Oca
31
2009

İşte bu noktada, birleşikler basit tözlerin sembolleri haline gelir. Çünkü, bütün evren her yönden bütünüyle birbirine bağlı olan maddelerle dolu olduğundan ve bu doluluktaki her hareket uzakta bulunan cisimlere ve bu cisimlerin uzaklığıyla orantılı bir etkide bulunduğndan her cisim yalnız kendine dokunan cisimleri duyumlamakla kalmaz, kendine doğrudan dokunan cisimlere dokunan cisimleri de duyumlar.Dolayısıyla bundan, bu iletişimin istediği her uzaklıktaki cisme ulaşabildiği sonucu çıkar.
Okumaya devam edin
yorum yok | etiketler: Leibniz, Monadoloji, töz | konular 2008, Edebiyat, Nesir
Oca
31
2009
Yaşayıp yaşayıp bir gün bakmışsınız; bir yerlere çıkmışsınız istemeden. Kalbinizin ortasına yerleştirilmiş olan pusulayı kullanır hale gelmişsiniz. Hatta tüm kederinizin o gizli pusulayı çok geç kullanmaya başladığınızdan kaynaklandığını anlarsınız.Bir de bunu dile getirmeyi bıraktınız mı tamam demektir. Zira pusula, hep doğruyu söyler. Karşı taraf biraz saptı mı gerçekten, ayna gibi parlak olan gözlerinize bakılarak söyleniyorsa yalan, pusula başlar titreşmeye.Yalancının kaçacak yeri yoktur. Ne gülünçtür küçük kurnazın karşısındakini saf sanması.
Hiç yalan söylemeyen bilir yalan söyleyeni.
Hiç korkmayan görür korkağı.
Öyleyse buyrun tekrar gelin,
Tekrar küçük düşürün kendinizi.
Söylenmiş ne kadar yalan varsa; kendinizi tenzih etmeyiniz; bilinmektedir hepsi!
Okumaya devam edin
2 yorum | etiketler: Öteki, Edebiyat, Kurnazlık, Pusula, Yalan | konular 2009, Edebiyat, Nesir, Psikoloji
Oca
31
2009

Tek seferlik gezginim ben,
Ruhumu geri çağırdım;
Manastırların en yüksek pencerelerinden.
Beyaz kuşu uçurup ejderhanın üzerinden;
Geri çağırdım seni
Saat yönünde bir arzuyla,
Her dönen çanın nefesinden.
Kumaşın üzerindeki her kırmızı ve yeşilden..
Okumaya devam edin
yorum yok | etiketler: Budizm, Gautama Buddha, Lotus, nepal, photoblog, Siddhartha, Zenden | konular 2008, Åžiir
Oca
29
2009
Gösterdiği size,
Ayna bana.
Gölgesi size,
Fikri bana.
Bildiğim sürece;
Ne “benim” ayna.
Ne de “ben”im ayna.
Kubbenin tam ortasına
Asılmış dolunay.
Etrafında görülmemiş bir hale.
Tam altında
Başı dönen adem.
Kesilmiş nefesi büyük kelam karşısında.
Ayna döner.
Ay gösterir.
Ayna size.
Ay bana.
11:33/14.12.08
1 yorum | etiketler: ay, ayna | konular 2008, Edebiyat, Åžiir
Oca
29
2009
Anahtar Kavramlar Üzerine
Bölüm 1 \ Bölüm 2 Bölüm 3
İbn’ül Arabi‘nin en önemli eseri Füsus’ul Hikem olarak kabul edilir. Kendisinin diÄŸer bir çok eseri bu kitabın daha iyi anlaşılmasını saÄŸlamak içindir. Prof. Dr. Toshihiko Izutsu ise bu kitabın temel kavramlarına olabilecek en derin açıklamaları İbn’ül Arabi’nin Füsus’unda Anahtar Kavramlar kitabının vasıtasıyla getirmiÅŸtir.İkinci kitabında ise İbn Arabi’nin tasavvuf felsefesini derinden etkilemiÅŸ bu düşünceleri ile bambaÅŸka bir kültürün felsefesini kıyaslamıştır. Bu yazıda ise bu ilk kitabı okuduktan sonra hissettiklerimi aktaracağım. İkinci kitap olan Tao-culuk’daki Anahtar Kavramlar İbn Arabi ile Lao Tzu ve Çuang-Tzu’nun Mukayesesi ile ilgili konuları daha sonraya bırakıyorum.
Okumaya devam edin
2 yorum | etiketler: Ahmet Yüksel Özemre, İbn'ül Arabi, İslam Felsefesi, Füsus'ul Hikem, Tasavvuf, Toshihiko İzutsu | konular Tasavvuf
Oca
29
2009
Anahtar Kavramlar Üzerine Bölüm 2 \ Bölüm 1 Bölüm 3
Şeytanın Avukatı Der ki

Düşünce düzleminde ya da inanç sisteminde yön bulmak, bulduklarımızı dünyada sınamak zorunda kalmasaydık daha kolay olurdu. Her ÅŸey Tanrı’nın kendisiyken ya da ‘O’ kaynaklıyken kimilerinin niye savaÅŸta kaldığının, kimilerinin neden mutlu gün görmediÄŸinin bire bir açıklamasını bulmak oldukça zor.
Okumaya devam edin
yorum yok | etiketler: Ahmet Yüksel Özemre, Anahtar Kavramlar, İbn'ül Arabi, İslam Felsefesi, Tasavvuf, Toshihiko İzutsu | konular Tasavvuf
Oca
29
2009
Anahtar Kavramlar Üzerine Bölüm 3 \ Bölüm 1 Bölüm 2
Önceki yazılara istinaden çok önemli olan “ödül ve ceza” kavramlarının üzerinde durmak istiyorum. Her yere ve yapıya yayılmış Tanrı, ödül veya ceza vererek kendini mi evrimleÅŸtiriyor?
Okumaya devam edin
yorum yok | etiketler: Ahmet Yüksel Özemre, Şems-i Tebrizi, İbn'ül Arabi, İslam Felsefesi, Füsus'ul Hikem, Mevlana, Tasavvuf, Toşihiko İzutsu | konular Felsefe, Tasavvuf
Oca
27
2009
1997 yapımı bir Zeki Demirkubuz filmi Masumiyet. Aslında filmden çok, bir tokat olarak düşünülse de çok tuhaf olmaz.
Masumiyet nasıl ki çoğu insan için çok farklı şeyler ifade ediyorsa, bu film de anlayanın yeteneği doğrultusunda kişileri çok farklı çağrışımlara götürecektir. Fakat temelde kişilere dürüstlük ve kader konularını düşündürecektir.
Okumaya devam edin
yorum yok | etiketler: Derya Alabora, film, Güven Kıraç, Haluk Bilginer, Sinema, Zeki Demirkubuz | konular Sinema