Yıldız
Bazı insanlar var ki kendilerine laf sokmaktan hoşlanırsınız. Bunun için yaratılmış gibidirler. Bazen onlar için iyidir bu; fark etmedikleri şeyleri fark etmelerini sağlar. Bazense sadece alaycı yaradılışınız yüzünden yaparsınız bunu; nedensiz ve acımasızca. Belki sadece eğlenmek için ya da başka türlüsü olamayacağı için.
Bazı insanlar var ki suratlarına güzel şeyler söylemek içinizden gelmez; sonrasında ise haklarında hiç konuşmamak, hatta onları hiç tanımamış olmak istersiniz. En sonunda da gerçekten tanımaz olursunuz.
Uzun zamandır unuttuğum bir şey var ki şöyle de insanlar var: Suratlarına her zaman iyi bir şeyler söylemek ve övgüler yağdırmak isteyeceğiniz; arkalarından ise sadece ne kadar mükemmel insanlar olduklarını anlatabileceğiniz… İşte bu çok nadir oluyor; ama oldu mu çok güzel oluyor. Keşke daha sık olsa…
Bu insanlar, gökyüzüne bakmadığınız bir anda kaydığını fark ettirecek kadar güçlü bir yıldız gibiler… Yazık, o sırada dilek tutmak aklınıza gelmez. Bir çok şans, iyi niyetten, saygı ve çekiniklikten ve bir anlık boşluktan dolayı yitip gider.
Şans ve şanssızlığı hoş şekilde anlatan “La Fille Sur Le Pont”un görüntüleriyle işte size L. Cohen’in son albümü “Ten New Songs”tan bir parça:
Yolun sonunda kurulacak tek bir cümlenin önce şiir, sonra da şarkı olmuş hali:
A Thousand Kisses Deep – Youtube