AÅŸk-Elif Åžafak
Kızgınlıkla hayranlık arasında bir yerde sıkıştım kaldım. Daha önce Elif Åžafak’ın herhangi bir romanını okumuÅŸluÄŸum yoktu. Ortaokulda zorla okuttukları eski Türk romancılarının insanı bedbaht eden hikayelerinden olacak; uzun süredir yaklaÅŸmıyorum Türk yazarlara. Kaldı ki zaten roman okumak pek keyif vermiyor bana. Okuduklarım varsa yoksa ilme katkı saÄŸlasın, ilerletsin; kurguya dokunmasın gerçek olsun.
Bir arkadaşım ısrarla “okumalısın” dedi bu kitabı. Konusunun Mevlana ve Åžems’in dostluÄŸu olduÄŸunu öğrenince istek duymadım deÄŸil; ama diyorum ya roman okuyacağıma genellikle ansiklopedik bilgileri tercih ederim ben. Yanlış bir ÅŸey bulaÅŸmasın öğreneceklerime diye. Ya da yüzeysel anlatımlar, doÄŸru bildiklerimle çeliÅŸmesin diye. Lakin kitap hediye edilince ve bir kaç sayfasını okuyunca durduramadım okumayı. Su gibi akışıyla kitap anında bitirtti kendini. Okumaya devam edin