Şub 28 2009

Egoizm ve Narsisizm Üzerine

Benlik, ben-merkezcilik, bencillik, egoizm ve narsisizm üzerine konuşmadan evvel, hemen herkesin aşina olduğu id, ego ve süperego kavramlarına basitçe bir göz atmakta fayda var; çünkü Sigmund Freud‘ un psikolojiye kazandırdığı bu kavramlar, içsel oluşumlarla dış gerçeklikler arasında çelişkiye düşüldüğünde oluşan sorunların açıklamasını oldukça işlevsel bir şekilde basitleştirmekte ve hatta tüm problemlerin açıklanmasında adeta bir fonksiyon görevini görmektedir.

freudhh0“Nevrozların oluşumundan ego ve idin arasındaki uyuşmazlık; narsisistik nevrozların oluşmasından ego ve süperegonun uyuşmazlığı; psikozların oluşumundan ise ego ve dışsal dünyanın uyuşmazlığı sorumlu tutulabilir.”

Freud, “Neurosis and Psychosis” (1923)

Çok basit ve kabaca ifade etmek gerekirse id, değiştirilmemiş ve düzenlenmemiş içgüdüsel istekleri ifade eder. Organize olmuş ve realize olmuş gerçekçi kısım ise ego tarafından yönetilir. Eleştiri, ahlaki ve toplumsal uyum fonksiyonu ise süperego tarafından yönlendirilir. Üç temel fonksiyonun çatışması, düzenin birbirine girmesine ve bu da nevrozların oluşumuna sebebiyet verir. Ego, elbette ki hayvansal güdüler ve saf istekle, dış gerçeklik ve topluma uyum bağlantısını sağlayan bir köprü gibidir. Dolayısıyla aslında bir “denge” unsuru olup, Latince’de geçen anlamı ile “ben”, “benlik” ve “kendilik”i ifade eder. Psikolojideki yeri; açığa çıkan,  zevk temelli,  ısrarcı “temel enerji”nin çıkış noktası olan idin vicdani düzenlemesi olmasıdır. narcissus2“Egoyu yenmek” gibi ifadeler kullanırken hata yapılıyor. İfade edilmek istenen şey, ne toplumsal ya da dış gerçekliğe aşırı önem atfedip kendi temel ilkil içgüsel isteklerini bastırmak; ne de içgüdüsel isteklerini hiç bir belirleyici dış realiteyi umursamadan serbest bırakmak. Kastedilen, bu dengenin farkında olmak olsa olsa egonun farkına varmak olabilir. Burada yanlış olarak ifade edilen konunun özü, kişinin gereğinden fazla olan (sağlıksızlaşmış) bencilliğini ya da rahatsız edici benmerkezciliğini yok ederek dış dünyaya ve gerçekliğe uyum sağlayabilir olması gerekliliğidir. Okumaya devam edin


Şub 27 2009

Kişilik Bozuklukları

Amerikan Psikiatri Birliği’ ne göre (American Psyhchiatric Association): Kişilik bozukluğu, bireyin içsel deneyiminin ya da davranışlarının yaygın ve kalıcı olarak, bireyin kültürünün beklentilerine uymaması durumudur. 200316042-001Başka bir deyişle, toplumun genel beklentilerine uymaması durumu olarak da tanımlanabilir. Bu durum, hem uzun dönemde kendini göstermeli hem de kişinin sosyal yaşamını büyük ölçüde sekteye uğratır hale gelmiş olmalıdır. 18 yaşın altındakiler için (en az bir yıldır devam eden bir durum yoksa) özellikle antisosyal kişilik bozukluğu için tanı konulamaz. Kişilik bozukluğunun sebebi çevresel ya da kalıtsal olabilir. Belirme nedenleri, yetişkinliğin ilk dönemlerine ve ergenliğe, nadir olarak da çocukluğa kadar uzanır. Okumaya devam edin