevni&amp;ssQBy=0" target="_blank">kevni</a> şeylerin sürekli değişimlerinden başka bir şey olmayıp Kader&#8217;in fasılasız işlediği nakışların sonuçlarıdır. Bütün bunlar gözlerimizin önünde birbirlerinin yerlerine ikame olmaktadır ama hiç kimse zihni aracılığı ile bunları gerçek menşe&#8217;lerine kadar takip edememektedir. Bununla beraber bu değişikliker (dönüşüm ile vahdet halinde olmasından ötürü zihnini tamamen boşaltmış bir insan için) rahatsız edecek kadar ne güçlüdürler; ne de bunlar (böyle bir kimsenin) en deruni(gönülden, içten) hazinesine dühul (dahil olma)</span> edebilirler.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: right;"><em>(Lao Tzu, Çuang-Tzu ve Tao Te Çing&#8217;ten M.Ö. 4.yy)</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ezgi.murekkep.org/lao-tzu-ve-gercek-insan/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Düşünce</title>
		<link>http://ezgi.murekkep.org/dusunce</link>
		<comments>http://ezgi.murekkep.org/dusunce#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2009 22:12:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ezgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Mme Jeanne Roland]]></category>
		<category><![CDATA[P.J. Bailey-Festus]]></category>
		<category><![CDATA[Victor Hugo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ezgi.murekkep.org/?p=1361</guid>
		<description><![CDATA[Alıntılar &#8211; 3 Hiçbir ordu, zamanı gelmiş bir düşünceye karşı koyamaz. Victor Hugo Düşüncelerle karşılaşınca, zayıflar korkar, aptallar karşı gelir, akıllılar karar verir, ustalar yönetir. Mme Jeanne Roland Büyük düşünceler, büyük işler gibidir. Onların da davula ihtiyaçları yoktur. P.J. Bailey-Festus]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Alıntılar &#8211; 3</strong></p>
<p style="text-align: center;"><em>Hiçbir ordu, zamanı gelmiş bir düşünceye karşı koyamaz. </em><br />
<em> <strong> Victor Hugo</strong></em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Düşüncelerle karşılaşınca, zayıflar korkar, aptallar karşı gelir, akıllılar karar verir, ustalar yönetir. </em><br />
<em> <strong>Mme Jeanne Roland</strong></em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Büyük düşünceler, büyük işler gibidir. Onların da davula ihtiyaçları yoktur.</em><br />
<em> <strong>P.J. Bailey-Festus</strong><br />
</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ezgi.murekkep.org/dusunce/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Dostun Varsa&#8230;</title>
		<link>http://ezgi.murekkep.org/bir-dostun-varsa</link>
		<comments>http://ezgi.murekkep.org/bir-dostun-varsa#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2009 10:12:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ezgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Şans]]></category>
		<category><![CDATA[Dost]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Geçirmek]]></category>
		<category><![CDATA[Kavram]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ezgi.murekkep.org/?p=1329</guid>
		<description><![CDATA[Alıntılar &#8211; 2 &#8220;Bir dostun varsa şanslısın; İki dostun varsa çok şanslısın. Üç dostun varsa dostluk kavramını gözden geçir.&#8221; (Hala sözü ilk olarak kimin sarf ettiğini bulamadığımdan, anonim diyorum&#8230;)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1334" title="calli-chinese-painting-on-shuen" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/04/calli-chinese-painting-on-shuen-150x150.png" alt="calli-chinese-painting-on-shuen" width="150" height="150" /></p>
<p><strong>Alıntılar &#8211; 2<br />
</strong></p>
<p><em>&#8220;Bir dostun varsa şanslısın;</em><br />
<em>İki dostun varsa çok şanslısın.</em><br />
<em>Üç dostun varsa dostluk kavramını gözden geçir.&#8221;</em></p>
<p style="text-align: right;">
<p style="text-align: right;"><em>(Hala sözü ilk olarak kimin sarf ettiğini bulamadığımdan, anonim diyorum&#8230;)<br />
</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ezgi.murekkep.org/bir-dostun-varsa/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Keyif ve Hayal</title>
		<link>http://ezgi.murekkep.org/keyif-ve-hayal</link>
		<comments>http://ezgi.murekkep.org/keyif-ve-hayal#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2009 10:11:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ezgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Dönüşmek]]></category>
		<category><![CDATA[Değerli Kılmak]]></category>
		<category><![CDATA[George Bernard Shaw]]></category>
		<category><![CDATA[Hayal]]></category>
		<category><![CDATA[Hayal Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Hayal Kurmak]]></category>
		<category><![CDATA[Keyif]]></category>
		<category><![CDATA[Keyif Almak]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ezgi.murekkep.org/?p=1347</guid>
		<description><![CDATA[Alıntılar &#8211; 1 &#8220;Yaşamı değerli yapan aldığımız keyif değildir; yaşamdır keyif almayı değerli kılan.&#8221; &#8220;Hayal etmek yaratmanın başlangıcıdır. Ne istediğinizi hayal edersiniz, hayal ettiğiniz şeyi istersiniz, hayal ettiğinize dönüşürsünüz ve sonunda istediğinizi yaratırsınız.&#8221; George Bernard Shaw (1856-1950)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-medium wp-image-1350 alignright" title="picrisdhokusai-713950" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/04/picrisdhokusai-713950-133x300.jpg" alt="picrisdhokusai-713950" width="133" height="300" /></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Alıntılar &#8211; 1</strong></p>
<p style="text-align: center;"><em>&#8220;Yaşamı değerli yapan aldığımız keyif değildir; yaşamdır keyif almayı değerli kılan.&#8221;</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>&#8220;Hayal etmek yaratmanın başlangıcıdır. Ne istediğinizi hayal edersiniz, hayal ettiğiniz şeyi istersiniz, hayal ettiğinize dönüşürsünüz ve sonunda istediğinizi yaratırsınız.&#8221;</em></p>
<p style="text-align: center;"><em><strong>George Bernard Shaw (1856-1950)</strong><br />
</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ezgi.murekkep.org/keyif-ve-hayal/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Duyuru</title>
		<link>http://ezgi.murekkep.org/duyuru</link>
		<comments>http://ezgi.murekkep.org/duyuru#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2009 10:10:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ezgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Ezgi'nin Günlüğü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ezgi.murekkep.org/?p=1340</guid>
		<description><![CDATA[Bundan böyle çok sevdiğim özlü sözleri buradan paylaşmaya başlıyorum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em></em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Bundan böyle çok sevdiğim özlü sözleri </em><br />
<em> buradan paylaşmaya başlıyorum.<br />
</em></p>
<p style="text-align: center;"><em><img class="aligncenter size-thumbnail wp-image-1342" title="8500" src="http://ezgi.murekkep.org/wp-content/uploads/2009/04/8500-150x150.jpg" alt="8500" width="150" height="150" /><br />
</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ezgi.murekkep.org/duyuru/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

