İstanbul Keyfi
Yahya Kemal demiş ki; “İstanbul’u sevmezse gönül, aşktan ne anlar?”
İnsan gerçekten de boğaza gezintiye çıkınca İstanbul’un mavi sularına tekrar tekrar aşık olabiliyor.
Babamın arkadaşlarından birisi vaktinde, epey gençken Yahya Kemal’in bulunduğu sofralardan birinde bulunmuş. Yahya Kemal’in yanında bir hanım varmış. İlerleyen saatlerde Yahya Kemal’e sormuş: “Beni seviyor musun?” Ve tam bir İstanbul aşığı olan, kalbi hemen her zaman bu şehir için atan Yahya Kemal; “Sen benim İstanbul’umsun” diye cevaplamış. Ne olsa beğenirsiniz? Hanım bu sözü pek idrak edememiş. Bu sebepten de Yahya Kemal kendisinden ayrılmış. İnsan üzülüyor tabii, bir çok kadın çöl gibi adamlarla idare etmek durumundayken kimileri deryaları bulmuş olup neyi bulduğunun farkında olmuyor… Bu konu apayrı bir mesele…
Asıl diyeceğim; geçenlerde Rumelihisarı’na gittim. Bilirsiniz orda kafelerin epey yoğun olduğu bir yer vardır. Biz ise sadece tesadüfen Lokma Kafe’ye girdik. İlk defa gittiğim bir yerdi.
Manzarası, içecekleri ve yiyecekleri gerçekten harika. Sabah saatlerinde kahvaltıya gidecek olursanız iyice şanslı ve tenha saatlere denk gelirsiniz. Karşınızda masmavi boğaz… Gördüğünüz bu fotoları da orada otururken çektim. Büyütmek için tıklayınız.
Tam acıkmamış olduğumdan aromalı bir kahve içtim önce. Eğer diğerleri de benim tercihim gibiyse kahveleri genel olarak pek leziz demektir. Açlık bastırınca menüye bir göz attım ve fajita yemeğe kadar verdim. Servis son derece doyurucu ve lezzetli idi. Bunun üzerine de denemek için Kakuleli Türk Kahvesi aldım. Bu arada fiyatlar da manzara ve yiyecek kalitesi dahil edildiğinde oldukça uygun. Yediğim, içtiğim ve gördüğüm her şeyi beğendim. İmkanınız varsa özellikle sevgilinizi alıp gidin. Sonra kimse demedi demeyin.
Bir diğer tavsiye: Beşiktaş’ta Noodle adında bir noodle’cı açıldı. Henüz çok yeni bir yer. Bir kaç ay sonra daha oturmuş bir yer olabilir. Burada yediğim noodle, şu ana kadar yediğim en iyi noodle olabilir. Balık Pazarı’ndan Sinanpaşa Pasajı’na giderken az ilerisinde sağda bulunmakta. Belki geçerken uğrama imkanı bulabilirsiniz.
İyi gezmeler ve afiyet olsun.
Bu güzel ayların ve şehrin tadını çıkarmak lazım…

Haziran 23rd, 2009 at 16:10
Noodle’cıya kesin giderim bak
Fajita da süper gözüküyor. Tam da rejim yapmaya karar vermişkene yapılır mı bu Ezgi yav!
Haziran 23rd, 2009 at 16:13
Noodlecıya hep gidersiniz Ender, Rumelihisarına gidin. C.tesi erkenden yola çıkın.
Harika fotolar da çekersin. Ve fajita kaynar şekilde geliyor önüne. Leziz.
Hem rejim mejim hikaye bunlar.