Nis
15
2009
Gerçeğin ve ilimin sınırsızca tek kaynaktan, mekana ve zamana bağlı olmadan aktığı kesin. İlim nasıl olsa tek; ama farklı çağlardan ve farklı milletlerden çoğu zaman da çarpıtılarak süzülüyor. Bunların arkasındaki gerçeği bulmaksa, ne kadar çok şey bildiğinize bağlı olarak hem zorlaşıyor hem de kolaylaşıyor. Zamanla bilgiyi aldığınız kaynaklar ve takip edecekleriniz artıyor ve bilgi yavaş yavaş büyüyor. Böylelikle bilginin tasnifi ve gerçeğe indirgenmesi zorlaşıyor. Belirli bir alışkanlıktan sonra ise safsatalar kolaylıkla eleniyor ve ne aradığınızı daha iyi bilir hale geliyorsunuz.
Bütün bunlar böyleyken vaktinde Prof. Dr. Toshihiko İzutsu’nun kitaplarıyla tanıştım. Her ne kadar arkadaÅŸlar arasında “bir kitap okudum hayatım deÄŸiÅŸti” söylemiyle dalga geçmemiz meÅŸhur olsa da; bu kitaplar gerçekten de doÄŸru okuyanın hayatını deÄŸiÅŸtirir nitelikte. Åžimdi yine bunlardan birini okuyorum: Tao-culuk’daki Anahtar Kavramlar (İbn Arabi ile Lao-Tzu ve Çuang-Tzu’nun Mukayesesi) Bu kitabın içeriÄŸinden uzun uzadıya bahsetmeyeceÄŸim; zaten alınıp okunmayı fazlasıyla hakkeden bir kitap.
Okumaya devam edin
2 yorum | etiketler: Alıntı, İbn Arabi, Çuang-Tzu, Buddha, Enaniyet, Felsefe, Gerçek İnsan, Konfüçyus, Lao Tzu, Lao-Tzu ve Çuang-Tzu'nun Mukayesesi, Tao Te Çing, Taoculuk'daki Anahtar Kavramlar, Tasavvuf, Toshihiko İzutsu | konular 2009, Alıntılar, Edebiyat, Felsefe, Tasavvuf
Mar
15
2009
(FotoÄŸrafların hepsi 2008 Eylül’de bulunduÄŸum Nepal, Tibet ve Butan’dan fotoÄŸraflar olup tarafıma aittir. İzinsiz kullanmayınız.)
Dinlerüstü ve Kuşbakışı
KiÅŸisel merakımdan kültürlerarası etkileÅŸimleri araÅŸtırıyorum. Özellikle doÄŸu ve uzakdoÄŸudaki kültürel ve dini etkileÅŸimler ve eski kültürlerle ilgileniyorum. Bazı inanç ve gelenek sistemlerine “din” demek bana biraz zor geliyor. Bunlardan bazıları din olarak kimilerinde kabul ediliyor; kimilerince edilmiyor.
Doğu ile batının sınırı kalın bir çizgiyle çizilmiş değil. Fazla batıya giden doğuya; fazla doğuya giden de batıya varır. Haddini aşan şeylerin tersine döndüğü rivayet edilir. Madde ve mananın; cisim ile ruhun zıtlığı ve birliğinden şüphe duymasam da; kişisel olarak bunlardan mana ve ruh daha çok ilgimi çekiyor. Çünkü madde ve cisim; mana ve ruhu kapsayamaz. Mana ve ruhun ise madde ve cismi reddetmesine gerek yoktur. Birbirinin karşısına koyulan bu kavramların uzantısı olarak batı ve doğu var. Karşılık olarak kafamda batı, akla ve cisme; doğu ise mana ve ruha oturmuş durumda. Batı tarafını derinlemesine incelemiş bulunmadığımdan; bildiğim kısmı anlatma taraftarıyım. Okumaya devam edin
yorum yok | etiketler: Akıl, Atman, Aydınlanma, Şamanizm, Şems-i Tebrizi, İbn'ül Arabi, İbrani, İlahi Bilinç, İnanç, Üst Bilinç, Çıkış Noktası, Bön Dini, Bütüncül Bakış, Brahman, Buddha, Budist Kültürü, Budizm, Cengiz Han, Cisim, Din Felsefesi, Dinlerüstü, Doğu Mistisizmi, Eflatun, Etkileşim, Etkileşmek, Hindistan, Hindu Kültürü, Hinduizm, Işık Doğudan Yükselir, Konfüçyus, Kuşbakışı, Mana, Moğollar, Moksha, nepal, Nirvana, Orta Asya, Ortak Noktalar, Paganizm, photoblog, Platon, Ruh; Madde, Sufizm, Türk İnançları, Türk Geleneği, Tengricilik, Upanişad, Uygurlar, Uzakdoğu | konular 2009, Edebiyat, Felsefe, Nesir, Tasavvuf