Haz
13
2009
Eskiden çok şiir okurdum gibi komik bir cümleyle yazıma başlamak istiyorum; ama evet, okurdum. En çok Cemal Süreya, Edip Cansever, Nazım Hikmet, Behçet Necatigil severim. Bunun yanında Türk Şiirleri Antolojisi (Ahmet Necdet) isimli seçme bir kitap, bana Türk Şiirini oldukça sevdirdi. O zamanlar hiç duymadığım şairleri ve tanınmadık iyi şiirleri bu kitap sayesinde keşfettim desem yalan olmaz. Kötü şiirlerle şiir okumaya başlayanlar genelde şiirden nefret eder. Benim başıma hiç böyle bir şey gelmedi. Bu sebepten size Ahmet Necdet’in bu şiir antolojisini tavsiye ederim. İçindeki şiirler; tarihin de, sözün de özünün özü…
Belli bir zamandan sonra da şiir konusunda Türkiye’de bana kalırsa bir boşluk oluştu. Umarım bu durum da yavaş yavaş değişir. Şimdi az ama öz yazıları, kısa cümlelerle ifade edilen derin anlamları pek göremiyoruz. Şiir yazmak için çok şey söylenebilir; ama bu konudaki en önemli yol gösterme işlerinden birini usta Behçet Necatigil bizzat “Bile Yazdı” kitabında yapmıştır.
Okumaya devam edin
1 yorum | etiketler: Ahmet Agah, Ahmet Necdet, Şair, Şiir, İdrak, Behçet Necatigil, Bile Yazdı, Cemal Süreya, Cumhuriyet Dönemi Şairleri, Dönülmez Akşamın Ufkundayız, Edebiyat, Edip Cansever, Emel Sayın, Kültür, Münir Nurettin, Müzeyyen Senar, Nazım Hikmet Ran, Orhan Veli, Rindlerin Akşamı, Sessiz Gemi, Türk Şiirleri Antolojisi, Vefa Lisesi, Yahya Kemal Beyatlı | konular Alıntılar, Edebiyat, Kültür, Şiir
Mar
10
2009
“İyice yaklaştı bana büyük karanlık.
Artık ne kibri nazırın, ne katibin şakşağı.
Tas tas ışık döküyorum başımdan aşağı,
Güneşe bakabiliyorum gözüm kamaşmadan.”
Nazım Hikmet Ran, Son Otobüs
Irvin D. Yalom, her ne kadar hasta-doktor ilişkisini zayıflatacak şekilde hasta gizliliğine önem vermediği düşünüldüğünden eleştirilse de yıllardır biriktirdiği önemli deneyimleri, meslektaşı olan-olmayan herkes tarafından önemsenmeli. Özellikle son kitabı Güneşe Bakmak-Ölümle Yüzleşmek‘te artık terapi hikayelerini anlatmaktan çıkmış, kendi korkularıyla ilgili olarak son derece açık olmuş, kendini dışarıya karşı korumaktan çok açıkça ölüm korkusunun nasıl üstesinden gelmeye çalıştığını anlatmış.
Kişisel ilgi alanım olduğu için, psikoloji kitaplarını oldukça severek okuyorum. Çok uzun süredir bir çok sanat dalında “gerçeklik” bana “kurgu”dan daha iyi ve geliştirici geliyor. Özellikle Irvin Yalom’ un kitapları benim için oldukça özel ve neredeyse tamamını bitirmemiş olmamın nedeni, ‘olur da başka kitap yazmaz da okuyamam’ korkusudur.
Okumaya devam edin
1 yorum | etiketler: Anksiyete, Ölüm Korkusu, Ölümle Yüzleşmek, Büyük Karanlık, Bilişsel Davranışçı Görüş, Edebiyat, Existential Psycotherapy, Freudyen Görüş, Güneşe Bakmak, Gerçeklik, Irvin D. Yalom, Kurgu, Metafor, Nazım Hikmet Ran, Nevroz, Nevroz Sebepleri, Obje İlişkileri Görüşü, Psikofarmolojik Görüş, Psikoloji, Psikoloji Kitabı, Ruhtaki İyileşme, Sav, Sigmund Freud, Somut, Son Otobüs, Staring At The Sun Overcoming The Terror Of Death, Terapi, Travmatik, Varoluşçu Psikoterapi, Varoluşçuluk | konular 2009, Edebiyat, Kitap, Nesir, Psikoloji