AÄŸu 9 2009

Darkness, Darkness, Be My Pillow…

Aklıma geldi; ne güzel ÅŸarkıdır “Darkness Darkness”; önce buyrun burdan ve Robert Plant’ten dinleyin; sonra da benim derdime, tasama geçeriz…

Robert Plant Darkness Darkness

Robert PlantDarkness, Darkness, be my pillow, Take my head and let me sleep
In the coolness of your shadow, In the silence of your deep
Darkness, darkness, hide my yearning, For the things I cannot see
Keep my mind from constant turning, To the things I cannot be
Darkness, darkness, be my blanket, cover me with the endless night
Take away the pain of knowing, fill the emptiness with light
Emptiness with light now

Darkness, darkness, long and lonesome, Is the day that brings me here
I have felt the edge of sadness, I have known the depths of fear
Darkness, darkness, be my blanket, Cover me with the endless night
Take away this pain of knowing, Fill this emptiness with light now
Emptiness with light now

Darkness, darkness, be my blanket, cover me with the endless night
Take away this pain of knowing, fill this emptiness with light now
Oh with light now.
Darkness, Darkness, be my pillow, Take my head and let me sleep
In the coolness of your shadow, In the silence of your deep
In the silence of your deep
In the – oh oh yeah
In the summer baby
come on come on come on baby…

İçimden yine yalnızca gitmek üzerine bir şeyler yazmak  gelse de ne bu istek ne de bu konudaki yazma isteğim biteceğinden bu isteğe bir gem vurmak mecburiyetindeyim. Hem bana yine bir yolculuk görünüyor. Ne kadar şaşırtıcı değil mi? Bunun bir dışarıya olanı var; ki artık dış yolculuklardan bunaldım. İçeri yapılanının ise sürekli devam ettiğini söylememe gerek de yok tabii.
Okumaya devam edin


AÄŸu 2 2009

İstanbul’un Karşılıksız AÅŸkı

Artık eminim. İstanbul platonik bana.

Niye bırakmasın yoksa peşimi?

Hazirandan beri; taaa hazirandan beridir gitmeye çalışıyorum burdan. Olmuyor.

Çoğunlukta kötü haberlere bağlı olarak burda kalıp duruyorum. Gidemiyorum.

Gitmeyi çok istediğimden olabilir mi? Olabilir; bilemiyorum.

Dışardan gezmedeyim, keyifteyim gibi görünüyor ya; değilim.

Yaşa gitsin diyorum kendime; şükür de öyleyse.

IMG_7569

Sarıyer'in sırtlarından bir görünüm Temmuz 09



Haz 13 2009

Yahya Kemal…

yahya_kemal_beyatliEskiden çok ÅŸiir okurdum gibi komik bir cümleyle yazıma baÅŸlamak istiyorum; ama evet, okurdum. En çok Cemal Süreya, Edip Cansever, Nazım Hikmet, Behçet Necatigil severim. Bunun yanında Türk Åžiirleri Antolojisi (Ahmet Necdet) isimli seçme bir kitap, bana Türk Åžiirini oldukça sevdirdi. O zamanlar hiç duymadığım ÅŸairleri ve tanınmadık iyi ÅŸiirleri bu kitap sayesinde keÅŸfettim desem yalan olmaz. Kötü ÅŸiirlerle ÅŸiir okumaya baÅŸlayanlar genelde ÅŸiirden nefret eder. Benim başıma hiç böyle bir ÅŸey gelmedi. Bu sebepten size Ahmet Necdet’in bu ÅŸiir antolojisini tavsiye ederim. İçindeki ÅŸiirler; tarihin de, sözün de özünün özü…

Belli bir zamandan sonra da ÅŸiir konusunda Türkiye’de bana kalırsa bir boÅŸluk oluÅŸtu. Umarım bu durum da yavaÅŸ yavaÅŸ deÄŸiÅŸir. Åžimdi az ama öz yazıları, kısa cümlelerle ifade edilen derin anlamları pek göremiyoruz. Åžiir yazmak için çok ÅŸey söylenebilir; ama bu konudaki en önemli yol gösterme iÅŸlerinden birini usta Behçet Necatigil bizzat “Bile Yazdı” kitabında yapmıştır.

Okumaya devam edin


Haz 12 2009

TSM, Müzeyyen Senar ve Rakı Sofrası

raki3rzRakı sofralarında Türk Sanat MüziÄŸi’nin ustalarını dinlemek insana çok büyük keyif verir. Rakı sofrasının önemi de muhabbetinden ve müziÄŸinden ileri gelir. Muhabbet, rakı ve TSM pek de birbirinden ayrılmaz.

Bir dönem lokallere, fasıllara epey gidiyorduk eÄŸlenmek için. Fakat özellikle son dönemlerde ödediÄŸiniz paranın karşılığını pek alamaz olduk. Ne yiyecekler iyi ne de müzik… Zaten asıl amaç güzel bir müzikle birlikte yemeÄŸi yemek … Biz de herhangi bir lokaldeki müziÄŸi beÄŸenmez olunca artık pek gitmez olduk. Müzisyenler iyi olsa bile çalmıyorlar, fazla ara veriyorlar; çoÄŸu toplulukta solist yok… Onun yerine evde toplanıp kendi sevdiÄŸimiz müzikleri dinlemek daha iyi geliyor. Tabii tavsiye edebileceÄŸiniz, bilmediÄŸim, müzik açısından kaliteli, iyi bir lokal varsa  merakla bekliyorum.

Okumaya devam edin


Nis 9 2009

Evvel Ahir

tarabya

Dün itibariyle ÅŸehir merkezinden biraz uzaklara kaçma fırsatı yakaladım ve Tarabyaüstü’nde oturan bir arkadaşıma gittim. ÇocukluÄŸumu bilen bir arkadaşımdı ve tanıştığımızdan beri çok zaman geçmiÅŸti. Temel deÄŸiÅŸiklik büyümüş olmamızdı ki daha nesnel ÅŸekilde bakarsak; aslında yaÅŸlanmıştık. Onun artık Lucia adlı çok sevimli bir köpeÄŸi vardı. Önemli farklardan biri buydu sanki. Zira konuÅŸmaya baÅŸlayınca bir çok ÅŸeyin aynı kaldığı duygusu sardı ve göze çarpan deÄŸiÅŸiklik ancak bu olabildi.
Okumaya devam edin


Nis 1 2009

Adem Olan Anlar

Adem bu; yaratılışı bir zorunluluktu. Mitolojiye katkı deÄŸil…

intro_uw_adameva_gAdem bunu hiç bilmedi. İki ayağının üzerine kalktı dosdoÄŸru; ki nasıl yaptığı da bir muammaydı. İlk adımını atabildiÄŸinden beri, gezmek istedi hep. Bir gururla yürüdü yeryüzünde. “HakkedilmemiÅŸ gurur”du çoÄŸunlukla. Gururlu olmak kötüyse, hakkedilmeli miydi gurur? Elbette hakkedilmeliydi gurur dediÄŸin. İnsan dediÄŸin dik yürümeli; bu kesin. Adem’le aynı fikirde olduÄŸum nadir konulardan birisi bu. Yine de sanırım sebeplerimiz farklı, aynı olan “kanı”mızda. Bence de eÄŸilip bükülmemeli insan dediÄŸin, “varlığının yüceliÄŸinden” kelli. Lakin Adem’in gururu bir ÅŸey bildiÄŸinden deÄŸil; olur da bir gün bilmesine faydasının dokunacağını düşündüğü aklından ileri gelirdi.
Okumaya devam edin


Mar 21 2009

Rüzgardan Korkmayın

Hayatın insanları silkelediği bazı anlar vardır. Günlerce mutlu mesut yaşarken bazen duyduğunuz bir haber; yakın ya da uzak birilerinin başına gelenler, kafanızda kurduğunuz kusursuz işleyen sisteme çomak sokabilir. Bir anda. Bir saniyede. Anında basit ve düzenli olmaktan çıkar işler. Hayat biraz daha zor görünür.

605544_60397447Elbette ki artık uçan kuştan bile anında haberimiz oluyor. İnsan düşünüyor: Ya o ben olsaydım? Ya sıradaki bensem? Tanımadıklarımıza olan ama bizim sadece duyduklarımızdan daha da beteri; yakınlarınızın başına gelenlerdir.
Okumaya devam edin


Mar 10 2009

Güneşe Bakmak-Ölümle Yüzleşmek

“İyice yaklaÅŸtı bana büyük karanlık.
Artık ne kibri nazırın, ne katibin şakşağı.
Tas tas ışık döküyorum başımdan aşağı,
GüneÅŸe bakabiliyorum gözüm kamaÅŸmadan.”

Nazım Hikmet Ran,  Son Otobüs

297232_2Irvin D. Yalom, her ne kadar hasta-doktor iliÅŸkisini zayıflatacak ÅŸekilde hasta gizliliÄŸine önem vermediÄŸi düşünüldüğünden eleÅŸtirilse de yıllardır biriktirdiÄŸi önemli deneyimleri, meslektaşı olan-olmayan herkes tarafından önemsenmeli. Özellikle son kitabı GüneÅŸe Bakmak-Ölümle YüzleÅŸmek‘te artık terapi hikayelerini anlatmaktan çıkmış, kendi korkularıyla ilgili olarak son derece açık olmuÅŸ, kendini dışarıya karşı korumaktan çok açıkça ölüm korkusunun nasıl üstesinden gelmeye çalıştığını anlatmış.

KiÅŸisel ilgi alanım olduÄŸu için, psikoloji kitaplarını oldukça severek okuyorum. Çok uzun süredir bir çok sanat dalında “gerçeklik” bana “kurgu”dan daha iyi ve geliÅŸtirici geliyor. Özellikle Irvin Yalom’ un kitapları benim için oldukça özel ve neredeyse tamamını bitirmemiÅŸ olmamın nedeni, ‘olur da baÅŸka kitap yazmaz da okuyamam’ korkusudur.

Okumaya devam edin


Mar 5 2009

Bir Kış Daha Bitti

1147735_50336687Bir kere daha bitiyor şubat. Artık akşamüstü gezintilerinde hava aydınlık olmaya başladı. Lapa lapa kar yağışını hayal etmek için önümüzde uzun, güneşli günler olacak. Şubat bana bir türlü bitmedi bu sene. Sanki süre geçmek bilmedi ve zamana asılı kalmış gibi hissettim. Kışın bitişiyle birlikte sanki yeni kararlar vermem ve yine yeniden düşünmem gerekiyor; öyle hissediyorum aslında. Madem havada aydınlığı gördüm, hayatta da yeni aydınlıklar bulma vakti de artık gelmiştir.

1144440_81879737Hem mevsimsel hem ruhsal bir deÄŸiÅŸim dönemi mart. Karanlıktan aydınlığa bir geçit gibi. Havaya baÄŸlı olarak deÄŸiÅŸen ruh halimiz bir süre parçalı bulutlu ve yer yer yağışlı olacak belli ki. Kışın, mevsimin genel melankolik hali yüzünden genellikle üretime ve çalışmaya daha yatkın oluyorum ve martın geliÅŸiyle aklıma “denizin hayali” düşmeye baÅŸlıyor. Daha güneÅŸi bile doÄŸru düzgün görmeden, denizi ve kumu hayal etmek de ayrı bir yetenek olsa gerek. Geçen sene son kar yaÄŸdığında; ben baharın geldiÄŸini hissetmiÅŸtim. Son kardan sonra bir daha hava doÄŸru düzgün soÄŸumadı ve kısa sürede güneÅŸe yeniden kavuÅŸmuÅŸtuk. Bu sene de aynı ÅŸeyi ÅŸu sıralar hissediyorum: Düpedüz bahar geldi!

Okumaya devam edin


Mar 4 2009

Tarafsız Olmak

Tarafsız olmak, bana göre insan olmanın altın kuralı. O kadar değer verdiğim kavramlardan biri ki; kusur işlememek için, lafa nasıl gireceğimi kestiremiyorum.

577013_43317695İnsanın temel iÅŸlevlerinden biri bana kalırsa, baÅŸka bir insanın delirmesini engellemek. Çok güzel ÅŸeylere zemin olan ve sadece nefes alındığı için bile şükredilmesi gereken koskoca hayatta, elbette ki tahammül edilemesi zor olan binlerce durum ve insanla karşılaşıyoruz. İnsanlar genellikle aÅŸamadıkları sorunlarını baÅŸka insanlara aktarıyorlar ve aslında bu tam olarak “doÄŸal bir terapi”den ibaret. En ufak ÅŸeyden bile çekinmeden kendini ifade edebilmek ve dostlarla arada “giz” bırakmamak kadar güzel bir ÅŸey olamaz; ancak bu herkesin sahip olabileceÄŸi bir güzellik deÄŸil. Ne yazık ki çoÄŸu bozuk davranışın nedeni de sadece bu “dinlenmezlik.” KiÅŸiler dinleyecek birilerini bulduktan sonra hala durumları yerli yerine koyamıyorlarsa, bunun sorumlusu da karşı tarafın yaptığı “yanlış dinleme” ve “yanlış yönlendirme”den baÅŸka bir ÅŸey deÄŸil.

1122707_14979776Tanıdıklarımızı, arkadaÅŸlarımızı dinlerken iÅŸe yaramak istiyorsak, düşünce kalıplarını bir tarafa bırakıp, aslında “karşımızdaki ile aynı kiÅŸi olduÄŸumuz gerçeÄŸi”ni kafamıza iyice yerleÅŸtirmeliyiz. Bizi tarafsızlığa götürecek ana konu budur aslında. Karşımızdaki; o, bu, ÅŸu veya bir baÅŸkası olmamamız için hiç bir neden yoktur. Yarın, bugün bir sebeple yargıladığımız kiÅŸi oluverebiliriz. Bu hayıflanacak bir ÅŸey deÄŸil; aksine deneyim bakımından çok ÅŸey katan bir durumdur. Zaten geçmiÅŸte bir günlerde ÅŸu an dinlediÄŸimiz kiÅŸi olmuÅŸ olabiliriz bu yüzden onu yargılayamayız; ya da konuÅŸanı dinlerken bir gün onun vardığı noktaya varacak olabiliriz. Güzellik de burada. Okumaya devam edin