AÄŸu 9 2009

Darkness, Darkness, Be My Pillow…

Aklıma geldi; ne güzel ÅŸarkıdır “Darkness Darkness”; önce buyrun burdan ve Robert Plant’ten dinleyin; sonra da benim derdime, tasama geçeriz…

Robert Plant Darkness Darkness

Robert PlantDarkness, Darkness, be my pillow, Take my head and let me sleep
In the coolness of your shadow, In the silence of your deep
Darkness, darkness, hide my yearning, For the things I cannot see
Keep my mind from constant turning, To the things I cannot be
Darkness, darkness, be my blanket, cover me with the endless night
Take away the pain of knowing, fill the emptiness with light
Emptiness with light now

Darkness, darkness, long and lonesome, Is the day that brings me here
I have felt the edge of sadness, I have known the depths of fear
Darkness, darkness, be my blanket, Cover me with the endless night
Take away this pain of knowing, Fill this emptiness with light now
Emptiness with light now

Darkness, darkness, be my blanket, cover me with the endless night
Take away this pain of knowing, fill this emptiness with light now
Oh with light now.
Darkness, Darkness, be my pillow, Take my head and let me sleep
In the coolness of your shadow, In the silence of your deep
In the silence of your deep
In the – oh oh yeah
In the summer baby
come on come on come on baby…

İçimden yine yalnızca gitmek üzerine bir şeyler yazmak  gelse de ne bu istek ne de bu konudaki yazma isteğim biteceğinden bu isteğe bir gem vurmak mecburiyetindeyim. Hem bana yine bir yolculuk görünüyor. Ne kadar şaşırtıcı değil mi? Bunun bir dışarıya olanı var; ki artık dış yolculuklardan bunaldım. İçeri yapılanının ise sürekli devam ettiğini söylememe gerek de yok tabii.
Okumaya devam edin


May 8 2009

Ne Biliyoruz Ki?

Kibirli Amerikalının “Yüzeysel” Sentezi

bleep_lg

Bir kaç haftadır bir şey yazamıyor olma nedenim ilgilendiğim konuların başka bir açılımıyla onları yeniden değerlendiriyor oluşum ve yazdığım şeyleri tekrar etmekten kaçınıyor oluşum.

Kısaca izlediÄŸim iki “belgeselimsi”den bahsetmek istiyorum.  Aslında üç : What The Bleep We Know, What The Bleep Down The Rabbit Hole ve çıktığı dönem en çok satanlardan olan ve filmi çekilen The Secret. İlk ikisini duymayan çoktur ama üçüncüsünü hemen herkes duymuÅŸtur diye tahmin ediyorum.
Okumaya devam edin


Nis 15 2009

Lao-Tzu ve Gerçek İnsan

tao-anahtarGerçeğin ve ilimin sınırsızca tek kaynaktan, mekana ve zamana bağlı olmadan aktığı kesin. İlim nasıl olsa tek; ama farklı çağlardan ve farklı milletlerden çoğu zaman da çarpıtılarak süzülüyor. Bunların arkasındaki gerçeği bulmaksa, ne kadar çok şey bildiğinize bağlı olarak hem zorlaşıyor hem de kolaylaşıyor. Zamanla bilgiyi aldığınız kaynaklar ve takip edecekleriniz artıyor ve bilgi yavaş yavaş büyüyor. Böylelikle bilginin tasnifi ve gerçeğe indirgenmesi zorlaşıyor. Belirli bir alışkanlıktan sonra ise safsatalar kolaylıkla eleniyor ve ne aradığınızı daha iyi bilir hale geliyorsunuz.

Bütün bunlar böyleyken vaktinde Prof. Dr. Toshihiko İzutsu’nun kitaplarıyla tanıştım. Her ne kadar arkadaÅŸlar arasında “bir kitap okudum hayatım deÄŸiÅŸti” söylemiyle dalga geçmemiz meÅŸhur olsa da; bu kitaplar gerçekten de doÄŸru okuyanın hayatını deÄŸiÅŸtirir nitelikte. Åžimdi yine bunlardan birini okuyorum: Tao-culuk’daki Anahtar Kavramlar (İbn Arabi ile Lao-Tzu ve Çuang-Tzu’nun Mukayesesi) Bu kitabın içeriÄŸinden uzun uzadıya bahsetmeyeceÄŸim; zaten alınıp okunmayı fazlasıyla hakkeden bir kitap.
Okumaya devam edin