Aşk-Elif Şafak
Kızgınlıkla hayranlık arasında bir yerde sıkıştım kaldım. Daha önce Elif Şafak’ın herhangi bir romanını okumuşluğum yoktu. Ortaokulda zorla okuttukları eski Türk romancılarının insanı bedbaht eden hikayelerinden olacak; uzun süredir yaklaşmıyorum Türk yazarlara. Kaldı ki zaten roman okumak pek keyif vermiyor bana. Okuduklarım varsa yoksa ilme katkı sağlasın, ilerletsin; kurguya dokunmasın gerçek olsun.
Bir arkadaşım ısrarla “okumalısın” dedi bu kitabı. Konusunun Mevlana ve Şems’in dostluğu olduğunu öğrenince istek duymadım değil; ama diyorum ya roman okuyacağıma genellikle ansiklopedik bilgileri tercih ederim ben. Yanlış bir şey bulaşmasın öğreneceklerime diye. Ya da yüzeysel anlatımlar, doğru bildiklerimle çelişmesin diye. Lakin kitap hediye edilince ve bir kaç sayfasını okuyunca durduramadım okumayı. Su gibi akışıyla kitap anında bitirtti kendini.
İlgiliyim Aşk’ta anlatılan konularla. Tasavvuf konusunda da derinlemesine okumuşluğum var. O yüzden Şems – Mevlana dedin mi; aman derim bildiklerimle çelişmesin. Sonra ne yazılana saygım kalır ne sanatçıya… İşte Elif Şafak’ın son romanı da dediklerimi tersten söyletti bana. Ne yanlışı; haşa! Doğruya hakim olmuş, onu içine tam anlamıyla sindirmiş ve doğallaştırmış bir bayan yazar buldum karşımda. Üçüncü dünya ülkesinde yaşamaktan olacak; özellikle bayan köşe yazarlarını ve yazarları daha büyük bir ilgiyle takip ediyorum. Bu konuda yeterliliklerini gördükçe içimde tuhaf bir mutluluk oluyor. Hayatım boyunca hayal edeceğim ve yazmak istediğim kitabı yazmış çıkarmış karşıma Elif Şafak. İşte bundandır öfkem, mutluluğum ve saygım. Hayalimi sayfalara basmış evime yollamış. Öfke tabii ki latife; sonsuz saygılıyım böylesine iyi işlere.
Kitap, Kerra Hatun’un, Mevlana’nın evlatlığı Kimya Hatun’un, Mevlana’nın iki oğlunun, Şems’in, bir fahişenin, bir dilencinin, bir katilin, bir ermişin ağzından dökülüyor. Her yönden ve her gözden bakıyor. Anlatım son derece doğal. Sadece benim bir beklentim varsa kitapta cevap bulmayan; o da tasavvufa biraz daha “derinlemesine” girilmesi idi. Pratik olarak yaşamın içinden örnekler ve hikayelerle şeriat ile hakikat yolu arasındaki ayrım açıklıkla belirtilmiş . Yine de biraz daha detaya girmek ve konuyla halihazırda ilgili olanlara araştırılacak ya da öğrenilecek bir şeyler sunmak ve okurların içinde varolan mistisizmi uyandırmak ayrı bir lezzet katabilirdi kitaba. Yine de konuyla hiç ilgisi olmayanların dikkatini çekebilir ve onları yönlendirebilir. Ayrıca birden aklıma geldi; kitap yazmanın misyonu olmayabilir de. Derinlemesine ilgilenecek olanlar yollarını elbette ki bulacaktır.
Hep düşündüğüm, gördüğüm, okuduğum, yaşadığım harika şeyden bahsediyor kitap adı üstünde: Aşk! Ayrımını yapmamış aşkın. Ne cinsi aşk ne ilahi aşk ne şu ne bu. Sadece aşk. Zaten anlatım ve kitap son derece soyutlanmış “ikilik”ten yani ayrımdan. Birliğin gözünün içine girmiş. Yazarı bu konuda özellikle tebrik etmek gerekiyor. İnsan bu noktayı görebilirse, bir sonraki noktası ne olur acaba? Hep bunu düşünüyorum. İnsan “bir”den bakarsa, herkesin “tek” olduğunu görür; dünyanın en çirkinini, en şanssızını, dünyanın en güzelinden farklı görmezse bunun sonrasında söyleyecek sözü kalır mı acaba? Güzeli, mükemmeli sevmek kolay. Sever misin çirkini, zaafı olanı, basiti de? Sevebiliyorsan, suskun olursun… Kulak kesilirsin. Dilin kalmaz.Uzak olursun çok konuşanlardan. Tarafsız olursan zeval gelmez sana. Kötü, korkar senden; cahil, zarar veremez sana.
Öyle güzel anlatmış ki AŞK, sevginin kırk kuralını da. Kuralı olur muymuş sevginin? Kuraldan korunmanın kurallarıysa bunlar; evet olur!
Kırk kuralın kırkını da yazmak isterdim buraya. Etrafı efsunlamak gibi olurdu bu. Ben sadece kendime kaydediyorum kitaptaki efsunu. Gerçekle efsunlanmak isteyenler, Elif Şafak’a bu mistik konuyu bu kadar tarafsız ve sade anlatmasından ötürü teşekkür etsinler. Tabii ki konunun erbablarına ve aktarımını yüzyıllardır sağlayanlara da. Ben de Mevlana, Şems ve benzerleri gibi gerçek aşıklarının derinliklerinden ve yoğunluklarından dolayı bir kez daha onlara minnettar olayım.
Benim için yeni bir şeyler söylemedi kitap. Bildiğim, duyduğum dinlediğim şeyleri anlattı yeniden. Ama açıklıkla, sadelikle ve bir nehir gibi anlattı. Başını eğmenin güzelliğini öğretecek bu kitap; insan olmanın gururuyla. Sessizliğe yakın durmayı; boşa konuşmamayı hissettirecek. Eğer gevezeysen ve gürültücüysen; hala görememekteysen ufkun yedi rengini…Gördüğün renklerin güzelliğini göremediysen ve beyazdan geldiklerini… Al takkeni önüne, ilk denk gelen kitapçıya…
Şems’in diliyle: Dünyayı sular seller götürse, bundan ördeğe ne? Aşkı bil, onda yüz.
Mart 26th, 2009 at 13:00
En kısa zamanda alıp okuyacağım kitabı,çok merak uyandırdı yazın bende…
Nisan 3rd, 2009 at 11:10
Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. “Aman sakın kendini” diye tembihler. Halbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği: “Bırak kendini, ko gitsin!”
Akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var.
Nisan 3rd, 2009 at 19:25
sevgili elif şafak;aşk kitabınız için sizi kutluyorum yüreğinize sağlık harika bir kitap olmuş anlatmınız çok güzel ve yalın tv de röportajınızda gece 1de izledim sizi ve yarınsı koşarak kitapçıya gidip aldım bize böyle harika bir eser hediye ettiğiniz için çok teşekkürler saygılarımla ilkay kerse……
Nisan 6th, 2009 at 23:48
bir mum diğer mumu tutuşturmakla
ışığından birşey kaybetmez..
mevlana..
Nisan 23rd, 2009 at 13:45
elif şafak hayatımda büyük değişliklerin mirascısı.tüm kitaplarını okuduğum gibi bu kitabınıda merakla okudum.kendinizden illa ki bir şeyler bulacağınız sizi içine çeken büyüleyici bir kitap.bazı bölümlerini tekrar tekrar okudum ve hepsinde de aynı merak uyandı.mutlaka okuyun..ebru acar
Nisan 27th, 2009 at 18:40
elif hanım romanınızı okuyorum. hayran kaldım gerçekten çok güzel bir roman. aa benim asıl merak ettiğim gerçekten aziz zahara diye birinin olup olmadıgı.gerçekten böyle biri varmı yoksa sizin hayal dünyanızda oluşturdugunuz bir bir karaktermi? ama şunu samimiyetle söylemek istiyorum bu romandaki şems e aşık oldum.öyle bir karakter oluşturmuşsunuzki hayran kalmamak ya da aşık olmamak mümkün değil.
Nisan 27th, 2009 at 19:20
Ayşe Hanım, bu yazı Elif Hanım’ın kendisine ait değil. Bu sadece benim sizler gibi bir okuyucusu olmam sonucu son kitabını okuduktan sonra yazdığı bir yazı. Dolayısıyla Elif Hanım’a “okuyucusu olarak” sormak istediğiniz sorular varsa, kendisinin mail adresini edinerek sorabilirsiniz. Bu sitede yazılan şeylerin Elif Hanım’la doğrudan bir ilgisi yok. Bilgilerinize…
Mayıs 6th, 2009 at 14:21
Elif Şafak’la tanıştığım muhteşem roman ‘AŞK’.. elimden bırakamadım..içime işledi her satır.. ismi gibi aşık eden bir kitap; Mevlana’ya, Şems’e, Tasavvuf’a, gerçek AŞK’a.. Yüreği aşka atan herkes okumalı..
Mayıs 16th, 2009 at 22:19
Kitapçıda kitabı rafta ilk gördüğümde ilk önce kitabın rengi sonra kapağı dikkatimi çekti.öyle bir renkki içimi ısıttı ve elime alıp arkasayfasını okuduğumda okumam gereken bi kitap olduğuna karar verdim.Daha önceleri tv den Elif hanımın konuk olduğu programları izlemiştim.Yanlış hatırlamıyorsam kitaplarını önce ingilizce yazan sonra türkçeye çeviren nadir bir yazar.bu farklı geldi bana.Şu an elimde ve nerdeyse yarısına geldim kitabun her boş anımda bir sayfada olsa okuma fırsatım mutlaka okuyorum.Herkes kendinden bi parça bulurmu bilemem ama insan olmaya dair bir çok şey var bu kitapta.Bitirdikten sonra önceki kitaplarınıda okumak isterim.sevgiler…
Mayıs 16th, 2009 at 22:35
Kitapçıda kitabı rafta ilk gördüğümde ilk önce kitabın rengi sonra kapağı dikkatimi çekti.öyle bir renkki içimi ısıttı ve elime alıp arkasayfasını okuduğumda okumam gereken bi kitap olduğuna karar verdim.Daha önceleri tv den Elif hanımın konuk olduğu programları izlemiştim.Yanlış hatırlamıyorsam kitaplarını önce ingilizce yazan sonra türkçeye çeviren nadir bir yazar.bu farklı geldi bana.Şu an elimde ve nerdeyse yarısına geldim, kitabı her boş anımda bir sayfada olsa okuma fırsatım olsa mutlaka okuyorum.Herkes kendinden bir parça bulur mu bilemem ama insan olmaya dair bir çok şey var bu kitapta.Bitirdikten sonra önceki kitaplarınıda okumak isterim.sevgiler…
Mayıs 17th, 2009 at 01:09
bnm gibi kitabı sewmeyen biri bie sayenizde 3 gün aralksz kitabnzı zewkle okudum.. elinize saglık..
Mayıs 20th, 2009 at 19:59
ELİF ŞAFAK bugüne kadar duymamış olduğum bir yazar dı açıkcası ama benim amansızca birden ve 1 defe görerek almış olduğum bu kitapın hayatımı bukadar değiştireceğini düşünmemiştim.Teşekkürler ELİF ŞAFAK..
bundan sonra affetmek ile ilgili yaradılanı sev yaradandan ötürü ilkesini gerçekten uygulamaya çalışacağım..
Mayıs 26th, 2009 at 14:24
BANA MEVLANA ,ALLAH ,YAŞAM ,ÇOCUKLARIM ,İŞİM VE AHİRET AŞKINI HENÜZ 38. YAŞIMDA TEKRAR YAŞATTIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER.22 SAATTE BİR KİTABI OUYABİLDİĞİME HALA HAYRET EDİYORUM.BUGÜNÜM KESİNLİKLE DÜNÜMÜN AYNISI OLMAYACAK (KURAL 38)
Mayıs 31st, 2009 at 17:37
3 gün önce arkadaşimin ısrarla verdiği kitabı bu sabah bitirdim. önceleri mevlevilik tasavvuf hiç ilgimi çekmezken şimdi kerrayı kimyayı baybarsı veledi aladdini çöl gülünü vs özellikle de şemsi ve rumiyi aklımdan çıkaramaz oldum. gerçekten çok etkileyici…
Mayıs 31st, 2009 at 18:46
Okumayı çok seviyorum ve en değer verdiğim şey kitaplarım.Bu kitap armağan edilmeseydi de sırf adından dolayı alır okurdum.
Mesneviliğe hayranlığım hep vardı bu kitapta konunun bu denli güzel anlatılışı araştırmamıda sağladı .Yazınızı keyifle okudum ve her kelimesine katılıyorum üzerine ekleme yapmaya gerek yok zaten kitap Mükemmel.Kırk kuralı da hayatımızda uygulayabilmemiz dileğiyle.
Haziran 1st, 2009 at 15:06
Bu kitapla dünyaya farklı bir gözden bakabilmeyi anladım derinlemesine.O nasıl güzel bir anlatımdır ki kitabın etkisinden hala sıyrılıp günlük yaşantıma dönemiyorum bir türlü.Aslolan insanın özüymüş, kabuğu yani görüntü hikaye…Sevgiler…
Haziran 15th, 2009 at 12:54
bu kitap elimde ve şuan okuyorum sayfaların nasıl geçtiğini anlayamadan şıp diye çevriliyor.süper bi kitap herkese tavsiye ederim saygılarımla elif şafak’a çok teşekkür ediyorum ki bize böyle güzel kitaplar sunuyor sevgilerimle
Haziran 19th, 2009 at 19:54
şuan bende bu kitabi okuyorum kendimi o insanlar arasında hisediyorum gerçekten güzel kitap elif şafak’a daha önce hiç kitap okumaştim kuzenin okuduğunu gördüm ve okuyaya başladim gerçekten elif şafak’a teşekkür ederim böyle güzel kitap yazdığı için.
Haziran 19th, 2009 at 23:44
harika bir kitaptı hiç elimden bırakmak istemedi.hiç bitmesini bile istemedim.duyguyla heycanla şevkle okudum.kitabı okurken kendimi romanın içinde buldum ve büyük bir aşk doldu içime.içim içime sığmadı ve az önce bu güzelim kitabın son sayfasını okuyup kapatıım
Haziran 23rd, 2009 at 00:04
Benimde şu anda okumakta olduğum ve beni derinden etkileyen bir kitap.Özellikle birden çok şahsın gözünden olaylara bakılması sarhoş fahişe şems rumi barbaros vb. bi çok kişinin bakış açısını başarıyla yansıtması kitaptaki duygu vermek açısından çok güzel olmuş….Bu blogu bi kaç gündür sık sık ziyaret eder oldum bu kitabı araştırırken netten bulduğum bi blog ve gerçekten başarıyla hazırlanmış teşekküler tebrikler…
Haziran 23rd, 2009 at 00:23
Teşekkür ederim efendim…
Haziran 28th, 2009 at 23:23
suanda okumakta olduğum bu kitap beni derinden etkliedi.ve herkesin okuması gerektiği bir kitap…sevgi ve saygılarımla Elif Şafak’a tesekkür ediyorum..
Temmuz 6th, 2009 at 21:39
aşk isimli bahsi geçen kitap aşık olduğum biri tarafından bana doğumgünü hediyesi olarak verildi. açıkcası aldığım bütün kitapların arkasını okuyarak yorum yaparm.çoğunluğun yaptığı gibi… okumaya başladığında farklı bi konu bekliyordm,hani sevgili tarafından hediye edilen bi kitaptı nihayetinde:)ilk 50 sayfada bırakıp bırakmama kararı aklımı deşe dursun dini bir kitap yorumu yaparak hayıflandım erkek arkadaşıma.kitabı bitirmemi söyledi.dewam ettim ve bırakamadm şu an 40 sayfa kaldı bitecek olmasının hüznü çöktü üstüme:(meğer aşkın temelini, kaynağını anlatan bu kitap ne kadar değerli bir hediye imiş:)şimdi çok mutluyum iyiki hayatıma girdi bu kitap. okuyan herkesin heyecanını daha iyi anlıyom.hepimizi ella yaptı bu kitap biraz uyanış biraz aşk arzusu doldu içime…sevgilerle serpil:)
Temmuz 15th, 2009 at 12:27
Sevgili Ezgi,
Bir Elif Şafak, A.Z.Zahara, Mevlana ve Şems getirdi beni bu diyara. Aklına, eline, yüreğine sağlık. Takip etmeye çalışacağım.
Sevgiyle,
CD
Temmuz 21st, 2009 at 23:23
BENIMDE SU ANDA OKUMAKTA OLDUGUM BI KITAP GERCEKTEN COK HARIKA BI KITAP OKUMANIZI TAVSIYE EDERIM
Temmuz 27th, 2009 at 20:28
akılcı kararlar alıp planlar yaparak hayatımızın akışını değiştirebileceğimizi sanıyoruz.oysa balık yüzdüğü okyanusu denetleyebilir mi?bu sadece sahte beklentiler ve hüsranlar yaratır…
Temmuz 28th, 2009 at 13:40
BENDE COK SEVEREK OKUDUM.MUHTEŞEM BİR KİTAP BİTİRİRKEN AĞLADIM.ASLINDA BU DÜNYADA NE KADAR BOŞ ŞEYLERLE UGRAŞIYOR İNSANLARBİR BİLEBİLSELER BU KİTAPTAN ÇIKARACAĞIMIZ O KADAR ÇOK DERS VARKİ *NE KADAR BOŞ YAŞIYORUZ .
Temmuz 29th, 2009 at 02:52
iyi gecler elif hanım daha nicedir hiçbir kitaap gece yarısı yani bu saate kendini okumaya mecbur ettirmedi çok güzel olmuş tebrik ederim
Ağustos 2nd, 2009 at 21:52
kitabı elime bugün sabah aldım ve şuan bitti.Tek kelimeyle muhteşem..
Ağustos 4th, 2009 at 12:11
Elif Şafak yanılmıyorsam kısa bir zaman önce CNN’e geldi. Orada yalnız Türkçe değil aynı zamanda İngilizce yazdığını söyledi.Zaten 2006 yılının en çok okunan kitabı yanılmıyorsam Elif Şafak’ın “Baba ve Piç”romanıydı Bu nedenle ilgimi çekti ve okudum.tek kelimeyle harika…
Ağustos 14th, 2009 at 11:05
kesinlikle okunması gereken bir kitap. Şems’i Rum-i ti daha öncede okumuştum ama bu kadar güzel anlatılanı okumamıştım. İran lı bir şair der ki ”aşka uçma kanatların yanar” Mevlana der ki ”aşka uçmayan kanat neye yarar”
Ağustos 14th, 2009 at 16:47
sevgili elif safak bu kitapla aslinda 800 yil onceki anadoluyu ozetlemissin, ask mesk hikaye,
mevlananin suphesiz bir isik ve etrafina guzellikler sacan birisi,bence sems olmasada kabugundan cikacakti, sems asktan anlasaydi kimyayi anlardi, bence sems bir mogol yada iran casusu ve zamaninin biraz ilerisinde bir takim bilgilere sahip ve o doneme gore alisilmadik sekilde bir egitim alarak insanlari etkilemesini bilen bir insan, benim aklim ALLAHIN kayitsiz sartsiz yasakladigi icki yi,icebiliyor ise daha fazla soze gerek yok, kanimca ama eline saglik
roman tadinda bir roma olmus, zaten sende romanin icine giip yorumsuz anlatmissin ve herkes kahraman kendi acisindan, sems haric,
zaten o bunu ve buna benzer elestirileri zamaninda goze almisti, simdide bana kizmayacagini umuyorum.
Eylül 3rd, 2009 at 10:14
Merhaba!
Kitabı meraklı ve keyifli bir akıcılıkla okuyorum, merakettiğim birşey var, araştırdım ama net bir bilgi elde edemedim. Acaba Aziz z. Zahara gerçekten var olan bir şahsiyetmidir?
Eylül 14th, 2009 at 15:21
bir arkadaşım ısrarla tavsiye etti, yorumlar da o yönde ,adım adım okumaya mı gidiyorum ne …
inşallah okumak nasip olur…
Ekim 2nd, 2009 at 02:38
kelimelerle anlatılmıcak bi güzelliği var bu kitabın… yazanada yazdıranada tesekürler..
Ekim 8th, 2009 at 17:09
çok güzel kıtap herkese okumasını tavsiye ediyorum yazara teşekkürler
Ekim 15th, 2009 at 20:36
Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. “Aman sakın kendini” diye tembihler. Halbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği: “Bırak kendini, ko gitsin!”
Akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var benimde içime işleyen kırk kuraldan bitanesi hayatım da bu kadar hızla kitap okumadım bu kitabı yazılı bahanesiyle bizim elimize tutuşturan edebiyat hocalarıma teşekkür ederim!
Kasım 1st, 2009 at 03:07
sevqili elif şafak inanınki daha önce kitap okumayan bir insandım ve şimdi ise kitabınızı elimden bırakamıyorum aşk adlı kitabınız muhteşem bi kitap olmuş teşekkür ederim..
Kasım 7th, 2009 at 23:36
Kitabı genel anlamda beğendim fakat rumi,şems vs…arasındaki diyalogları eski türkçeyle yada daha etkileyici sözlerle yazabilirdi.Çok basit geldi ama Yinede güzel…
Kasım 11th, 2009 at 03:35
sadece tavsiyedir. önyargısız okunması gereken 3 link vereceğim (sırasıyla).
http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?i=18331&y=DucaneCundioglu
http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?i=18348&y=DucaneCundioglu
http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?i=18365&y=DucaneCundioglu
Kasım 23rd, 2009 at 09:22
“”tesadüf”" en sitene yolum düştü.yazıların harika ama aptalı oynamaktan vazgeç ve artık kitap çıkar.övdüklerinden çok iyi olduğuna eminim..
Kasım 24th, 2009 at 00:44
Teşekkür ederim; moral oldu.
Aralık 2nd, 2009 at 04:43
her harfin başlangıcı noktadır, aynı zamanda nokta, bitişidir cümlenin. Lakin bir cümle bitmeden diğer cümle zahir olmaz. özde hepsi de BİR NOKTA’dır.. Saygılar..
Aralık 6th, 2009 at 21:38
Merhaba elif hanım insan her zaman arayıs içindedir.Şems aradıgını bulmus… bizde bulurmuyuz acaba kitapta şu kısım beni kendime getirdi…Hak yolun da ilerlemek yürek isidir,akıl isi deyil,klavuzun daima yüreyin olsun,omzun üstünde ki kafan deyil.Nefsin bilenlerden ol silenlerden deyil…mükemel bir cümle gerçekten harikasınız benim adresime bu cümleyle ilgili açıklama yaparsanız sevinirim tesekürler
Aralık 10th, 2009 at 23:26
selam ,öncelikle bu kitap bana önerildiginde istemeden okumaya basladim.daha sonrasinda ise icimde olan ama dile dökemedigim cogu seyi ,buldum icinde ve semsle ve yazarin kaleme aldigi kisilerde hayatin kendisini, inanci,ruhu,ask_i,duru sular gibi berrak olmayi ögrendim beni sanki bu kitap büyüledi,tesekürler uzak diyarlardan ama yinede özü görenlere ve seymeye devam edenlere sevgiler icinde insanligin zerresini hossedenlere bu kitabi mutlaka okumalarini tavsiye ediyorum,,,,
Aralık 20th, 2009 at 21:54
benı cok aglattınız elıf hanım kıtap okadar güzelkı kendımı buldum cocuklarımla kocamla olan ilışkilerımi anlatıyor ve büyük alımın dervişin askı ve kendımızle hesaplasmamız sıze cok teşekür ederim bızlere bu kıtabı yazdıgınız ıcın yenı kıtaplarınızı beklıyoruz ask la kalın
Ocak 9th, 2010 at 00:23
AŞKA DAİR : Aşkta ikilik yoktur, dolayısıyla ”ben” ve ”sen” de.. ”Bir başkasına” olan aşk, aşk değildir.. Hasılı kelam yakınlık, aslında ayrılıktır. Yakınlığın kalmadığı yerdir aşk, keza ”yakın” kelimesini oluşturan harflere dahi yer yoktur orada.. Arif olan anlar.. Anlayanlara selam olsun..
Ocak 24th, 2010 at 21:35
kitabi okumaktayim (170 sayfa) etkilenmemek mumkun degil,okumayi sevdiren bir kitap,henuz bitmedi selamlar.
Ocak 26th, 2010 at 14:43
Hayatımda okuduğum en güzel kitaptı diyebilirim.Anlam kargaşası yaşanan şu dünyada,değerin sadece madde ile ifade bulduğu çölleşmiş zihinlere su gibi bir kitap,tamamen gönle hitap ediyor,artık penceremden dışarı farklı bir gözle bakıyorum,sanki pencerem öteye açılan gizemli bir kapı.Elif ŞAFAK hanıma başarılarının devamını diler,böyle güzel eserlerini bekleriz.
Şubat 22nd, 2010 at 12:54
Elif Hanım merhaba,siteniz beni çok etkiledi.sitenizin okura kattığı anlam hava bambaşka.belkide ruhuma beni ben yapan değerlerime karşı bu siteyi çok yakın buldum.sitenize yazı yazmak çok isterim.Eğer dönüş yaparsanız cevap anlamında çok mutlu olurum.Kolaylıklar
Şubat 22nd, 2010 at 13:06
Sümeyra, burası Elif Hanım’ın sitesi değil. Benim ismim Ezgi. Bu sayfadaki tüm yazıları da ben yazdım. Bu yukarıdaki yazı da Elif Hanım’ın kitabını okuduktan sonra benim yazdığım bir yazı. Yani sizler gibi ben de okuyucusuyum. Yanlış anlaşılma olmasın. Elif Hanım’ın bu siteyle doğrudan hiç bir ilgisi yoktur. Yukarıda da belirtmiştim. Bilgilerine…
Nisan 8th, 2010 at 12:13
okudugum en iyi kitaplardan biri sizi tebrik etmek istiyorum böyle bir roman yazmak gerçekten ustalık ve zaman ister siz bunu basardınız sizin hayranınızım
Nisan 25th, 2010 at 18:57
Okudukça ilgimi çeken ve Mevlana’yı, Şems’i, yüzeysel olarak tasavvufu ve sufizmi anlatan güzel bir kitap.İçinde verdiği mesajlardan biri dış görünüşten ziyade öze önem vermeydi.Sonradan kitabın renginin değiştirilmesini nasıl yorumluyorsunuz?
Ayrıca Şems-i Tebrizi ile Mevlana hakkında daha detaylı bilgi için Bab-ı Esrar’ı okumak istiyorum.Bunun için birkaç kitap önerirseniz sevinirim..
Nisan 25th, 2010 at 22:14
Cevap biraz geç olacak kusura bakmayın. Yeni gördüm. Bab-ı Esrar polisiye ama bildiğim kadarıyla. Şems ve Mevlana ile ilgili kitaplarda bundan daha öte bir şey bulmanız çok kolay değil; çünkü Şems’in akıbeti belli değil. Bir yerde hikayenin sonu yazarın hayal gücüne kalıyor. Ama tasavvufla daha başka ilgileniyorsanız İzutsu’nun kitaplarını tavsiye edebilirim. Mevlana üzerine yazılmış sadece onu inceleyen çok kitap var. Annemarie Schimmel’in kitapları tavsiye edilebilir. Lakin bunların ötesinde bir şey arıyorsanız şunu okuyabilirsiniz: http://www.idefix.com/kitap/ibn-i-arabinin-fususundaki-anahtar-kavramlar-toshihiko-izutsu/tanim.asp?sid=BFQI4H149A7A9VOJK3BN
Gri kitap kapağı muhabbeti gerçekten de içeriği ile hiç örtüşen bir şey değil. Keşke olmasaydı böyle bir şey. Kitabın rengine takılanlar, daha orda kalanlar zaten mümkünse okumasın. Yine de her yazılandan herkes başka şey anlar, çıkarır. Herkes kendince yorumlar yani bir şeyi. Başkasına göre o kitabı okuyup kitabın kapağına takılmak normal demek ki. Bilemeyiz. : )
Nisan 26th, 2010 at 11:40
Kitabı okuyup kitabın kapağına takılanlar 3 kere daha okumalılar o zaman.:)Aşk’ı okuduktan sonra cevaplayamadığım bazı sorular aklımı meşgul ediyor.Bunlardan birkaçını yazacağım beraber cevap arayalım.Örneğin sufiler nefslerini öldürmüşler ve ahiret için yaşıyorlar ancak bu durum “yarın ölecekmiş gibi ahiret için, hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalışın.” hadisiyle çelişmiyor mu?Mevlana, Şemş gelmeden önce kamil bir insandı ama Şems’in egoist bir insanmış gibi onu sınaması , şarap içmesi doğru mu?
Bu kitabın yorumlarında Şems karakterinin yanlış bir şekilde tanıtıldığını okumuştum bir yerde.Bu bende şüphe uyandırdı ve araştırmaya sevk etti.
Bab-ı Esrar hakkında da çok farklı yorumlar var.En iyisi alıp okumak.Önerdiğin kitapları araştırıyorum.
Yeni bilgiler ya da yaklaşımlar arıyorum Mevlevilik ve Şems karakteri üzerine.
İyi günler..
Nisan 26th, 2010 at 13:11
Hayatta çeşitlilik söz konusu. Herkes sürekli dünyadan el etek çekip sufi hayatı yaşayamayacağı gibi sürekli olarak manevi şeyleri göz ardı da edemez. Yani kimisi sadece dünya ile ilgilidir, kimisi hem maddi hem manevi tarafla. Kimisi de sufiler gibi el etek çeker. Yani bu da bir talep ve bunlar diğer kesime göre çok daha azlar sayıca. Yani belki genele hitap edilerek söylenmiş bir söz olarak düşünülebilir ilgili hadis; ama daha az sayıda insanın talebi daha yoğunsa onlar da o hayatı seçer ve yaşar. Zaten hem zahmetli hem de toplumun geneli tarafından istenen bir yaşam tarzı değil. Bu sebeple asla da popüler olmamış ve olamaz da.Şu an dönemsel olarak çok fazla konuşuluyor sufizm; ama bugünler de geçecek diye düşünüyorum. Yani bırakın isteyen istediğini talep etsin. Onların sayıları çok az, seçtikleri yol da genele hitap eden bir yol değil. Aynı şekilde daha fazlasını talep etmeyin gibi bir söz de yok. Onların talepleri daha yoğun diyebiliriz.
Bir de Mevlana’ya Şems’e çok takılmamak lazım. Onlardan çok önceden başlayan bir gelenek sufizm.Onlardan önce yine çok büyük isimler de var; ama Mevlana bir giriş kapısı gibi en çok o biliniyor en çok o konuşuluyor. Ama sorarsan kimse “ne olursan ol gel”den ötesini bilmez. O yüzeysellikte biliniyor. O söz de ona ait değil işin garibi.
Tasavvuf kitaplarında birden fazla okursanız görürsünüz. Aynı öyküler başka devirlerde tekrar edilmiştir. Başka başka kişilerin ağzından aynı sözler çıkmıştır. Çünkü sözlü gelenek şeklinde aktarılır o kültür. Bu şarap içirme meselesini yine başka bir yerde daha okumuştum; ama nerde olduğunu hatırlayamıyorum şimdi. Sufi hikayeleri o kadar geniş bir coğrafyada sürekli sözlü olarak tekrar edilmiş ki 20. yy. Yunan yazarlarında bile tekrarlanan sufi hikayelerini okuyabilirsiniz. Yani o şarap öyküsü kesin midir hikaye midir bilmem. Önemli olan anlattığı şeydir. Ego ile alakası yok durumun. Şöyle ki tasavvufta yobazlık olmadığından orda önemli olan kalıplarını kırdırması. Yani sen diyor varmak için belirli kalıplardan mı gideceksin “içki içmeme vb. gibi şeriat yolları” yoksa bunların nedenini anlayıp tüm bağlardan soyutlanarak mı arayacaksın işte bütün mesele bu. İkinci olay da kendine bağlılığını test etmesi. Çünkü onun mürşidi konumunda ve sufizmde mürşide güven sonsuz olmalı. Şeriatın isteğine göre ters bir şey söylüyor ki bakalım kendi sözü için bu kuralı ihlal edecek mi? En önemli iki durum bu o hikayedeki. Kişiler üzerinden okumak çok da faydalı değil. Dediğim kitaptan yola çıkıp onun referans kitaplarına bakarsanız daha doyurucu şeyler bulabilirsiniz.
İyi günler.
Nisan 26th, 2010 at 13:48
Başkadının Şems’e sorduğu bir soru vardı herkes sufi olsa medeniyet nasıl oluşacak anlamında.Zaten herkes sufi olamaz ve olanlar da kendileri istedikleri için olmuyorlar.
Yarın 2 dersim arasında uzun süre vaktim olacak.Kütüphanede bu konuda inceleyeceğim kitapların listesini hazırladım.
Maalesef birçok kişinin Mevlana ile ilgili bildikleri çok az.Bir iki tane sözle sınırlı ve işin felsefi boyutunu düşünmüyorlar.Halbuki ta Abd’den kalkıp Konya’ya gelen yabancılar var.Elif Şafak’ın röportajında okumuştum bunu ve aklıma hemen şu söz geldi:Ölümümden sonra mezarımı yerde aramayınız.Bizim mezarımız, ariflerin gönüllerindedir.
Mayıs 17th, 2010 at 20:06
AZİZ ZAHARAYI MERAK EDİYORUM ELLALA ARASINDA GEÇEN AŞK GERÇEKMİDİR ÇOK ETKİLENDİM GERÇEKTEN DÖRT DÖRTLÜK BİR Kİtap olmuş İKİ KEZ OKUMAMA RAĞMEN HALA DOYAMADIM BANA BİLGİ VWERİRSENİZ SEVİNİRİM. BU KİTAPTA GEÇENLER GERÇEKMİDİR. ŞEMS İLE RUMİ ARASINDA GERÇEKTEN BÖLE DOSTLUK OLMUŞTUR. baki sevgilerr…
Mayıs 17th, 2010 at 20:10
sufi ne demek olduğunu anlayamadım
özelikle o kırk kural aklıma çok takıldı.
iki kez okumaMA rağmen hala bir soru takıldı aklıma ,bu kitapta gerçek aşkmı yer alıyor yoksa ALLAH aşkımı???????
Haziran 7th, 2010 at 14:47
gercekten cok harika bir kitap hayatımı gercekten cok etkıledı benı rüyalarıma bile girdi dilimden hiç düşmedi keske herkes bu kitabı okusana keske
Haziran 21st, 2010 at 13:24
ewet kitabı okudum ve bitti. Ama asıl bitmeyen kitabın beni içine taa derinlere götürmesi. İnanılmaz bir arzuyla Şems-i Tebrizî’yi araştırıyorum. kitap harika, yazar muhteşem… okunmaya değer, zamanımı vermeye değer….
Temmuz 17th, 2010 at 17:40
Herkesin elinde dolaşan kitaplara karşı bir soğuklugum vardır ama hadi bi okuyayım dedim.gercekten her kahraman tam tadında,biz üstad degiliz iyi ya da kötü eleştirelim ama bir okuyucu olarak gercekten saglam bir kitap.
Temmuz 31st, 2010 at 23:34
selam, bende bu kitapla kisa bir süre önce tanistim, bazilari gibi cok cabuk bitiremesemde her satirini sindire sindire okudum. yasadim. bende o kitabin bir kahramani oldum seyirci sifatinda. bende bir ask insani olarak aski baska bir bakisla tanidim. bu beni cok etkiledi. hayatima yeni bir renk ve anlam kazandirdi…facebookta oldugu gibi herkeze tavsiye ediyorum okuyun yasayin… yazari Elif safagi tebrik ediyor ve bize hayata insanlara dair farkli bir bakisla bakmamiza vesile oldugu icin tesekkür ediyorum … tabiii ezgiyede, bu kitabi gerektigi övgüyle satirlara döktügü icin…
Ağustos 12th, 2010 at 14:36
kitabı yeni aldım çok etkileyici
Ağustos 13th, 2010 at 19:46
sayın sevgılı elıf safak cok guzel kıtabdır yenı okudum Benim için yeni bir şeyler söylemesede. benum ıstedıklerımı cok acıklıkla sadelıkle anlatmışsın.kutlarım sevgılerle ramil
Ağustos 27th, 2010 at 23:28
sevgili elif şafak sizin romanınızı ilk defa okudum ve çok beğendim .etkilenmemek mümkün değil konyaya gitmek geliyor içimden mevlanaya gitmek ama inşallah bir gün gideceğim diğer romanlarınızıda en yakın zamanda okumaya çalışacağım sevgilerimle
Eylül 20th, 2010 at 15:15
kitabı okurken gerçek mi yoksa kurgu mu diye ikilemde kalabilirsiniz bu biraz keyfinizi kaçırabilir o yüzden iyi bir araştırma yapıp kitaba başlamak bu bulanıklığı önler. güzel sürükleyici bir kitap, kız arkadaşım tavsiye etmişti yoksa okuyacağım yoktu
Eylül 25th, 2010 at 22:37
ben de kitabı yeni bitirdim sürükleyici bi bikatap değil olacakları tahmin edibiliyorsunuz okurken genel olara k sadece kitap idare eder diyebılırım benı en çok kızdıran elif hanımın neden yüzlerce anlamını bılmedığım kelımeler kullanmış olması…
Ekim 15th, 2010 at 18:07
gerçekten kitapta hakikatten bahsediyor.şu anda hala bitirmedim ama bitirmek için can atıyorum…
hayatımda beni etkileyen ikinci kitap yalnız bnde bella gibi elif şafak la yazışmak istiyorum çünkü;okumak en kolayı yaşamak daöyle fakat yazmak bunları kağıtla kalem arasındaki ince çizgiye aktarmak o çok zooooor. ben diğer yorumlar gibi aşk tan sadece yazar hakkında yazmak istiyorum çünkü asıl hakikat o
Ekim 15th, 2010 at 18:09
cewap bekliyorum
Ekim 15th, 2010 at 20:44
Ayşe Hanım, Elif Şafak’ın hayran sitesi vb. vardır diye düşünüyorum. Ben de sizin gibi bir okuruyum sadece. Kendisine hayran sitesinden vb. ulaşabilirsiniz diye düşünüyorum.
Ocak 2nd, 2011 at 20:47
sizde kitabı nasıl güzel anlatmışsınız bnde kitabı okuyup hayran kalanlardanım.ve siz bu kitabı neden okumalıyım sorusuna çok güzel cevap vermişsiniz.sizede tsk etmek gerekiyr.ve elif şafak iyiki varsın..!